İşte Benim Stilim yarışmasıyla tanınan 27 yaşındaki sosyal medya fenomeni ve moda tasarımcısı Ayşegül Eraslan’ın ölümüne ilişkin cinayet iddiasında bulunan gazeteci Bilal Özcan, ‘yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’ ve ‘halkı kin ve düşmanlığa tahrik’ suçlamasıyla gözaltına alınmıştı. Bilal Özcan'ın sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, tutuklandığı bildirildi.

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Yönetim Kurulu, gazeteci Bilal Özcan’ın tutuklanmasıyla ilgili bir basın açıklaması yaptı. Açıklamada şu görüşlere yer verildi: “Türkiye Gazeteciler Cemiyeti üyesi, magazin habercisi Bilal Özcan’ın, Ayşegül Eraslan’ın ölümüne ilişkin yaptığı değerlendirmeler nedeniyle Türk Ceza Kanunu’nun 'Halkı Yanıltıcı Bilgiyi Alenen Yayma Suçunu' düzenleyen 217/A maddesi kapsamında tutuklanması, basın ve ifade özgürlüğü açısından son derece kaygı verici bir gelişmedir. Bugün yaşananlar, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin söz konusu düzenleme hazırlanırken yaptığı uyarıların ne kadar haklı ve yerinde olduğunu bir kez daha ortaya koymuştur. Cemiyetimiz 2022 yılının Mayıs ayında yaptığı açıklamada, ‘Bu düzenleme bir cezalandırma aracına dönüşmemelidir; kötüye kullanılabileceği yönündeki endişeler göz ardı edilmemelidir’ değerlendirmesinde bulunmuştu. Gelinen noktada bu kaygıların doğrulanması ve meslektaşlarımızın özgürlüklerinin bu tartışmanın konusu haline gelmesi, demokratik hukuk devleti ilkeleri açısından ciddi bir endişe kaynağıdır.

Yasanın kabulü sürecinde kamuoyuna yapılan açıklamaların hatırlatılmasında yarar görüyoruz. Sayın Mahir Ünal, 15 Ekim 2022 tarihinde yaptığı değerlendirmede, ‘Beş kriterin tamamının bulunması halinde suç oluşur; üç kriterin varlığı tek başına suç teşkil etmez’ ifadelerini kullanmıştır.
Bu çerçevede kamuoyunun vicdanına şu soruları yöneltmek istiyoruz:
1. Bilal Özcan’ın kamuoyunda kaos ve panik yaratma amacı taşıdığı söylenebilir mi? Hayır.
2. Ülkenin güvenliği veya genel sağlığına karşı kasten gerçeğe aykırı bilgi yaydığı ileri sürülebilir mi? Hayır.
3. Kamu barışının somut biçimde bozulduğuna ilişkin bir durum söz konusu mudur? Hayır.
Bu koşullar altında, suçun maddi unsurlarının oluştuğuna dair somut bir değerlendirme yapılmadan verilen tutuklama kararları, hukuk devleti ilkeleri bakımından ciddi tartışmalar doğurmaktadır. Sulh Ceza Hakimliklerinin bu tür kararları rutin bir uygulama haline getirmesi kabul edilemez bir durumdur.

Türkiye Gazetecileri Hak ve Sorumluluk Bildirgesi’nde de vurgulandığı üzere: ‘Gazeteci, halkı ilgilendiren tüm olayları izleme, araştırma ve kamuoyuna duyurma hakkına sahiptir’. Demokratik toplum düzeninin temel dayanaklarından biri basın ve düşünceyi ifade özgürlüğüdür. Yalnızca hoş karşılanan değil, rahatsız edici olabilecek haber ve görüşlerin de ifade özgürlüğü kapsamında korunması gerekir. Aksi halde demokratik toplum düzeni ciddi zarar görür. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti olarak; demokrasiye ve hukukun üstünlüğü ilkesine zarar veren bu tür uygulamaların son bulmasını, Türk Ceza Kanunu’nun 217/A maddesinin yeniden değerlendirilmesini, iptal edilmesini, Bilal Özcan başta olmak üzere tutuklu bulunan tüm gazetecilerin serbest bırakılmasını talep ediyoruz.”




