SEMİ TEKTAŞ-İzmir’in Torbalı ilçesinde etkili olan sağanak yağış sırasında sele kapılan bir aracın sürüklenmesi sonucu araç içinde mahsur kalan bir yurttaş boğularak hayatını kaybetti. Olay, kentte altyapı ve taşkın önlemlerinin yeterliliğini yeniden gündeme getirirken, ölümün ardından sorumluluğun kimde olduğu üzerinden CHP ile AK Parti arasında ‘yetki’ tartışması yaşandı. Büyükşehir Belediyesi olayın yaşandığın yerin sorumluğunun TCDD’ye ait olduğunu söylerken AK Parti ise sorumluluğun Büyükşehir’de olduğunu söyledi. Cumhuriyet Halk Parti (CHP) İzmir Milletvekili Yüksel Taşkın, konuyla ilgili olarak yaptığı açıklamada, “Yaşanan kayıplar üzerinden siyaset yapmayı saygısızlık olarak görüyorum” dedi
“Saygısızlık olarak görüyorum”
Sorumluluğun tek bir kurum ya da siyasi parti üzerinden tartışılmasına karşı çıkan Taşkın, “Sorumluluğun büyükşehirde mi, DSİ’de mi ya da başka bir kurumda mı olduğunu tek tek saymak istemiyorum. Çünkü toplamda sorumluluk bu ülkenin bütün yöneticilerindedir, bütün kurumlarındadır. Bunu CHP–AK Parti sorumluluğu polemiğine çekmeyi doğru bulmuyorum. Yaşanan kayıplar üzerinden siyaset yapmayı saygısızlık olarak görüyorum” dedi.
“İklim değişikliği mazeret değil”
İklim krizi nedeniyle artan aşırı yağışlara dikkat çeken Taşkın, bu durumun önceden öngörülmesi gerektiğini belirterek, “İklim değişikliği nedeniyle normalin çok üzerinde yağışlar yaşanıyor. Ancak bu bir mazeret değil; buna göre planlama yapılması gerekiyor. Belediyeler devletin bir parçasıdır, kamu otoritesinin içindedir. Bir de merkezi yönetim vardır. Bu iki yapı süreci rekabetle değil, planlamayla yürütürse birçok sorun çözülür” ifadelerini kullandı.
“İmzalar atılsa süreç kolaylaşacak”
Büyükşehir Belediyesi’nin çöp alanlarıyla ilgili hazırladığı projelerin bakanlık onayı beklediğini söyleyen Taşkın, suçlayıcı bir dil kullanmadığını özellikle vurgulayarak, “Basit bir örnek vereyim. Çöp alanıyla ilgili Büyükşehir’in çalışmaları ve önerileri var. Bunların hayata geçmesi için ilgili bakanlığın imzası gerekiyor. Kimseyi suçlamıyorum; çalışmalar yapılmış, önlerine konmuş. İmza atılırsa süreç İzmirliler açısından kolaylaşacak. Amaç İzmir’e hizmet etmek” dedi.
Su ve Baraj Uyarısı: Ciddi sorunlar var
DSİ’nin sorumluluğundaki yatırımlara da değinen Taşkın, “DSİ’nin bugüne kadar tamamlaması gereken iki baraj hâlâ bitirilmedi. FM Çukuru’ndaki altın madeni nedeniyle İzmir önemli bir su kaynağına ulaşamıyor. Bunların hepsi ciddi sorunlar. Kamu, tüm birimleriyle iş birliği yaparsa çözülebilir” diye konuştu.
“İzmir’in kredi notu AAA, sadece imza gerekiyor”
Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın imzalamadığı projeler nedeniyle ulaşım yatırımlarının aksadığını belirten Taşkın, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin finansal gücüne dikkat çekerek şunları söyledi: “Bir başka örnek: Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın İzmir Büyükşehir’le ilgili imzalamadığı altı proje yüzünden ulaşım projeleri aksıyor. Oysa İzmir Büyükşehir’in bulduğu finansman çok değerli. Moody’s ve Fitch kredi notu AAA. Bu ne demek? Bakanlığa hiçbir mali yük getirmeden, sadece imza atılarak İzmir’in birçok sorunu çözülebilir.”
“Biz devletten gölge etmemesini bekliyoruz”
Merkezi yönetime yönelik beklentisini net bir dille ifade eden Taşkın, “Biz devletten şunu bekliyoruz: Gölge etmesin, önümüzü açsın. Sonra ‘İzmir’in ulaşımı aksıyor’ diyerek sahaya inip propaganda yapıldığında, biz de neden aksadığını anlatıyoruz” dedi.
Hızlı Tren ve Çevre Yolu Eleştirisi
Ankara–İzmir hızlı tren projesine de değinen Taşkın, projenin yıllardır tamamlanmadığını hatırlatarak, “Ankara–İzmir hızlı tren projesi 4,5 milyar bütçeyle başladı, 101 milyar liraya ulaştı. 2011’de başladı, bugün sadece yüzde 53’ü tamamlandı. İzmir İkinci Çevre Yolu da bitmiş olsaydı, bugün trafik çok daha az sorun olurdu. Vatandaşın ‘Bu işler neden olmuyor?’ diye sorması son derece haklı” ifadelerini kullandı.
“Önce yas, sonra hesap”
Bolu’daki yangına ilişkin değerlendirmesinde ise Taşkın, kamuoyunun beklentisinin siyasi tartışma olmadığını vurgulayarak, “Kamuoyunun beklentisi nettir: İnkâr ve siyasi polemik değil. Önce yas, önce üzüntü. Ardından da bu olayların tekrar etmemesi için ne yapılacağı. İhmali olan kim varsa halka anlatılmalıdır” dedi.




