En düşük emekli aylığı farkları için ödeme takvimi belli oluyor
En düşük emekli aylığı farkları için ödeme takvimi belli oluyor
İçeriği Görüntüle

Yılın ikinci yarısına girilirken piyasaların ve vatandaşların odak noktası haline gelen enflasyon rakamları, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından kamuoyuna sunuldu. Ekonomi yönetiminin uyguladığı sıkılaşma politikaları ve dezenflasyon süreci patikasında ilerleyen veriler, temmuz ayında tüketici fiyatlarının izlediği seyri net bir şekilde gözler önüne serdi.

Açıklanan resmi verilere göre Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE), 2026 yılının temmuz ayında bir önceki aya kıyasla yüzde 1,78 oranında bir artış kaydetti. Bu sonuçla birlikte bir önceki yılın aynı ayına göre hesaplanan yıllık enflasyon ise yüzde 31,75 seviyesinde gerçekleşti. Milyonların cebini ve piyasa dengelerini doğrudan ilgilendiren bu rakamlar, piyasa aktörlerinin tahminleriyle büyük oranda paralellik gösterdi.

Piyasa beklentilerine yakın bir gerçekleşme sağlandı

Sektör analizcileri ve ekonomistlerin veri öncesi paylaştığı beklentiler, temmuz ayında aylık TÜFE’nin yüzde 1,82 oranında artacağı ve yıllık artış hızının yüzde 31,80 bandına gerileyeceği yönündeydi. Gelinen noktada açıklanan yüzde 1,78'lik aylık performans, tahminlerin bir miktar altında kalarak piyasaların beklentisini karşıladı.

Öte yandan haziran ayında yüzde 0,99 seviyesine kadar sarkan aylık TÜFE artışının ardından, temmuz ayında yaşanan bu ivmelenmede dönemsel fiyat ayarlamaları ile gıda kalemindeki hareketlilik belirleyici oldu. Verilerin açıklanmasıyla birlikte ekonomi çevreleri ve analistler, 2026 yıl sonu enflasyon beklentisi ortalamasını yüzde 29,55 seviyesinde konsolide etti. Bir önceki yılın aralık ayına göre birikimli artış ise yüzde 19,86 olarak tescillendi.

Zamların faturası yine en çok mutfak ve barınmaya yansıdı

Açıklanan detaylı raporda vatandaşın günlük yaşam maliyetini doğrudan etkileyen ana harcama gruplarının performansı ön plana çıktı. Tüketici sepetinde en yüksek ağırlığa sahip üç ana kalem, toplam enflasyonun ana taşıyıcısı olmayı sürdürdü. Sepetteki ağırlığıyla her haneyi yakından ilgilendiren gıda ve alkolsüz içecekler grubunda yıllık artış oranı yüzde 37,53’e ulaştı.

Gıda fiyatlarındaki bu yükseliş, genel yıllık enflasyon oranına tam 8,94 yüzde puanlık dev bir katkıda bulundu. Aylık bazda ise gıda grubunda yüzde 1,61'lik bir yükseliş tescil edildi. Barınma maliyetlerini kapsayan konut, su, elektrik ve gaz grubunda yıllık artış yüzde 40,32’yi bularak en sert yükselişlerin yaşandığı alanlardan biri oldu. Ulaştırma harcamaları ise yıllık bazda yüzde 30,83 oranında artış kaydederek vatandaşı zorlayan bir diğer başlık olarak öne çıktı.

Çekirdek göstergelerde katılık çözülmeye devam ediyor

Manşet verilerin yanı sıra Merkez Bankası ve ekonomi yönetiminin para politikası kararlarında yakından takip ettiği çekirdek enflasyon göstergeleri de olumlu işaretler verdi. İşlenmemiş gıda ürünleri, enerji, alkollü içkiler ve tütün ile altın hariç tutularak hesaplanan (B) tipi özel kapsamlı TÜFE göstergesi, temmuz ayında aylık yüzde 1,66 oranında artış gösterdi.

(B) endeksindeki yıllık değişim oranı yüzde 30,98 olarak kaydedilirken, 12 aylık ortalamalara göre değişim ise yüzde 31,28 şeklinde gerçekleşti. Öte yandan mevsimlik ürünlerin dışarıda bırakıldığı (A) endeksi aylık yüzde 1,93 artarken, yönetilen ve yönlendirilen fiyatların çıkarıldığı (F) endeksindeki aylık artış yüzde 1,39 seviyesinde kaldı. Endekste kapsanan 174 alt sınıftan 117’sinde fiyat artışı yaşanırken, 50 alt sınıfta ise fiyatların gerilemesi tüketiciler açısından olumlu bir ayrıntı oldu.

Kaynak: HABER MERKEZİ