Ege'nin incisi İzmir'de, artan kent nüfusu ve iklim krizinin etkilerine karşı kentsel altyapıyı güçlendirmeyi hedefleyen büyük bir çevre yatırımı hamlesi hayata geçiriliyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi bünyesinde faaliyet gösteren İZSU Genel Müdürlüğü, kentin en hayati ihtiyacı olan atık su yönetiminde tarihi adımlar atıyor. Yürütülen altyapı projeleri kapsamında üç dev tesisin kapasite artış çalışmaları başarıyla nihayete erdirildi. Türkiye'nin en büyük ileri biyolojik arıtma tesislerinden biri konumundaki Çiğli İleri Biyolojik Atıksu Arıtma Tesisi'nin 4’üncü fazı hizmete açılırken, sanayi ve konut alanlarının hızla büyüdüğü Torbalı ile Ayrancılar-Yazıbaşı tesislerinde de kapasite genişletme süreçleri tamamlandı.

Tamamlanan modernizasyon projeleri sayesinde kentin arıtma gücüne devasa bir katkı sağlandı. Kapasite artışlarıyla birlikte Çiğli tesisinin günlük arıtma kapasitesi 820 bin metreküpe yükseltilirken, Torbalı tesisi 56 bin metreküp, Ayrancılar-Yazıbaşı tesisi ise günlük 25 bin metreküp kapasiteye kavuşturuldu. Bu üç stratejik çevre yatırımı, İzmir genelindeki yıllık arıtma kapasitesine yaklaşık 97 milyon metreküp ek hacim kazandırdı. Öte yandan teknolojik altyapısı tamamen yenilenen Çiğli Arıtma Tesisi, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'ndan yeniden çevre izin belgesini alarak enerji teşviklerinden yararlanma hakkı elde etti.

Ege sallanıyor, 6 deprem!
Ege sallanıyor, 6 deprem!
İçeriği Görüntüle

Kuzey aksına iki yeni modern arıtma tesisi inşa ediliyor

Mevcut tesislerdeki kapasite artışlarıyla yetinmeyen İZSU, kentin kuzey bölgesindeki turizm ve yerleşim merkezlerinin arıtma ihtiyacını kökten çözecek iki yeni tesisin yapımı için düğmeye bastı. Kuzey Ege’nin önemli turizm merkezlerinden Dikili ile Aliağa ilçesine bağlı Yenişakran bölgesinde modern ileri biyolojik atık su arıtma tesisleri yükselmeye başladı. Bölgedeki nüfus artışı ve yaz aylarında yaşanan yoğunluğu karşılayacak şekilde projelendirilen Dikili Tesisi, günlük 41 bin 400 metreküp arıtma kapasitesine sahip olacak. Dikili bölgesinde sadece tesis binası değil; atık su iletim hatları, dere ıslahı ve yağmur suyu altyapısı unsurlarını da kapsayan yaklaşık 1,5 milyar liralık devasa bir yatırım bütçesi yönetiliyor.

Aliağa’nın gelişen bölgesi Yenişakran’da inşaatı devam eden yeni tesis ise günlük 7 bin 600 metreküp kapasiteyle çevreye hizmet verecek. Her iki tesisin de tamamlanıp tam kapasiteyle faaliyete geçmesiyle birlikte İzmir’in günlük toplam atık su arıtma kapasitesinde 49 bin metreküplük net bir artış meydana gelecek. Bu dev hamle, kentin yıllık toplam arıtma kapasitesini yaklaşık 468 milyon metreküp seviyesine taşıyacak. Böylesine kapsamlı bir altyapı dönüşümü, İzmir arıtma kapasitesi oranında 1 Nisan 2024 öncesine göre yüzde 32,63 gibi rekor bir artış anlamına geliyor.

Yeraltında büyük ayrıştırma ve altyapı dönüşümü

Kent merkezinde yıllardır birikmiş altyapı sorunlarına kalıcı çözümler üreten büyükşehir yönetimi, sel ve su baskınlarının önüne geçmek adına devrim niteliğinde bir projeyi sahada uyguluyor. Konak, Karabağlar ve Bayraklı ilçeleri başta olmak üzere kentin merkez dokusunda yağmur suyu ve kanalizasyon hatları birbirinde tamamen ayrıştırılıyor. Dünya Bankası destekli TEFWER projesi kapsamında yürütülen bu devasa altyapı çalışması, şiddetli sağanak yağışlar esnasında yaşanan su baskınları riskini asgari seviyeye indiriyor.

Ayrıştırma projeleri sayesinde yağmur suları kanalizasyon hattına karışmadan doğrudan deniz ve derelere yönlendirilirken, evsel atık sular ise arıtma tesisleri bünyesine kesintisiz ve sağlıklı biçimde iletiliyor. Bu kritik adım, arıtma tesislerinin gereksiz yük altına girmesini engellerken, aşırı yağışlarda birleşik sistemden iletilen kirliliğin İzmir Körfezi sularına ulaşmasını da tamamen engelliyor. İZSU ekipleri, bu büyük dönüşümün yanı sıra kentin her mahallesinde yeni iletim hatlarının yapımı ve eskiyen boru ağlarının yenilenmesi faaliyetlerini kesintisiz sürdürüyor.

Dere yataklarında kesintisiz temizlik mesaisi yapılıyor

Körfez'in temizliği ve kentsel taşkınların önlenmesi amacıyla yürütülen bütüncül çevre politikalarının en önemli bacağını yüzeysel su akışlarının kontrolü oluşturuyor. İZSU İşletmeler Daire Başkanlığı'na bağlı iş makineleri ve temizlik personelleri, İzmir dereleri üzerinde yılın 12 ayı boyunca periyodik temizleme ve ıslah çalışmaları gerçekleştiriyor. Kentin dört bir yanından geçerek denize dökülen dere yataklarında zamanla biriken çamur, rüsubat ve evsel atıklar tonlarca ağırlıktaki araçlarla temizlenerek bertaraf tesislerine taşınıyor.

Yıl boyu süren bu periyodik temizlik faaliyetlerine ek olarak kentsel alanlardaki yağmur suyu ızgaraları ve mazgalları da ekipler tarafından düzenli olarak kontrolden geçiriliyor. Su akış yollarındaki tıkanıklıkların giderilmesiyle birlikte, olası ani yağışlarda yerleşim yerlerinde yaşanabilecek taşkın riskleri ortadan kaldırılıyor. En önemlisi, dere yatakları kanalıyla karadan taşınan kirlilik, çöp ve organik atıkların deniz ekosistemine ulaşmasının önüne geçilerek ekolojik denge korunmuş oluyor.

Körfez tabanından çıkarılan devasa çamur miktarı

İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin kentsel çevre yatırımlarındaki en kritik ve gözle görülür aşamalarından birini deniz tabanında yürütülen taranma faaliyetleri oluşturuyor. İzmir Körfezi genelinde deniz ekosistemini yeniden canlandırmak ve su sirkülasyonunu eski hızına kavuşturmak amacıyla başlatılan çalışmalarda tarihi bir eşik geride bırakıldı. Özel tarama gemileri ve amfibi araçlarla sürdürülen dip tarama çalışmaları kapsamında, bugüne kadar deniz tabanından çıkarılan toplam balçık ve çamur miktarı 1 milyon 500 bin tona ulaştı.

Özellikle akıntının zayıfladığı ve sığlaşmanın yoğun şekilde gözlendiği iç körfez kıyılarında derinleştirme operasyonlarına öncelik veriliyor. Deniz tabanındaki birikimlerin temizlenmesiyle birlikte su içi oksijen seviyelerinin yükseltilmesi ve su altı canlılığının yeniden kazandırılması hedefleniyor. Yürütülen dip çamuru çıkarma işlemleri; karadaki ileri biyolojik arıtma tesisleri, kanal ayrıştırma hatları ve dere temizlikleriyle tam entegre biçimde ilerletiliyor. Çok yönlü ve bütüncül yürütülen bu çevre stratejisi, İzmir'in yarınlarına daha temiz, sağlıklı ve sürdürülebilir bir yaşam alanı bırakma amacına hizmet ediyor.

Kaynak: BÜLTEN