Gıda güvenliğinin milli güvenlik meselesi haline geldiği günümüzde, Türkiye kendi potansiyelini tam anlamıyla ortaya koyabilmek adına tarihi bir adım atıyor. Cumhuriyet tarihinin 8'inci ve bugüne kadarki en detaylı çalışması olan Genel Tarım Sayımı, sahadaki yoğun mesai ile devam ediyor. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ile Tarım ve Orman Bakanlığı arasında kurulan stratejik iş birliği sayesinde yürütülen bu devasa operasyon, ülkenin tarımsal envanterini A’dan Z’ye kayıt altına almayı hedefliyor. Edinilen son bilgilere göre, Türkiye genelinde yürütülen hummalı çalışmalar neticesinde sürecin yaklaşık yüzde 90’lık kısmı başarıyla tamamlandı. Ancak sahadaki verinin kusursuz olması ve kayıt dışı hiçbir alanın kalmaması adına alan uygulaması süresinde esnekliğe gidildi.

Teknoloji ve saha ekipleri el ele verileri topluyor

Sayım sürecinde teknolojinin tüm imkanları seferber edilirken, çiftçilerin işini kolaylaştıracak hibrit yöntemler devreye sokuldu. Veri toplama işlemlerinde temel esas olarak, tarımsal işletme sahiplerinin randevu sistemiyle sayım bürolarına davet edilmesi ve yüz yüze görüşmeler yapılması benimsendi. Ancak bürokrasiyi azaltmak ve dijitalleşmeyi yaygınlaştırmak adına alternatif kanallar da açık tutuldu. Teknolojiyi aktif kullanan üreticiler, e-Devlet kapısı üzerinden kimlik doğrulaması yaparak, sayım bürolarına gitmelerine gerek kalmadan anketlerini internet üzerinden doldurabilme imkanına kavuştu. Ayrıca cevaplayıcı yükünün hafif olduğu durumlarda ve ulaşım kısıtlılığının yaşandığı bölgelerde, işletme sahiplerine telefonla ulaşarak anket uygulama yöntemi de sürecin hızlanmasında etkili oldu.

Milyonlarca parsel tek tek kayıt altına alındı

Geçtiğimiz yılın Ekim ayında başlatılan ve "birinci aşama" olarak nitelendirilen süreçte, kayıt altına alınamayan potansiyel tarım arazilerinin taranması için özel bir çalışma yürütüldü. Bu kapsamda Tarım ve Orman Bakanlığı personeli koordinatörlüğünde, sahayla en güçlü bağı olan köy ve mahalle muhtarları devreye girdi. Muhtarlar tarafından tespit edilen parsel ve çiftçi bilgileri titizlikle dijital ortama aktarılarak TÜİK veri tabanıyla entegre edildi. Aralık 2025 ortası itibarıyla bu yeni tespit edilen kitleye yönelik anket çalışmaları hız kazandı. Gelinen noktada 3,7 milyon anket gerçekleştirilirken, Türkiye sathında 20 milyondan fazla parsele ilişkin veri derlendi. Süreci devam eden anketlerle birlikte projenin yüzde 90’lık kısmının tamamlanmış olması, operasyonun başarısını gözler önüne seriyor.

Alan çalışması için 30 Ocak son tarih

Sahadaki verimliliği artırmak ve olası eksikliklerin önüne geçmek isteyen TÜİK, 81 il teşkilatına gönderdiği genelgeyle süreci revize etti. Genel tarım sayımının alan uygulaması, herhangi bir veri kaybı yaşanmaması adına 30 Ocak tarihine kadar uzatıldı. Bu tarihe kadar il ve ilçelerdeki sayım bürolarının açık kalarak vatandaşlara hizmet vermeye devam edeceği bildirildi. Uzatılan süre zarfında, özellikle yeni çalışmalarda tespit edilen üreticilerden yüz yüze görüşme, telefon veya internet kanalları üzerinden veri akışının sağlanması hedefleniyor. Ayrıca Bakanlık ekiplerinin, henüz sisteme girmemiş atıl veya kayıt dışı tarım arazilerinin taranmasına yönelik çalışmaları bu ay boyunca da aralıksız sürdüreceği belirtildi.

Sonuçlar için takvim işlemeye başladı

Türk tarımının geleceğine ışık tutacak olan bu dev projenin sonuçları için de geri sayım başladı. Genel Tarım Sayımı Projesi’nin yol haritasına göre, bu yılın Mart ve Nisan aylarında çalışmanın ikinci fazına geçilecek. Tam sayım bölümünden elde edilecek kapsamlı işletme listesi bir çerçeve olarak kullanılarak; iş gücü verimliliği, toprak yönetimi, hayvan barınaklarının durumu, gübre yönetimi ile tarımda dijitalleşme ve teknoloji kullanımı gibi yapısal konularda detaylı örneklem araştırmaları yapılacak. Bu analizlerin tamamlanmasının ardından, genel tarım sayımının temel sonuçlarının yılın ikinci yarısında kamuoyuyla paylaşılması planlanıyor. Ortaya çıkacak raporun, tarım politikalarının yeniden şekillenmesinde kritik rol oynaması bekleniyor.

Kaynak: AA