Zafer ERTEM/Altyapı oyuncusu oranında dünya sonuncusu olan Türkiye’de TFF’nin parasını ödediği halde rafa kaldırdığı ‘DoublePass’ projesi sonrasında Süper Lig “Emekliler Ligi”ne döndü. Bölge karmalarının yok edilmesi, milli takımın da damarlarını kesti.
9 Eylül TV’de ‘Spor Servisi’ programında Türk futbolunun altyapı gerçeği izleyenleri adeta sarstı. Moderatörlüğünü Gazeteci Zafer Ertem’in yaptığı Spor Yazarı Erkut Şahin’in de katıldığı programın bu haftaki konuğu PRO Lisans Teknik Direktörü, TFF Akademi Yapılanma eski Sorumlusu, futbol insanı Ümit Turmuş oldu. Deneyimli teknik direktör, TFF’nin iptal ettiği dev projelerden, 2032 Avrupa Şampiyonası tehlikesine, kulüplerin batışından, altyapıdaki "yok oluş"a kadar tarihi süreci yorumladı.
GELECEĞİMİZİ TÜKETİYORUZ
‘’Süper Ligimiz “Emekliler Ligi”ne döndü, altyapıdan çıkan oyuncu oranımız yüzde 3.9 ile dünya sonuncusu olduk, TFF’nin milyonlarca Euro ödeyip rafa kaldırdığı DoublePass projesi de 2032 Avrupa Şampiyonası öncesi Türk futboluna darbe vurdu’’ diyen Ümit Turmuş açıklamaları ile futbolun artık günü kurtaran değil, geleceği tüketen bir yapıya dönüştüğünü söyledi. Turmuş, MÖ 500’de yaşayan filozof Sun Tzu’nun "Kazanmak için hem rakibini tanıyacaksın hem kendini bileceksin" sözüne atıfta bulunarak, ‘’Türk futbolu artık kendini tanımaktan çok uzakta’’ dedi.
SÜPER LİG DEĞİL, EMEKLİLER LİGİ
Ümit Turmuş, istatistiki verileri paylaşırken içinde bulunduğumuz durumu şöyle yorumladı: ‘’İzmir’in futbol kültürüne de bir parantez açmamız lazım. Geçmişte benimde teknik adam olarak çalıştırdığım Altay, Göztepe, Karşıyaka her maçta altyapıdan en az 3-5 oyuncuyla sahaya çıkardı. Rekabetin anahtarı da buydu zaten. Bugün ise "devşirme" ve "paraya dayalı" aidiyet duygusunun yok olduğu bir ortamdayız. Detaylara devam edelim, Türkiye Süper Ligi, 28.1 yaş ortalaması ile dünyada en kötü 13. sırada yer alıyor. Ligimiz yaşlı, yorgun ve geleceksiz. Yine ligimizde yabancı oyuncuların 90 dakika aldığı süre ise ortalama 75 dakika. Bu oranla, (Kıbrıs hariç) dünyada en kötü durumdaki ülkeyiz. Türkiye’de altyapıdan gelen oyuncuların oynama oranı ise sadece yüzde 3.9. Bu oranla da dünyada sonuncuyuz..’’
DOUBLE PASS PROJESİ NEDİR?
Ümit Turmuş, Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) bünyesinde yürütülen ve bir önceki başkan Mehmet Büyükekşi döneminde başlatılan "DoublePass" projesinin akıbetini de şu ifadelerle dile getirdi: ‘’Önce DoublePass Nedir? Onu açıklayayım.Belçika Brüksel Üniversitesi bünyesinde kurulan, FIFA ve UEFA ile çalışan, kulüplerin altyapılarını standartlaştıran, denetleyen ve geliştiren uluslararası bir organizasyon. Almanya’nın futbol devriminde kullandığı "yıldızlama sistemi"nin mimarı. Benim TFF Süper Lig Akademi Yapılanma Sorumlusu olarak görev yaptığım dönemde, bu firma ile 4 yıllık bir anlaşma yapılmıştı. Proje kapsamında, Süper Lig kulüplerinin akademileri denetlendi, standartlar getirildi (3 çim saha zorunluluğu, tesis kalitesi vb.) 15 farklı ülkeden 55 uzman Türkiye’ye geldi. Akademi direktörleri ve antrenörler eğitildi. Devasa bilgi arşivi oluşturuldu. Ama TFF yönetiminin değişmesiyle Türk futbolunun kurtuluşu olabilecek proje bir şekilde rafa kaldırıldı.’’
PARASINI ÖDEDİK, NEDEN İPTAL EDİLDİ?
Turmuş parmakla gösterilecek ‘dev projenin’ tamamlanması halinde Türk futbolunda adeta devrim niteliği taşıyacağını da hatırlattı ve projenin neden iptal edildiğine yönelik görüşlerini de özetledi "Sürpriz bir şekilde TFF yönetimi değişince o iş kaldı. DoublePass şirketi ile 4 yıllık anlaşma yapılmıştı, son 2 yıla girmiştik. TFF bünyesinde sorumlusu da bendim. Ve hemen uyardım, 'Bakın bu bilgileri biz arşivliyoruz, ileride TFF olarak bu eğitimi biz vereceğiz. Parası ödenmiş uluslararası bir anlaşma ve tazminatı da var. Bari hizmeti alalım' dedim. Ama 'Gerek yok' dediler. Şu anda TFF, kalan 2 yılın parasını ödemiş olmasına rağmen hizmet almıyor. Parası ödenen eğitimi çöpe attık. Çok yazık."
ALMANYA BİZİ GERÇEKTEN ÖRNEK ALMIŞ!
Türk futbolunun "altın çağı" olarak nitelendirilen, Dünya Kupası üçüncülüğünün geldiği dönemde başarının sırrının SeppPiontek ve Fatih Terim döneminde kurulan "TFF Bölge Karmaları" olduğunu söyleyen Turmuş’un bu konudaki görüşleri de şöyle: ‘’Geçmişte Türkiye, 14 TFF bölgesi ve bir Avrupa bölgesi (Almanya merkezli) olmak üzere 15 bölgeye ayrılmıştı. Antrenörler sürekli tarama yapıyor, en yeteneklileri seçiyor ve bölge karmaları oluşturuyordu. Bu karmalar maç yapıyor, kulüpler bu havuzdan oyuncu seçiyordu. Biz dünya üçüncüsü olduğumuzda herkes 'Nasıl yaptınız?' diye sordu. Biz bu sistemi anlattık. Almanya bizi örnek aldı. Biz 14 bölgeyle yaparken onlar bölgeleri daraltıp üstüne 1.200 antrenör istihdam etti. Sonra gidip Dünya Şampiyonu oldular. Biz ne yaptık? Sistemi terk ettik, tasarruf adı altında antrenör sayısını azalttık, İzmir gibi devasa bir futbol havuzunda sadece 1-2 antrenör bıraktık. Koskoca Ege 1 antrenörle taranır mı? Kendi ayağımıza kurşun sıktık.’’
2032 AVRUPA ŞAMPİYONASI TEHLİKESİ!
Türkiye, 2032 yılında Avrupa Futbol Şampiyonası’na (EURO 2032) İtalya ile birlikte ev sahipliği yapacak. Peki, Türkiye buna sportif olarak hazır mı? Sorumuza Ümit Turmuş’un yanıtı şöyle oldu:‘’ Öncelikle, ‘ HAYIR’. Siyasetçiler ve bürokratlar bardağın dolu tarafını anlatıyor; yeni statlarımız var, yollarımız var diyorlar. Doğru, statlar yapıldı. Ama bu organizasyon sadece inşaat değil. İnsan kaynağı olarakta, önemli. 2032 projesi kapsamında TFF’ye sunduğum, Türkiye’nin genç sporcu nüfusunu harekete geçirecek proje kabul edilip sonra rafa kalktı. Önümüzde 6 yıl var. Şu an 12-13 yaşında olan çocuklar o gün sahada olacaklar. Ama biz onları eğitmiyoruz, onlara ulaşamıyoruz, Çok stadımız var ama gelecekte içinde oynatacağımız evlatlarımız olmayacak.’’
MAHALLE FUTBOLU BİTİNCE!
Spor Yazarı Erkut Şahin’in "Eskiden mahalle maçları vardı, şimdi yok" değerlendirmesine de Turmuş şu çarpıcı açıklamayı yaptı: ’’Eskiden çocuklarımız daha becerikliydi çünkü sokaktaydılar. Çalımlamayı, duvar pasını, koşmayı orda doğaçlama olarak öğrendiler. Şimdi çocuklar apartmanda, asansörle inip çıkıyor, servisle okula gidiyor. Afrika’da neden yetenek bitmiyor? Çünkü her ilkokulun bahçesinde, toprak da olsa bir saha var ve çocuklar sürekli oynuyor. Biz bu doğal yetenek geliştirme alanlarını kaybettik, yerine de bilimsel bir sistem koyamadık. Bu dönemlerde Gençlik ve Spor Bakanlığı ile Milli Eğitim Bakanlığı’nın bazı tarama projeleri var biliyorum ama yetersiz. Çünkü Beden Eğitimi öğretmenleri de sistemin dışına itildi.’’
İŞTE REÇETE, YASAK YOK KRİTER VAR
Teknik Direktör Ümit Turmuş program sonunda ‘karanlık tünelden’ çıkabiliriz, hala şansımız var diyerek bir yol haritası da çizdi.
Yabancı Sınırı Değil, Yerli Teşviki: Yabancı sayısını yasaklarla sınırlamak yerine, kadroda "Yerli Oyuncu Bulundurma Zorunluluğu" (örneğin 21 kişilik kadroda 8 milli takıma uygun oyuncu) gibi kriterler getirilmeli. Yasaklar oyuncu fiyatlarını suni şekilde artırıyor.
Okullar Futbol Federasyonu: TFF’nin U14 ve altı kategorileri Milli Eğitim’e devredilmeli. Okul sporları canlandırılmalı, beden eğitimi öğretmenleri sistemin ana parçası olmalı.TFF Bölge Sistemi Geri Gelmeli: 14 bölge yerine 25 bölgeye çıkılmalı
İzmir Modeli: Turmuş’un hesaplamasına göre; İzmir’in nüfusu ve potansiyeliyle her yıl 28 tane Süper Lig düzeyinde oyuncu üretmesi gerekiyor. Bu, doğru bir metodoloji ile mümkün.
Göztepe Örneği: Göztepe’nin Mehmet Sepil ve RasmusAnkersen ortaklığıyla kurduğu model, tünelin ucundaki ışık olarak gösteriliyor kurumsal yapının örnek alınması gerekiyor.
BULUYORUZ AMA VAZGEÇİYORUZ
Türk futbolunun sadece sahada oynanan bir oyun olmadığını, arkasında devasa bir ekonomik, sosyolojik ve eğitimsel planlama gerektirdiğini de ifade eden Ümit Turmuş sözlerini şöyle noktaladı: "Bizim sorunumuz şu: İyi yaptığımız şeyleri aniden anlamsız bir şekilde terk ediyoruz. Bir sistem kuruyoruz, tam meyvesini alacakken yönetimler değişiyor, her şeyi yıkıp yeniden başlıyoruz. Tekerleği yeniden icat etmeye çalışıyoruz. Oysa formül belli, dünya bunu yapıyor. Biz ise kendi kendimizi kandırıyoruz."




