Küresel gıda tedarik zincirindeki stratejik önemini her geçen yıl daha da artıran Türkiye, özellikle hayvansal gıda ve deniz ürünleri üretiminde dünyanın sayılı merkezlerinden biri olmaya devam ediyor. Dünyanın üç öğün protein ihtiyacını karşılayan bu devasa endüstri, ülkeye kazandırdığı milyarlarca dolarlık dövizle ekonominin temel yapı taşları arasında yer alıyor. Sektörün önümüzdeki dört yıl boyunca izleyeceği stratejileri belirleyecek olan 2026-2030 dönemi yönetim kadrosu, gerçekleştirilen seçimlerle netlik kazandı. İhracatın çatı örgütü olan Türkiye Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller Sektör Kurulu Başkanlığı görevine, bu alandaki tecrübesi ve başarılı çalışmalarıyla bilinen Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Başkan Yardımcısı Sinan Kızıltan bir kez daha seçildi.

Kızıltan'ın yeniden başkanlık koltuğuna oturması, sektör temsilcileri arasında istikrarın ve büyüme odaklı politikaların devam edeceği yönünde güçlü bir mesaj olarak algılandı. Yönetim kademesindeki diğer önemli pozisyonlar da Türkiye'nin ihracat potansiyeli yüksek bölgelerinden gelen deneyimli isimlere emanet edildi. Bu kapsamda, Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller Sektör Kurulu Başkan Yardımcılıkları görevlerine Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Başkan Yardımcısı Bedri Girit ile Akdeniz Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Başkan Yardımcısı Ali Can Yamanyılmaz getirildi. Yeni yönetimin, bölgesel üretim güçlerini birleştirerek ulusal ihracat stratejisine büyük bir sinerji katması bekleniyor.

Dört yılda yakalanan büyük ihracat ivmesi

Sektörün son yıllarda sergilediği performans, küresel ekonomik dalgalanmalara ve tedarik zincirindeki zorluklara rağmen Türkiye'nin üretim gücünü ortaya koyuyor. Özellikle pandemi sonrası değişen tüketim alışkanlıkları ve artan güvenilir gıda talebi, Türk üreticiler için önemli bir fırsat penceresi yarattı. Sinan Kızıltan, göreve yeniden seçilmesinin ardından yaptığı değerlendirmede, sektörün yakın geçmişteki başarı grafiğine dikkat çekti. Kızıltan'ın paylaştığı verilere göre, 2022 yılının başlarında 3,4 milyar dolar seviyesinde olan toplam ihracat, kararlı politikalar ve pazar çeşitlendirme stratejileri sayesinde 2025 yılı sonu itibarıyla 4 milyar 46 milyon dolar gibi rekor bir seviyeye ulaştı.

Yaklaşık dört yıllık süre zarfında sağlanan bu ciddi artış, sadece büyük ölçekli firmaların değil, aynı zamanda Anadolu'nun dört bir yanındaki üreticilerin uluslararası pazarlara entegre olmasının bir sonucu olarak değerlendiriliyor. Katma değerli üretim modeline geçiş, modern paketleme teknolojileri ve uluslararası kalite standartlarına tam uyum, bu başarıyı kalıcı hale getiren temel unsurlar olarak öne çıkıyor.

Yeni rotada ana hedef beş milyar dolar

Mevcut başarıları bir son durak olarak görmeyen yeni yönetim kurulu, gözünü çok daha yüksek seviyelere dikmiş durumda. Başkan Kızıltan, sektörün orta ve uzun vadeli planlamasında rehavete yer olmadığını belirterek, 2030 yılı için çıtayı 5 milyar dolar ihracat hedefi olarak belirlediklerini vurguladı. Bu devasa rakama ulaşmak için masa başında alınan kararların ötesinde, sahada aktif ve agresif bir pazarlama stratejisi yürütülecek.

Belirlenen 5 milyar dolarlık hedefe giden yolda geleneksel pazarların korunmasının yanı sıra, özellikle Uzak Doğu, Afrika ve Amerika kıtasındaki yeni pazarlara açılma fikri büyük önem taşıyor. Sektör temsilcileri, Türk ürünlerinin marka değerini küresel ölçekte artırmak için TURQUALITY projelerini çok daha etkin bir şekilde devreye alacak. Bununla birlikte, dünyanın dört bir yanında düzenlenecek uluslararası fuarlara geniş çaplı katılımlar sağlanacak ve hedef ülkelere yönelik özel sektörel ticaret heyetleri organize edilerek alıcılarla doğrudan temas kurulacak.

8 Mayıs 2026 tam, yarım, çeyrek ve gram altın fiyatları ne kadar oldu?
8 Mayıs 2026 tam, yarım, çeyrek ve gram altın fiyatları ne kadar oldu?
İçeriği Görüntüle

Dış satımı sırtlayan lokomotif güç su ürünleri

Toplam ihracat rakamları incelendiğinde, sektörün taşıyıcı kolonunun deniz ve iç su mahsulleri olduğu açıkça görülüyor. Su ürünleri alt sektörü, yarattığı katma değer ve uluslararası pazarlardaki rekabetçi yapısıyla genel ihracatı domine etmeye devam ediyor. Başkan Kızıltan, su ürünleri endüstrisinin mevcut durumuna özel bir parantez açarak, bu alanın 2025 yılı sonu itibarıyla tek başına 2 milyar 243 milyon dolarlık bir dış satım hacmine ulaştığının altını çizdi.

Sağlıklı beslenme trendlerinin küresel çapta yaygınlaşması, su ürünlerine olan talebi istikrarlı bir şekilde artırıyor. Türkiye'nin üç tarafının denizlerle çevrili olması ve iç sulardaki modern kültür balıkçılığı tesisleri, bu artan talebe hızlı yanıt verebilme kapasitesi sağlıyor. Kızıltan, su ürünleri özelindeki vizyonlarını da detaylandırarak, bu alt sektörün 2030 yılında 3,5 milyar dolar ihracat seviyesine ulaşması için yoğun bir mesai harcayacaklarını ifade etti. Bu büyüme stratejisinin merkezinde ise çevreye duyarlı, sürdürülebilir üretim modelleri ve yüksek teknolojiye dayalı tesis yatırımları yer alacak.

Kaynak: BÜLTEN