Hafta sonu gerçekleştirilmesi beklenen kritik diplomatik temaslar öncesinde Amerika Birleşik Devletleri cephesinden İran'a yönelik son derece sert ve ültimatom niteliğinde mesajlar gelmeye devam ediyor. Arizona eyaletine gerçekleştirdiği resmi ziyaretin ardından başkent Washington'a dönüş yolunda, başkanlık uçağında basın mensuplarının sorularını yanıtlayan ABD Başkanı Donald Trump, İran ile yürütülen sürecin başarısızlığa uğraması senaryosuna dair çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. Diplomatik masada anlaşmaya yakın olduklarına dair daha önceki ılımlı mesajlarının aksine bu kez kılıçları çeken Trump, olası bir diplomatik tıkanıklık durumunda askeri seçeneklerin masanın tam ortasında durduğunu vurguladı. ABD Başkanı'nın, müzakerelerden sonuç alınamaması halinde İran'ı yeniden bombalamak zorunda kalacaklarını kesin bir dille ifade etmesi, uluslararası kamuoyunda müzakere sürecinin aslında ne kadar pamuk ipliğine bağlı olduğu şeklinde yorumlandı.
Nükleer materyaller krizin merkezinde
Başkanlık uçağındaki değerlendirmelerinde müzakerelerin en çetrefilli başlığı olan nükleer programa geniş yer ayıran Trump, Tahran yönetiminin elinde bulunan zenginleştirilmiş uranyumun akıbetine dair Washington'un tavizsiz tutumunu yineledi. Temel hedeflerinin İran ile ortak ve koordineli bir çalışma yürüterek söz konusu nükleer materyalin tamamını güvenli bir şekilde Amerika Birleşik Devletleri'ne getirmek olduğunu bildiren lider, bu sürecin diplomatik yollarla çözülememesi halinde yaşanacaklara dair de net bir uyarıda bulundu. Tahran'ın uranyum tahliyesine direnmesi ve uzlaşmaya yanaşmaması durumunda bu işlemin dostane olmayan ve çok daha farklı, sert yöntemlerle hayata geçirileceği belirtildi. Öte yandan, İran ile olası bir anlaşmanın Lübnan'daki ateşkes süreciyle pratik bir bağlantısı olup olmadığı yönündeki soruları da yanıtlayan Trump, iki krizin sahada fiilen birbirine bağlı olmadığını ancak diplomatik atmosfer açısından aralarında güçlü bir psikolojik bağ bulunduğunu ifade ederek, bu süreçte Lübnan'a yönelik desteklerini kesintisiz olarak sürdüreceklerini kaydetti.
Süre uzamayabilir, abluka devam ediyor
Diplomatik kanalların kapanması halinde bölgedeki askeri hareketliliğin nasıl şekilleneceğine dair de ipuçları veren ABD lideri, İran ile sağlanan geçici ateşkesin geleceğine dair karamsar bir tablo çizdi. Masadan somut ve tatmin edici bir sonuç alınamaması durumunda mevcut ateşkes süresini uzatmayabileceğini dile getiren Trump, Hürmüz Boğazı ve çevresindeki deniz trafiğine yönelik uygulanan ablukanın halihazırda aktif olarak devam ettiğine dikkat çekti. Tüm bu açıklamalar, Washington'un müzakere masasında Tahran'a karşı maksimum baskı politikasını ve askeri güç kullanma tehdidini ana koz olarak sahaya sürdüğünü bir kez daha gözler önüne serdi.





