Güney Amerika, yeni yılın ilk günlerinde son yılların en sert krizlerinden biriyle karşı karşıya kaldı. Venezuela’nın başkenti Caracas’ta gece saatlerinden itibaren çok sayıda şiddetli patlama meydana geldi. Kentin farklı noktalarından yükselen dumanlar ve alevler, sosyal medyada paylaşılan görüntülerle kısa sürede dünya kamuoyunun gündemine oturdu.

Fransa merkezli AFP’nin aktardığı bilgilere göre, Caracas’ta en az 7 ayrı patlama duyuldu. Görgü tanıkları, alçaktan uçan savaş uçaklarının ve helikopterlerin seslerini işittiklerini belirtirken, bazı bölgelerde elektrik kesintileri yaşandığı bildirildi. Şehrin güney kesimlerinde sivil halkın evlerini terk etmeye başladığı, ana arterlerde yoğun trafik oluştuğu ifade edildi.

Patlamaların; askeri karargâhların yakınları, istihbarat servislerinin kullandığı tesisler ve liman çevrelerinde yoğunlaştığı yönündeki iddialar, saldırının yalnızca sembolik değil, askeri kapasiteyi hedef alan bir operasyon olabileceği yorumlarına yol açtı.

Trump’tan dünyayı sarsan açıklama

Yaşanan gelişmelerin ardından Donald Trump, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamayla tansiyonu zirveye taşıdı. Trump, ABD’nin Venezuela’ya karşı “geniş çaplı ve başarılı bir operasyon” düzenlediğini ileri sürerek şu ifadeleri kullandı:

“ABD, Venezuela ve lideri Devlet Başkanı Nicolas Maduro’ya karşı büyük bir saldırı gerçekleştirdi. Bu operasyon kapsamında Maduro ve eşi yakalanarak ülke dışına çıkarıldı. Operasyon ABD kolluk kuvvetleriyle koordinasyon içinde başarıyla tamamlandı.”

Trump, operasyonun ayrıntılarının Türkiye saatiyle akşam saatlerinde düzenlenecek bir basın toplantısıyla paylaşılacağını da duyurdu. Bu açıklama, yalnızca Latin Amerika’da değil, küresel siyasette de deprem etkisi yarattı.

Bir anlık sığınak, acı son: Otomobilde çıkan yangın can aldı
Bir anlık sığınak, acı son: Otomobilde çıkan yangın can aldı
İçeriği Görüntüle

ABD basınında yer alan ilk değerlendirmelerde, Beyaz Saray’ın resmi kanallarının henüz kapsamlı bir açıklama yapmamasının dikkat çekici olduğu vurgulandı. Ancak CBS News’e konuşan ve isimlerinin gizli kalmasını isteyen ABD’li yetkililer, saldırı emrinin bizzat Trump tarafından günler öncesinden verildiğini iddia etti.

Maduro’nun durumu belirsiz, olağanüstü hal ilan edildi

Venezuela yönetimi ise saldırıların hemen ardından yaptığı yazılı açıklamada, yaşananların arkasında ABD’nin bulunduğunu düşündüklerini duyurdu. Açıklamada, saldırıların ülkenin petrol ve değerli maden kaynaklarını hedef aldığı savunuldu.

Venezuela Devlet Başkanı Nicolás Maduro’nun imzasıyla ülke genelinde olağanüstü hal ilan edildiği bildirildi. Savunma güçlerinin tüm yurtta konuşlandırılacağı, stratejik tesislerin koruma altına alındığı açıklandı.

Ancak Maduro’nun fiilen nerede olduğu konusu netlik kazanmış değil. ABD basınından New York Times, Maduro’nun konumunun bilinmediğini, yalnızca yakın çevresinin “güvende olduğu” yönünde bilgi verdiğini yazdı. Buna karşın Trump’ın “yakalandı” açıklaması, uluslararası kamuoyunda bilgi kirliliği ve belirsizliği daha da artırdı.

Yerel basında, Venezuela Savunma Bakanı Vladimir Padrino López’in evinin de hedef alındığı ve kendisine ulaşılamadığı yönünde iddialar dolaşıma girdi. Üst düzey hükümet yetkililerinin kamuoyu karşısına çıkmaması, krizin boyutuna dair soru işaretlerini çoğalttı.

Uluslararası alarm: BM ve bölge ülkeleri devrede

Saldırı iddialarının ardından ilk sert tepkiler bölge ülkelerinden geldi. Kolombiya Cumhurbaşkanı Gustavo Petro, yaptığı açıklamada “Caracas bombalanıyor. Venezuela’ya füze saldırısı düzenleniyor. Amerikan Devletleri Örgütü ve Birleşmiş Milletler derhal toplanmalı” çağrısında bulundu.

ABD Federal Havacılık İdaresi (FAA) ise güvenlik gerekçesiyle ABD uçaklarının Venezuela hava sahasına girişini geçici olarak yasakladı. Bu kararın en az 23 saat boyunca yürürlükte kalacağı bildirildi.

Öte yandan Birleşmiş Milletler ve Amerikan Devletleri Örgütü’nden henüz resmi bir yaptırım kararı çıkmazken, diplomatik kulislerde acil toplantı ihtimalinin masada olduğu konuşuluyor.

Gerilimin arka planı ve Trump’ın eski açıklamaları

Yaşanan kriz, Trump’ın son haftalarda Venezuela’ya yönelik sert söylemlerini yeniden gündeme taşıdı. ABD Başkanı, Karayipler ve Doğu Pasifik’te uyuşturucu taşındığını iddia ettiği teknelere yönelik saldırılara atıfta bulunarak, “İki gece önce büyük bir tesisi yerle bir ettik” demişti.

Trump yönetimi, Venezuela’yı uzun süredir uyuşturucu kaçakçılığı, otoriter yönetim ve bölgesel istikrarsızlık suçlamalarıyla hedef alıyor. Buna karşılık Maduro yönetimi, ABD’nin esas amacının ülkenin doğal kaynakları olduğunu savunuyor.

Analistler, Caracas’taki patlamaların zamanlamasının, iki ülke arasında olası müzakere mesajlarının hemen ardından gelmesine dikkat çekiyor. Bu durum, askeri hamlenin yalnızca taktik değil, stratejik bir mesaj taşıdığı yorumlarına neden oluyor.

Kaynak: HABER MERKEZİ