Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu İzmir İl Başkanı Barış Düdü, Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) açıkladığı Temmuz ayı enflasyon verilerine ilişkin yazılı açıklama yaptı. Açıklamasında TÜİK'in açıkladığı enflasyon rakamlarının hayatın gerçekleriyle örtüşmediğini savunan Düdü, kamu emekçilerinin, emeklilerin ve asgari ücretlilerin alım gücünün her geçen ay daha da düştüğünü ifade etti.

Düdü, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

"TÜİK'in açıkladığı Temmuz ayı enflasyonu yine hayatın gerçekleriyle örtüşmedi. Kamu emekçisi ve emeklinin maaş zam oranlarının belirlendiği Haziran ayında yüzde 0,99 enflasyon oranı açıklayarak bir kez daha milyonların yoksullaşmasında rol oynayan TÜİK, Temmuz ayında yine gerçek dışı bir enflasyon açıklasa da, bir önceki aya göre daha 'rahat' davrandı.

Temmuz ayında enflasyon; TÜİK'e göre yüzde 1,78, İTO'ya göre yüzde 2,06 ve ENAG'a göre de yüzde 3,07 oldu. TÜİK'e göre enflasyon yıllık bazda yüzde 31,75 artış gösterdi. Çarşıdaki pazardaki gerçeklikle uyuşmayan, adeta 'TÜİK Harikalar Diyarı'nda' dedirten bu oranlar bile gösteriyor ki; gerçekliği sorgulanan bu oranlarla bile dünyanın en yüksek beşinci enflasyonuna sahibiz."

Birlesik Kamu Is Izmir De Alanlara Cikiyor Yenigun2

"Zamların yüzde 25'i ilk ayda eridi"

Düdü, yılın ilk yedi ayındaki enflasyonun geçen yılın aynı döneminin üzerinde gerçekleştiğini belirterek maaş artışlarının kısa sürede etkisini kaybettiğini ifade etti.

"Geçen yılın ilk yedi ayından daha yüksek bir enflasyon oranı söz konusu; dolayısıyla gelir ve ücretlerdeki erime bu dönemde çok daha derin oldu. Merkez Bankası'nın yıllık enflasyon hedefi daha şimdiden anlamsızlaştı. O hedefin gerçekleşebilmesi için yılın geri kalanında aylık ortalama yüzde 0,68'lik bir enflasyon oranının aşılmaması gibi tamamen gerçek dışı bir şart var.

Kamu çalışanları ve emeklilerine enflasyon farkından ayrı olarak Temmuz ayında yüzde 7 oranında zam yapıldı. Yılın kalan altı aylık dönemindeki enflasyonu karşılasın diye yapılan bu zammın yüzde 25'i daha ilk ayda yani Temmuz'da eridi."

"En düşük memur maaşının 1.250 lirası bir ayda buharlaştı"

En düşük memur maaşından öğretmen ve sağlık çalışanlarının ücretlerine kadar birçok kalemde yaşanan kayba dikkat çeken Düdü, asgari ücrette de ciddi bir alım gücü kaybı yaşandığını belirtti.

"Temmuzda yapılan 8 bin 300 lira zamla birlikte eş ve çocuk yardımları da dahil 70 bin 218 liraya çıkan en düşük memur aylığının 1.250 lirası bir ayda buharlaştı. Bu enflasyon oranına göre artış sonrası ilk ayda en düşük öğretmen maaşı 1.273 TL, doktor öğretim üyesi maaşı 1.887 TL, tekniker maaşı 1.345 TL, hizmetli maaşı 1.164 TL, şef maaşı ise 1.296 TL eridi.

İzmir’de motorin 82 lirayı aştı: Zam dalgası tarladan sofraya uzanacak
İzmir’de motorin 82 lirayı aştı: Zam dalgası tarladan sofraya uzanacak
İçeriği Görüntüle

Asgari ücretliler için de tablo karanlık. Ocak 2026'dan itibaren 28 bin 75 lira olan ve tüm taleplere rağmen yılın ikinci yarısı için artırılmayan asgari ücretin 5 bin 576 lirası ilk yedi ayda eriyip gitti."

"Türkiye gıda enflasyonunda dünyada üçüncü sırada"

Düdü, gıda fiyatlarındaki artışın enflasyonun en ağır hissedildiği alanlardan biri olduğunu savunarak şu değerlendirmeyi yaptı:

"Kamu-İş olarak altını çizmek isteriz ki; enflasyondaki en ağır tablo gıda konusunda yaşanmaktadır. Öyle ki bu vahim tabloyu TÜİK'in rakamları bile artık gizleyemiyor. TÜİK'e göre gıda fiyatları Temmuz'da aylık yüzde 1,61, yedi ayda yüzde 21,83, son bir yılda ise yüzde 37,53 arttı. Peki bu ne demek? Son açıkladıkları enflasyon oranlarına göre Türkiye, yıllık yüzde 37,53'lük gıda enflasyonuyla Venezuela ve İran'dan sonra gıda fiyatları en fazla artan dünyanın üçüncü ülkesi durumundadır.

Temmuz'un gıdada zam şampiyonu yüzde 25'i aşkın artışla soğan ve sarımsak oldu. Yani ekonomik kriz ilk baş gösterdiğinde bu konuyu konuşmamak için yandaş televizyonlarda yapılan 'Menemen soğanlı mı olur, soğansız mı?' tartışmalarına TÜİK resmen noktayı koymuş oldu. Çünkü görünen o ki menemen bundan sonra soğansız olacak."

"Barınma ve sağlık giderleri de maaşları eritiyor"

Barınma ve sağlık harcamalarındaki artışa da değinen Düdü, açıklamasını şöyle sürdürdü:

"Diğer bir temel ihtiyaç olan barınmada da durum felaket. Maaşlarımızın yüzde 17 arttığı bu dönemde kira artışları yüzde 45'i buluyor. Maaşlarımız barınmayla, meyve sebzeyi taneyle almayla, faturalarla eriyor. Öte yandan Temmuz ayı enflasyon verileri sağlık hizmetlerindeki sert fiyat artışını da gözler önüne serdi. 1 Temmuz'da Sosyal Güvenlik Kurumu'nun muayene katılım paylarını artırması ve Türk Tabipleri Birliği'nin hekimlik ücret tarifesini güncellemesi sağlık harcamalarındaki yükselişi hızlandırdı. Sağlık hizmetlerinde fiyatlar bir önceki aya göre yüzde 10,74, geçen yılın aynı ayına göre ise yüzde 43,89 yükseldi.

Bu durum, hükümetin yanlış politikalarıyla derinleşen ekonomik krizin, sosyal devlet ilkesinden ve kamusal hizmetlerden her geçen gün nasıl ödün verildiğinin en taze ispatı oldu. Her zaman gelir ve vergi adaletinden, emekçinin insanca yaşama hakkından yana olan Kamu-İş olarak; ekonominin gizlenmeye çalışan gerçeklerini ifşa etmeye devam edeceğiz Krizi çıkartan hükümet, sefayı süren sermaye; bu faturayı biz ödemeyeceğiz."

Kaynak: BÜLTEN