Türkiye’nin en verimli tarım havzalarından biri olan Küçük Menderes’in kalbinde yer alan İzmir’in Torbalı ilçesi, son yıllarda artan madencilik faaliyetleri ve taş ocağı başvurularıyla sık sık gündeme geliyor. Verimli toprakları, zeytinlikleri ve hızla gelişen sanayisiyle dikkat çeken ilçe, bu kez doğayı koruyan bir kararla rahat bir nefes aldı. İlçeye bağlı Yeniköy Mahallesi sınırları içerisinde faaliyet göstermeyi hedefleyen Kimtaş Kireç Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından projelendirilen yeni maden sahası girişimi, yetkili mercilerin değerlendirmesi sonucunda durduruldu. Bölgedeki ekolojik dengeyi ve yaşam kalitesini tehdit ettiği gerekçesiyle endişe yaratan kireçtaşı ocağı projesi, bürokratik süzgeçten geçemeyerek iptal edildi.
Milyonlarca liralık yatırım planı rafa kalktı
Torbalı’nın kırsal bölgelerinden biri olan Yeniköy’de hayata geçirilmesi planlanan proje, kapsamı itibarıyla bölgede önemli bir çevresel yük oluşturma potansiyeli taşıyordu. Şirket tarafından hazırlanan dosya kapsamında, RN:87472 ve ER:3374862 ruhsat numaralı sahalarda II (C) Grubu maden statüsünde olan kireçtaşı çıkarılması hedefleniyordu. Projenin hayata geçmesi durumunda, bölgede iş makinelerinin çalışması, patlatmalı kazı yöntemlerinin kullanılması ve yoğun kamyon trafiğinin oluşması öngörülüyordu. Ancak hazırlanan Proje Tanıtım Dosyası (PTD) üzerinden yürütülen incelemeler ve ilgili kurumların görüşleri doğrultusunda, yatırımın mevcut şartlarda sürdürülebilir olmadığına kanaat getirildi. Şirketin bölgedeki rezervi ekonomiye kazandırma hedefi, doğanın ve yerel yaşamın korunması önceliğine takıldı.
Bürokratik engeller doğa katliamına geçit vermedi
Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) süreci, bu tür projelerin kaderini belirleyen en önemli aşama olarak biliniyor. Kimtaş Kireç’in başvurusu üzerine başlatılan yasal süreçte, projenin çevresel etkileri, yerleşim yerlerine mesafesi, tarım arazilerine olan etkisi ve su kaynaklarına verebileceği zararlar mercek altına alındı. Süreç devam ederken, sistem üzerinden yayımlanan İptal Raporu ile projenin sonlandırıldığı duyuruldu. İptal kararının gerekçeleri arasında genellikle, projenin uygulanacağı alanın orman vasfı, tarım arazisi niteliği veya koruma alanlarına yakınlığı gibi "uygunsuzluk" içeren kurum görüşleri etkili oluyor. Bakanlık yetkilileri ve ilgili müdürlüklerin titiz incelemesi sonucu verilen bu karar, "ÇED Olumlu" veya "ÇED Gerekli Değildir" kararlarının aksine, sürecin tamamen durdurulması anlamına geliyor.
Yeniköy halkı ve üretici rahat bir nefes aldı
Torbalı’nın Yeniköy bölgesi, özellikle zeytincilik ve meyve yetiştiriciliği ile bilinen, İzmir’in akciğerleri sayılabilecek noktalardan biri. Bölgede açılması planlanan her yeni taş veya maden ocağı, yaydığı toz nedeniyle tarım arazileri ve zeytinlikler üzerinde geri dönülemez tahribatlar yaratma riski taşıyor. Tozun yaprakların gözeneklerini kapatarak fotosentezi engellemesi, ürün verimini ve kalitesini doğrudan düşürüyor. Ayrıca patlatmalı ocakların yarattığı sarsıntı ve gürültü, yerleşim yerlerindeki vatandaşların huzurunu kaçırırken, yeraltı su kaynaklarının yatağının değişmesine de neden olabiliyor. Bu nedenle iptal kararı, sadece bir bürokratik işlemden ibaret olmayıp, bölge halkının sağlığı ve geçim kaynaklarının korunması adına hayati bir zafer olarak nitelendiriliyor. Kararı duyan yerel üreticiler, topraklarının maden tozuna değil, bereketli ürünlere ev sahipliği yapmaya devam edecek olmasından dolayı memnuniyetlerini dile getirdi.
Gözler bölgedeki diğer maden ruhsatlarına çevrildi
Kimtaş Kireç Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin projesinin iptal edilmesi, Torbalı genelinde benzer faaliyetler yürütmek isteyen diğer firmalar için de emsal niteliği taşıyabilir. İzmir’in sanayi ile tarım arasında sıkışıp kalan bu değerli ilçesinde, sürdürülebilir çevre politikalarının uygulanması büyük önem arz ediyor. Yerel yönetimler ve çevre örgütleri, bölgedeki maden ruhsatlarının verilirken kümülatif etkinin, yani toplam çevre yükünün hesaplanması gerektiğini savunuyor. Yeniköy’deki bu iptal kararı, ekonomik kalkınmanın sadece yeraltı kaynaklarını çıkarmakla değil, yerüstü zenginliklerini korumakla da mümkün olabileceğinin bir göstergesi oldu. Önümüzdeki süreçte, bölgedeki diğer maden sahaları için verilecek kararlar da kamuoyu tarafından yakından takip edilecek.





