Türkiye siyasi tarihine geçecek garabet dolu günlerden biri daha TBMM koridorlarında yaşandı. Yargının siyasete açık bir müdahalesi olarak yorumlanan kurultay iptali kararının hemen ardından, bürokratik çarklar Özgür Özel'e karşı benzeri görülmemiş bir hızla işletildi. CHP Genel Merkezi'nin fiilen boşaltılmasının ardından partisinin milletvekilleriyle birlikte demokrasi mücadelesini Meclis'e taşıyan Özel'in makam odasındaki unvanı, "Cumhuriyet Halk Partisi Grup Başkanı" olarak değiştirildi.

Kapıdaki Yazı Değil, Sandıktaki İrade

Hukuki tartışmaları devam eden ve vicdanlarda henüz aklanmamış bir mahkeme kararının ardından Meclis Başkanlığı'nın tabelayı değiştirmekte gösterdiği bu "üstün gayret", demokratik siyasete vurulan bürokratik bir darbe olarak kayıtlara geçti.

Ancak siyasi meşruiyetin pirinç tabelalardan değil, sandıktan ve halkın iradesinden geldiği gerçeği Meclis koridorlarında kendini hissettiriyor. Özgür Özel'in 110 milletvekilinin açık ve firesiz desteğiyle yeniden Grup Başkanı seçilmesi; liderliğin binalara veya kapı isimliklerine hapsedilemeyeceğinin en net göstergesi oldu.

Krizin Ortasında Soğukkanlı Liderlik

Maruz kaldığı tüm bu siyasi ve hukuki ablukaya rağmen Özgür Özel, devlet adamı ciddiyetinden ve yapıcı muhalefet liderliği vizyonundan taviz vermiyor. Krizin en sıcak anlarında dahi partiyi ayakta tutan Özel, Meclis'teki yoğun mesaisine hız kesmeden devam ediyor. Çalışma programına ilişkin basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Özel, günü kurtaran değil, süreci yöneten bir lider profili çizdi:

  • Diplomasi Trafiği: DEM Parti heyetini makamında ağırlayarak siyasi nezaket ve diyalog kanallarını açık tuttuğunu gösterdi.

  • Ortak Akıl: MYK üyeleri ve grup başkanvekilleriyle bir araya gelerek krizden çıkışın yol haritasını ortak akılla şekillendiriyor.

  • Tabanla Temas: Türkiye'nin dört bir yanından Ankara'ya gelen il başkanları ve belediye başkanlarını kabul ederek örgütü sahipsiz bırakmadığını kanıtladı.

"Karargahımız Binalar Değil, İrademizdir"

Bayram programına ilişkin soruları da samimiyetle yanıtlayan Özel, genel merkez binasına el konulmasının yarattığı mağduriyeti siyasi bir ranta çevirmek yerine, durumu olgunlukla özetledi:

"Bayramda ilk olarak Manisa'ya gideceğim, orada olacağım. Bayram programını henüz netleştirmedik çünkü bayram süresince Genel Merkez'de kalma gibi bir planımız vardı, oradan çıkmayacağımız için de resmi ya da özel herhangi bir programlama yapmamıştık. Onu şimdi konuşacağız."

Kılıçdaroğlu’ndan CHP Genel Merkezi açıklaması: 'Bundan daha kötü ne olabilirdi?'
Kılıçdaroğlu’ndan CHP Genel Merkezi açıklaması: 'Bundan daha kötü ne olabilirdi?'
İçeriği Görüntüle

Özgür Özel'in bu duruşu, siyasetin binalarla veya unvanlarla değil, inançla yapıldığını bir kez daha gözler önüne seriyor. Tabelalar değişebilir, binalar boşaltılabilir; ancak Türkiye'nin birinci partisinin seçilmiş lideri, demokrasi mücadelesini kaldığı yerden, meşruiyetin kalbi olan Gazi Meclis'ten büyük bir kararlılıkla sürdürmeye devam ediyor.

Kaynak: haber merkezi