SİNAN GENÇ/ Türkiye'de aşkı, ayrılığı, özlemi ve kalp kırıklıklarını şarkılarıyla milyonlara anlatan Sezen Aksu'nun kendi hayatında yaşadığı ilk büyük aşk hikâyelerinin adresi İzmir'di. Henüz sahnelerin yıldızı olmadığı, plaklarının milyonlar satmadığı yıllarda İzmir Kız Lisesi'nde eğitim gören, ardından Ege Üniversitesi'ne devam eden genç Sezen Yıldırım'ın hayatı, 1970'li yılların başında peş peşe yaşadığı iki evlilikle değişti. İlk evliliği yalnızca üç gün süren sanatçı, ikinci evliliğinde ise Türkiye'nin hafızasına kazınacak soyadını aldı. Aksu'nun sanat yaşamına uzanan yolculuğunda İzmir, yalnızca büyüdüğü kent değil, ilk aşklarının, hayal kırıklıklarının ve müzikle kurduğu bağın güçlendiği şehir oldu.

Denizli'de doğdu, İzmir'de büyüdü

13 Temmuz 1954'te Denizli'nin Sarayköy ilçesinde dünyaya gelen Fatma Sezen Yıldırım, henüz üç yaşındayken ailesiyle birlikte İzmir'e taşındı. Annesi Şehriban Hanım fen bilgisi öğretmeni, babası Sami Bey ise matematik öğretmeniydi. Eğitimci bir ailenin çocuğu olarak büyüyen Sezen'in gençlik yılları İzmir'de geçti. İzmir Kız Lisesi'nde öğrenim gören genç kız, okul yıllarında müziğe, tiyatroya ve sanata ilgi duymaya başladı. Henüz profesyonel müzik kariyerine adım atmadan önce okulda ve arkadaş çevresinde şarkılar söylüyor, ileride Türkiye'nin en önemli söz yazarı ve yorumcularından biri olacağının ilk işaretlerini veriyordu.

890674133 1508754537967548 2289717368934803901 N

İlk aşkı İzmir'de karşısına çıktı

Sezen Yıldırım'ın hayatına giren ilk eş, o yıllarda Ege Üniversitesi'nde inşaat mühendisliği eğitimi alan Hasan Yüksektepe oldu. Genç yaşta başlayan ilişkileri kısa sürede evlilik düşüncesine dönüştü. Anlatılanlara göre Hasan Yüksektepe, öğrenimini tamamladıktan sonra evlenmek istiyordu. Ancak çift, üniversitenin bitmesini beklemeden hayatlarını birleştirmeye karar verdi. 1972 yılında henüz 18 yaşında olan Sezen Yıldırım, aile arasında gerçekleştirilen sade bir nikâhla Hasan Yüksektepe ile evlendi. Genç çiftin büyük umutlarla başlayan birlikteliği ise beklenmedik şekilde çok kısa sürdü.

İzmir'de başlayan evlilik yalnızca üç gün sürdü!

Sezen Aksu'nun hayatına ilişkin biyografik anlatımlarda en dikkat çekici ayrıntılardan biri, ilk evliliğinin yalnızca üç gün sürmesi oldu. 1972 yılında nikâh masasına oturan Sezen Yıldırım ile Hasan Yüksektepe, evliliklerinin üçüncü gününde ayrılmaya karar verdi. Genç yaşta evlenen çiftin, birlikte bir hayat sürdüremeyeceklerini fark ettikleri ve anlaşamadıkları aktarılıyor. Böylece büyük bir aşkla başladığı anlatılan evlilik, henüz ilk haftasını tamamlamadan sona erme noktasına geldi. Bu üç günlük süre, nikâhtan ayrılık kararına kadar geçen dönem olarak anlatılıyor; resmî boşanma işlemlerinin de üç günde tamamlandığına ilişkin doğrulanmış bir kayıt bulunmuyor.

İzmir'de lösemili çocuklar için umut yürüyüşü! Kordon turuncuya büründü
İzmir'de lösemili çocuklar için umut yürüyüşü! Kordon turuncuya büründü
İçeriği Görüntüle

İlk eşi daha sonra yakın arkadaşıyla evlendi

Sezen Aksu'nun ilk evliliğine ilişkin yıllardır anlatılan bir başka ayrıntı ise Hasan Yüksektepe'nin daha sonra sanatçının yakın arkadaşı Bahar ile evlenmesi oldu. Çeşitli biyografik yazılarda yer alan bu anlatıma göre Aksu, ilk eşinin yakın arkadaşıyla evlendiğini öğrendiğinde büyük bir hayal kırıklığı yaşadı. Ancak olayın ayrıntıları ve sanatçının o dönemki duygularına ilişkin doğrudan kendisine ait doğrulanmış bir açıklama bulunmuyor. Bu nedenle söz konusu olay, Sezen Aksu'nun yaşam öyküsüne ilişkin aktarılan biyografik anlatımlardan biri olarak değerlendiriliyor. Yıllar sonra aşkın ve ayrılığın en güçlü yorumcularından biri haline gelen sanatçının gençlik yıllarına ilişkin bu hikâye, hayranlarının ilgisini çekmeye devam ediyor.

892750897 1508754561300879 1737767474121906768 N

Hayatına Ege Üniversitesi'nde yeni bir sayfa açtı

İlk evliliğinin ardından eğitimine yönelen Sezen Yıldırım, 1973 yılında Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi'ne girdi. Ailesinin akademik eğitim konusundaki beklentileri nedeniyle üniversiteye devam eden genç sanatçı, bir yandan da müzikle ilgilenmeyi sürdürdü. Üniversite kantininde şarkılar söyleyen, arkadaş çevresinde sesiyle dikkat çeken Sezen, İzmir'de sanatla daha yakın bir ilişki kurmaya başladı. İzmir Radyosu sanatçılarının ders verdiği İzmir Radyosu Sanatçılar Derneği'ne katılması da müzik eğitiminde önemli bir aşama oldu. Rüştü Şardağ'dan Türk sanat müziği dersleri alan Aksu, eğitim hayatıyla müzik tutkusunu bir arada yürütmeye çalıştı.

İkinci eşi de Ege Üniversitesi öğrencisiydi

Sezen Yıldırım'ın ikinci evliliği de İzmir'deki üniversite çevresinde gelişti. Bu kez hayatına giren isim, Ege Üniversitesi'nde jeoloji mühendisliği eğitimi gören Ali Engin Aksu oldu. Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Yavuz Aksu'nun oğlu olduğu aktarılan Ali Engin Aksu ile Sezen Yıldırım'ın ilişkisi kısa sürede evliliğe dönüştü. Çift, Kasım 1974'te evlendi. Ancak bu evlilik de uzun soluklu olmadı. Genç sanatçının müziğe giderek daha fazla yönelmesi ve İstanbul'da kariyer kurma hedefi, yaşamında yeni bir dönemin kapısını açtı.

Türkiye'nin tanıdığı 'Aksu' soyadı bu evlilikten kaldı

İkinci evliliğin Sezen Aksu'nun hayatındaki en kalıcı izlerinden biri soyadı oldu. Fatma Sezen Yıldırım olarak dünyaya gelen sanatçı, Ali Engin Aksu ile yaptığı evliliğin ardından Aksu soyadını kullanmaya başladı. Çiftin evliliği ilerleyen yıllarda sona ermesine rağmen sanatçı bu soyadını korudu. Böylece Türkiye'nin yıllar içinde milyonlarca plağını dinleyeceği, şarkılarıyla kuşaklar yetiştirecek sanatçı, Sezen Aksu adıyla tanındı. İzmir'de başlayan ikinci evliliğin ardından alınan bu soyadı, Türk pop müziğinin en bilinen isimlerinden birine dönüştü.

Sezen Aksu 640X640

İzmir'deki üniversite sıralarından müzik dünyasına

Sezen Aksu'nun yaşamındaki önemli dönemeçlerden biri de 1974 yılında yaşandı. Henüz Ege Üniversitesi'nde öğrenciyken hazırladığı üç şarkıyı bir plak şirketine gönderdi. Müziği profesyonel olarak sürdürmek isteyen genç sanatçı, aynı yılın sonlarına doğru İstanbul'a giderek plak çalışmalarına yöneldi. Üniversite eğitimini tamamlamadan ayrılan Aksu, 1975 yılında Sezen Seley adıyla ilk 45'liği olan Haydi Şansımı yayımladı. İlk plak beklediği ticari başarıyı getirmese de müzik dünyasına attığı bu adım, ilerleyen yıllarda Türkiye'nin en önemli sanatçılarından biri olmasını sağlayacak kariyerin başlangıcı oldu.

İlk müzik sınavını da İzmir yıllarında verdi

Sezen Aksu'nun İzmir'deki gençlik yılları yalnızca evlilikleriyle değil, müzik alanındaki ilk denemeleriyle de dikkat çekiyor. 1970 yılında Hafta Sonu dergisinin düzenlediği Altın Ses yarışmasına katılan genç Sezen, altıncı oldu. Ajda Pekkan'ın jüri başkanlığını yaptığı yarışmada birinciliği Nilüfer kazandı. Aksu, yarışmada birincilik elde edememesine rağmen müzikten vazgeçmedi. İzmir'de aldığı müzik dersleri, amatör sahne deneyimleri ve üniversite yıllarındaki çalışmaları, profesyonel sanat hayatının temelini oluşturdu.

Sezen Aksu-1

İzmir'den çıkan Minik Serçe milyonların sesi oldu

1975 yılında başlayan profesyonel müzik hayatında kısa sürede büyük başarılar elde eden Sezen Aksu, özellikle 1970'li yılların ikinci yarısından itibaren Türk pop müziğinin önemli isimlerinden biri haline geldi. Olmaz Olsun, Kaybolan Yıllar ve Allahaısmarladık gibi ilk dönem çalışmalarıyla geniş kitlelere ulaşan sanatçı, ilerleyen yıllarda yalnızca yorumcu olarak değil, besteci ve söz yazarı kimliğiyle de müzik tarihine geçti. İzmir Kız Lisesi'nden Ege Üniversitesi'ne, üç gün sürdüğü anlatılan ilk evliliğinden Türkiye'nin tanıdığı soyadını aldığı ikinci evliliğine kadar Sezen Aksu'nun hayatındaki pek çok önemli dönüm noktası İzmir'de yaşandı. Bugün milyonlarca insanın aşk, ayrılık ve özlem duygularına tercüman olan Minik Serçe'nin hikâyesinde İzmir, sanatçının hem gençliğinin hem de müzik yolculuğunun başlangıç noktalarından biri olmaya devam ediyor.

Kaynak: HABER MERKEZİ