Anadolu topraklarının bereketli iklim yapısı ve son yıllarda tarım teknolojilerinde yaşanan siber modernizasyon, yerli üreticinin küresel rekabet liginde üst sıralara tırmanmasını sağlıyor. Gıda güvenliğinin dünya genelinde en kritik makroekonomik parametrelerden biri haline geldiği bu dönemde, Türkiye'nin taze ve güvenilir gıda arz kapasitesi, uluslararası lojistik ağlarında lokomotif bir güç haline dönüşmüş durumda. Türkiye İstatistik Kurumu ve dış ticaret tescil kuruluşlarının verileriyle de desteklenen bu küresel ilgi, yerli ihracatçıların yeni pazarlara açılma konusundaki esnekliğini ve pazarlama tüzüklerine tam uyum sağlama kabiliyetini tescilliyor.

İslam Memiş'ten yatırımcılara kritik uyarı: Panik yapan kaybeder
İslam Memiş'ten yatırımcılara kritik uyarı: Panik yapan kaybeder
İçeriği Görüntüle

Türkiye İhracatçılar Meclisi tarafından derlenen güncel dış ticaret tabloları, gıda imalatçılarının ve narenciye üreticilerinin geriye kalan altı aylık periyotta nasıl bir operasyonel genişleme yakaladığını açıkça belgeliyor. Batı Avrupa'dan Orta Doğu'ya kadar uzanan geniş bir coğrafyanın taze gıda ihtiyacını karşılayan nakliye filoları, sınır kapılarında ve limanlarda yoğun bir lojistik mesai harcıyor. Sektörün bu dinamizmi, kentsel istihdamı desteklemenin yanı sıra ülkeye net döviz girdisi sağlayarak makro dengelerin korunmasında da başat bir rol üstleniyor.

İlk altı ayda çift haneli büyüme katsayısıyla tarihi rekor tescillendi

Ocak ve haziran dönemlerini kapsayan mali performans raporları, yaş meyve sebze ihracatı kaleminde Cumhuriyet tarihinin en görkemli başarılarından birine imza atıldığını ortaya koyuyor. Dış ticaret dökümlerinden alınan bilgilere göre, Türkiye bu yılın ilk yarısında tam 1 milyon 722 bin 572 ton taze ürünü başarıyla ihraç etti. Hacimsel olarak yakalanan bu lojistik başarı, mali tablolara da doğrudan bir sıçrama olarak yansıdı.

Geçen yılın aynı döneminde 1 milyar 110 milyon dolar bandını aşarak ilerleyen ve ilk yarıyı 1 milyar 690 milyon 579 bin dolar seviyesinde kapatan sektör, bu yıl gelirini geometrik bir ivmeyle yükseltti. İhracat cirosunu yıllık bazda tam yüzde 39 oranında artıran yerli üreticiler, ilk yarı gelirini 2 milyar 353 milyon 915 bin dolara ulaştırdı. Böylece tarım sektörü, ekonomi tarihinde ilk kez ilk altı aylık takvimde 2 milyar dolar eşiğini geride bırakarak kalıcı bir başarıyı mühürlemiş oldu. Bir önceki yılın aynı dönemine göre yaratılan 663 milyon dolarlık net bütçe farkı, dış satım stratejilerinin doğruluğunu kanıtlıyor.

Narenciye grubu ciro paylaşımında aslan payını aldı

Dünya mutfaklarında ve zincir market raflarında kalitesiyle tescillenen yerli narenciye türleri, bu tarihi rekorun en büyük finansal taşıyıcısı oldu. İhracatçı birliklerinin parselasyon ve ürün kırılım dökümlerine göre, narenciye ihracatı geçen yılın aynı dönemine kıyasla değer bazında yüzde 76 gibi astronomik bir büyüme katsayısı yakaladı. Tek başına 911 milyon 36 bin dolarlık bir dış satım hacmine ulaşan narenciye ürünleri, toplam yaş meyve sebze ihracatının yüzde 39'luk kısmını domine etti.

Alt sektör gruplarında yaşanan bu bütçe genişlemesi narenciye ile de sınırlı kalmadı. Zengin tarımsal çeşitlilik sayesinde taze meyve ihracatı yüzde 38'lik bir tırmanış göstererek 757 milyon 549 bin dolarlık bir tescil değerine ulaştı. Seralarda siber tarım ve topraksız tarım teknolojileriyle üretilen taze sebze ihracatı ise istikrarlı yürüyüşünü sürdürerek yüzde 10 artışla 667 milyon 724 bin dolarlık bir dış ticaret portföyü oluşturdu. Bu rakamlar, Türk tarımının sadece tek bir ürün grubuna bağımlı kalmadığını, dengeli bir arz yapısına sahip olduğunu gösteriyor.

Irak ve Rusya hatlarında lojistik sevkiyat trafiği yoğunlaşıyor

Türk tarım ürünlerinin küresel lojistik rotalarındaki pazar payı dağılımı incelendiğinde, coğrafi yakınlık avantajının ve ikili ticaret tüzüklerinin etkinliği net bir şekilde göze çarpıyor. İlk altı aylık dış satım dökümlerine göre, Türkiye'nin en büyük ihracat pazarı 601 milyon 112 bin dolarlık hacimle komşu Irak oldu. Irak pazarındaki bu mutlak hakimiyet, sınır ötesi lojistik koridorların kesintisiz çalışmasıyla tahkim ediliyor.

Listenin ikinci sırasında ise geleneksel pazar gücünü koruyan Rusya yer aldı. Rusya Federasyonu gümrük kapılarından geçen taze ürünler, ülkeye 568 milyon 350 bin dolarlık bir tescil cirosu bıraktı. İstatistiksel olarak incelendiğinde, en fazla ihracat gerçekleştirilen Irak ve Rusya pazarlarının, toplam sektör ihracatının neredeyse yarısını tek başına göğüslediği görülüyor. Bu iki dev pazarı, Avrupa Birliği tüzüklerine tam uyum sağlayan lojistik ağlarıyla Romanya (197 milyon dolar), Almanya (167 milyon dolar) ve Ukrayna (112 milyon dolar) takip etti.

Sektör temsilcileri yıl sonu için gözünü dört milyar dolara dikti

Elde edilen tarihi başarıya dair lojistik ve idari değerlendirmelerde bulunan Türkiye Yaş Meyve ve Sebze İhracatçı Birlikleri Sektör Kurulu Başkanı Hayrettin Uçak, dış pazarlardan gelen güçlü talebin ardında yatan nedenleri açıkladı. Birçok ana üründe bu yıl yüksek rekor seviyelerde rekolte elde edildiğini belirten Uçak, Türk ihracatçılarının siber ticaret ağlarını ve lojistik operasyon kabiliyetlerini her geçen yıl daha da profesyonelleştirdiğini aktardı.

Geçmiş yılların bütçe tescil dökümlerini hatırlatan Sektör Kurulu Başkanı Hayrettin Uçak, tarım dünyasındaki büyüme endeksini şu sözlerle özetledi: "Sektörümüz 2025 yılında 3 milyar 703 milyon 611 bin dolar ihracat geliri sağladı. Bu yıl ihracatımızın 4 milyar dolara ulaşacağını düşünüyorum. Çünkü Türk tarım ürünlerine dünyadan gelen talep giderek artıyor." Uçak, Tarım ve Orman Bakanlığı'nın sağladığı üretim destekleri ve zararlılarla mücadele konusundaki kararlı tüzük uygulamaları sayesinde, kaliteden ödün vermeden dünya pazarlarında büyümeye devam edeceklerini, ay bazındaki yükseliş trendinin yılın ikinci yarısında da artarak süreceğine inançlarının tam olduğunu sözlerine ekledi.

Kaynak: AA