Şehit Demirbaş memleketi Samsun'a uğurlandı
Şehit Demirbaş memleketi Samsun'a uğurlandı
İçeriği Görüntüle

Ege Bölgesi'nin iç kesimlerinde, biyolojik çeşitliliği ve kendine has ekosistemiyle öne çıkan Afyonkarahisar, son günlerde vicdanları yaralayan bir çevre suçu iddialarıyla sarsılıyor. İlçenin ve bölgenin simgesi olarak kabul edilen, Emirdağları yaylalarında özgürlüğün timsali haline gelen yabani yılkı atları, kaçak olarak yakalanıp ticari amaçlarla satılmak istenen organize hırsızlık gruplarının hedefi haline geldi. Dağlık arazinin zorlu lojistik şartlarını fırsat bilen şüphelilerin, hayvanların geçiş güzergahlarına gizli düzenekler kurduğu ihbarı üzerine kentsel asayiş birimleri ve çevre koruma memurları geniş çaplı bir arama tarama faaliyeti başlattı.

Gelen ihbarları ve kentsel istihbarat dökümlerini titizlikle inceleyen güvenlik güçleri, yabani hayatı korumak adına adeta zamanla yarıştı. Emirdağ İlçe Jandarma Komutanlığı ve Doğa Koruma ve Milli Parklar müdürlüğü bünyesindeki uzman ekipler, sivil toplum kuruluşları ve bölgeyi avucunun içi gibi bilen yerel rehberlerle bir araya gelerek kentsel koruma kalkanı oluşturdu. Yapılan saha taramalarında, atların su içtiği pınarların yakınlarında ve otlak alanların girişlerinde hayvanları bacaklarından yakalayarak ağır yaralayan, hatta ölümlerine sebebiyet veren çelik halatlı kapanlar ve mekanik mekanizmalar tescil edildi. Doğaseverlerin ve memurların el birliğiyle yürüttüğü çalışmalar neticesinde, doğaya ekilen bu illegal tuzaklar sökülerek tamamen kullanılamaz hale getirildi ve çevre suçu unsurlarının lojistik hatları çökertildi.

Yaralı atlar için yaylalarda mobil tedavi istasyonları kuruldu

Saha operasyonunun en dramatik ve hassas safhasını ise metal tellerin arasına sıkışarak kurtarılmayı bekleyen canlıların kurtarılma anları oluşturdu. Günlerce aç ve susuz kaldıkları, kaçmaya çalışırken çelik tellerin derilerini kesmesi sonucu ağır hasar aldıkları belirlenen atlar için veteriner hekimler seferber edildi. Ekipler, arazi araçlarıyla ulaştıkları sarp yamaçlarda, acı içinde kıvranan hayvanlara sakinleştirici oklar yardımıyla müdahale etti. Kriminolojik olay yeri tescili yapıldıktan sonra hayvanların üzerindeki kelepçeler kesildi ve ilk acil tıbbi müdahaleler açık arazide gerçekleştirildi.

Derin kesikleri ve enfeksiyon riskleri bulunan yaralı atlar, doğa koruma uzmanlarının gözetiminde antibiyotik ve dikiş tedavilerinden geçirildi. Sağlık durumları kritik olan ve lojistik olarak taşınması riskli bulunan bazı taylar ve yetişkin kısraklar, yaylalarda kurulan geçici gözlem alanlarında birkaç gün boyunca gözetim altında tutuldu. Hayati tehlikeyi atlatan, yaraları tescilli olarak kapanan ve kendi başlarına yürüyebilecek güce kavuşan tüm canlılar, özgürlüklerine ket vuran o karanlık düzeneğin kurulduğu topraklarda yeniden sürülerin arasına karışmaları için doğaya salındı. Doğaseverler, atların özgürlüğe koştuğu anlarda gözyaşlarını tutamazken, bu operasyon bölge halkı arasında büyük bir kentsel memnuniyet yarattı.

Gönüllü ordusu siber ve fiziki nöbet tüzüğünü devreye soktu

Yaşanan bu çevre katliamı girişimine karşı en büyük direnişi sergileyen ve resmi makamları harekete geçiren itici güç, çevreye duyarlı sivil toplum gönüllüleri oldu. Medyada ve siber ağlarda yankı bulan haberlerin ardından, Emirdağları’ndaki vahşi hayatı korumak için Türkiye'nin dört bir yanından lojistik ve insan gücü desteği yağmaya başladı. Bölgedeki kentsel yaşamı koruma platformunun öncülerinden olan doğasever Özay Öz, basında yer alan haberlerin ardından gönüllü sayısının geometrik olarak arttığını belirterek dağlardaki koruma nöbetinin anatomisini anlattı.

Yaylalardaki kaçak avcılık tüzüklerini bozmak adına her gün kilometrelerce yol katettiklerini ifade eden Öz, süreci şu sözlerle aktardı: "Gönüllü arkadaşlarla yaylalara kontrol amaçlı dolaştık. Tuzağa yakalanmış atlar tespit ettik. Jandarma ve Bolvadin Doğa Koruma ve Milli Parklar Şube Şefliğini arayarak durumu aktardım. Jandarma hemen geldi, tespit ettiğimiz tuzak yerlerini gösterdik. Buradaki atlar kurtarıldı. Yaralı atlar tedavi edilip doğaya tekrar salındı." Öz, sadece fiziki yürüyüşlerle yetinmediklerini, siber teknolojileri de devreye sokarak arazide dron destekli denetimlerini sürdürdüklerini ve termal kameralar vasıtasıyla gece görüşü sağlayarak kaçakçıların hareket kabiliyetini sıfırladıklarını sözlerine ekledi. Jandarma komutanlığı da kentsel asayiş tüzüğü kapsamında bölgedeki mobil karakol sayılarını artırırken, şüphelilerin siber tescil dökümleri ve araç plakaları üzerinden kimlik tespiti çalışmalarının adli makamlarca titizlikle yürütüldüğünü bildirdi.

Kaynak: DHA