Türkiye'de basın özgürlüğü ve yargı bağımsızlığı tartışmalarının odağında yer alan gazeteci Tolga Şardan'ın yargılandığı davanın beşinci duruşması bugün İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Geçtiğimiz yıl kaleme aldığı ve yargıdaki çürümüşlük iddialarına mercek tuttuğu yazısı yüzünden beş yıla kadar hapsi istenen ve bir süre cezaevinde tutulan deneyimli gazeteci, bugün bir kez daha hakim karşısındaydı.

"Çok da Fazla Konuşacak Bir Şey Kalmadı, Yaşananlar Ortada"

Karar duruşmasında hazır bulunan gazeteci Tolga Şardan, mahkeme heyetine yönelik kısa ama çarpıcı bir savunma yaptı. Mesleki sorumluluğu gereği gündeme getirdiği konuların ardından yaşanan süreçlerin herkesin malumu olduğunu belirten Şardan, "Çok da fazla konuşacak bir şey kalmadı. Mesleki olarak gündeme getirdiğim konuyla ilgili o tarihten bu güne yaşanan ortada. Yargı sistemiyle ilgili gelişmeleri tüm ülkecek yazıyoruz. Bu yazdığım da istihbaratın sayın cumhurbaşkanına verdiği bir raporla ilgilidir. Söyleyecek bir şey yok, beraatimi talep ediyorum" ifadelerini kullandı.

1 Mayıs 2026 Aydın elektrik kesintisi!
1 Mayıs 2026 Aydın elektrik kesintisi!
İçeriği Görüntüle

Avukatlardan 'Basın Özgürlüğü' ve 'Yargıya Güven' Çıkışı

Duruşmada Şardan’ın savunmasını üstlenen avukatları Gökhan Tekşen ve Özlem Tekşen de tarihi birer savunmaya imza attı. Davanın seyrine ve değişen hakimlere dikkat çeken Avukat Gökhan Tekşen, "Beşinci duruşmadayız ve siz bu davadaki üçüncü hakimsiniz. MİT, kanun gereğince bilgi veremez. 217/A maddesinin basın özgürlüğü üzerindeki yıkıcı etkisi, Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) basın özgürlüğü endeksine de yansımış durumdadır" diyerek dosyadaki hukuki çelişkilere vurgu yaptı.

Avukat Özlem Tekşen ise kamuoyunda Dezenformasyon Yasası olarak bilinen TCK 217/A maddesinin uygulanışındaki çarpıklıklara dikkat çekti. Yasanın gazetecilere karşı bir silah olarak kullanılmayacağı yönündeki siyasi vaatleri hatırlatan Tekşen, "Bu suçun oluşması için fiilin kamu barışını bozmaya yönelik infial oluşturması gerekir. İstinaf mahkemeleri, bilginin gerçeğe aykırı olup olmadığının araştırılmasının gazeteciden beklenmemesi gerektiğini belirtiyor. Burada kanun koyucu bu yasanın gazetecilere karşı kullanılmayacağını belirtmişti ama pratiğin böyle olmadığını açıkça görüyoruz. Basın özgürlüğünde geriye düştüğümüz kadar, yargıya güvende de bir o kadar geriye düştüğümüzü belirtmemiz gerekiyor" şeklinde konuştu.

Yapılan savunmaların ardından kararını açıklamak üzere duruşmaya 5 dakika ara veren hakim; Tolga Şardan'ın TCK 217/A kapsamındaki "Dezenformasyon" suçlamasından beraatine karar verirken, TCK 301. madde kapsamında değerlendirilen "devletin yargı organlarını alenen aşağılama" suçundan 5 ay hapis cezası verdi. Mahkeme, hükmün açıklanmasını ise geri bıraktı.

Ne Olmuştu? MİT Raporu ve 5 Günlük Silivri Süreci

Tolga Şardan, 31 Ekim 2023 tarihinde T24'te yayımlanan yazısında; İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcısı İsmail Uçar'ın HSK'ya sunduğu dilekçenin ardından patlak veren iddialar üzerine, MİT Başkanlığı'nın Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın talimatıyla yargı mensupları hakkında detaylı bir araştırma raporu hazırladığını kaleme almıştı.

Bu yazının ardından İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı re'sen soruşturma başlatmış, Şardan evine yapılan baskınla gözaltına alınmıştı. Savcılık ifadesinde, "Kulislerden elde ettiğim bilgileri kaleme alırken TCK 217/A maddesine aykırı herhangi bir girişimim olmamıştır" diyerek hakkındaki iddiaları reddeden Şardan, buna rağmen 1 Kasım 2023'te çıkarıldığı İstanbul 1. Sulh Ceza Hakimliği tarafından "kaçma şüphesi" ve "delilleri karartma" gibi gerekçeler öne sürülerek tutuklanmıştı.

Kaynak: haber merkezi