Tüketiciyi Koruma Derneği tarafından yayımlanan basın bülteninde, suyun yaşamın vazgeçilmez bir parçası olduğu ve herkes için eşit, ücretsiz ve güvenli biçimde erişilebilir olması gereken temel bir hak olduğu vurgulandı.
Açıklamada, suya erişimin giderek zorlaştığına dikkat çekilerek, artan fiyatlar ve mevcut faturalandırma politikalarının milyonlarca insan için suya ulaşımı güçleştirdiği belirtildi. “Su bir insan hakkıdır, ticari bir mal değildir” denilen açıklamada, su hizmetlerinin özelleştirilmesinin kamusal denetimi zayıflattığı, fiyatları artırdığı ve sosyal adaletsizliği derinleştirdiği ifade edildi. Dernek, su kaynaklarının korunmasına ilişkin de uyarılarda bulunarak, madencilik faaliyetleri, kontrolsüz sanayi yatırımları ve doğaya zarar veren HES projelerinin su havzalarını tehdit ettiğini belirtti. Bu politikaların yalnızca çevreyi değil, doğrudan yaşam hakkını da tehlikeye attığı kaydediidli:
Özelleştirilmeye son verilmeli
"Temiz, sağlıklı ve yeterli suya erişim; yaşam hakkının ayrılmaz bir parçasıdır. Ancak artan fiyatlar, faturalandırma politikaları ve eşitsiz erişim koşulları nedeniyle milyonlarca insan için suya erişim her geçen gün daha da zorlaşmaktadır. Su kaynaklarının ve su hizmetlerinin özelleştirilmesi; kamusal denetimi zayıflatmakta, fiyatları artırmakta, sosyal adaletsizliği derinleştirmektedir. Su, piyasanın değil toplumun ortak değeridir. Vahşi madencilik faaliyetleri, kontrolsüz sanayi yatırımları ve doğayı hiçe sayan HES projeleri; su havzalarını kurutmakta, yeraltı ve yerüstü su kaynaklarını kirletmekte, ekosistemi geri dönülmez biçimde tahrip etmektedir. Su kaynaklarını yok eden her politika, doğrudan yaşam hakkına yönelmiş bir tehdittir.
Eğer su kaynaklarımızı koruyamazsak; bugün enerjide yaşanan dışa bağımlılık, yarın suda ve gıdada da kaçınılmaz hale gelecektir. Su ve gıda güvenliği; ulusal güvenliğin ve toplumsal refahın temelidir.
· Suya erişim hakkı anayasal güvence altına alınmalıdır.
· Su hizmetleri kamusal bir anlayışla yürütülmeli, özelleştirme politikalarına son verilmelidir.
· Su kaynaklarını yok eden madencilik ve doğa tahribatı durdurulmalıdır.
· HES ve benzeri projeler, ekolojik denge gözetilerek yeniden değerlendirilmelidir.
· Tüm yurttaşlar için eşit, ücretsiz ve güvenli suya erişim sağlanmalıdır.
Su yaşamdır, su haktır, su gelecektir. Suyumuza sahip çıkmak, yaşamımıza sahip çıkmak için örgütlenelim, örgütlü mücadeleyi büyütelim."




