Köşe haberlerimizde sayısız kez dikkat çektiğimiz konuların başında, atık yönetiminde hâlâ üçüncü dünya görüntüsü veren Türkiye’nin durumu yer alıyor.

Dünya üzerinde ülkeler, evsel ve endüstriyel atıklarına birer hammadde ve enerji kaynağı olarak bakanlar ile “çöp” olarak görenler olarak ikiye ayrılıyor.

Türkiye hâlâ çöp olarak bakanlar liginde yer alıyor.

Gelişmiş ülkelerde tüm evsel ve endüstriyel atıklar kaynağında ayrıştırılarak yeniden ekonomiye kazandırılıyor.

// İKİ FARKLI AHMET

Söz gelimi…

Gurbetçi Ahmet Almanya’daki evinde bu bilince ve disipline sahip olarak yemek artıklarını; plastik, cam ve metal atıklarını ayrıştırıyor ve bağlı bulunduğu belediyenin gösterdiği yere, gününde ve zamanında bırakıyor.

Binlerce euro ceza yememek için zorla da olsa yapıyor bunu.

Aynı gurbetçi Ahmet, Kapıkule’den memlekete giriş yapınca bambaşka bir Ahmet oluveriyor. Zıkkımlandığı su şişesini, bırakın çöpe atmayı, arabasının camından yola fırlatmakta beis görmüyor.

Neden böyle yapıyor Ahmet?

Çünkü bu cahilce davranışının Türkiye’de hiçbir cezai yaptırıma tâbi olmadığını biliyor.

Lafı getirmek istediğim yer şu:

İzmir Büyükşehir Belediyesi, yaklaşık bir yıldır plastik atıkların evlerde ayrıştırılmasını sağlayacak bir proje yürütüyor. Birkaç mahallede pilot olarak başlayan proje, bugün sekiz ilçedeki 26 mahalleye yaygınlaştı.

// İBB’DEN ÖRNEK PROJE

“Dönüşüme Evde Başla” projesi kapsamında, görevli personelin evlerden topladığı atık poşetlerinin üzerinde bir QR kod yer alıyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi iştiraklerinden İzmir İnovasyon ve Teknoloji AŞ tarafından geliştirilen uygulama sayesinde oluşturulan veri tabanında hanelerin bilgileri kayıt altına alınıyor. Böylece toplama yapılan haneler ve atık poşetleri eşleştiriliyor. Toplanan poşetlerde yer alan ambalaj atıkları İzdönüşüm Ambalaj Atığı Toplama ve Ayrıştırma Tesisi türüne göre ayrıştırılarak ekonomiye kazandırılıyor. Atık poşetlerine yalnızca ambalaj atıklarının atılması gerekiyor.

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Cemil Tugay, bu konuda sıkı bir alkışı hak ediyor.

Hatta atıkların kaynağında ayrışmasında ikinci bir evreye geçerek, evlerdeki yemek artıklarının toplanarak yeniden toprağa kazandırılmasını sağlayacak bokaşi (bokashi) kompost uygulamasını başlattı.

“Büyükşehir’in başka işi mi kalmadı”, “Vatandaşa hizmet algısı bu mu?” kabilinden cümleler sarf eden cehalet abidelerini gördükçe, insanın saçını başını yolası geliyor.

Neyse ki İzmirliler, bokaşi projesine de büyük ilgi göstererek bir haftada 2 bin başvuru yapılmış. Gönüllü hanelerin bokaşi kompost seti almak için Hemşehri İletişim Merkezi (ALO 153) üzerinden başvurduğu projeye; Konak ilçesinde Kültür ve Alsancak mahalleleri ile başlamış, Karşıyaka ve Bornova ilçelerinde hızlanmış.

Bokaşi Teslim (1)

// ÇÖPE DEĞİL TOPRAĞA…

Böylelikle mutfak atıkları çöpe değil toprağa gidiyor, hem doğa hem İzmir kazanıyor. Projeyle, evsel organik atıklar özel kovalar kullanılarak az oksijenli ortamda yararlı mikroorganizmalarla fermente edilecek ve komposta dönüşmesi sağlanıyor. Çalışmayla organik atıkların çöp sahalarına gitmesinin engellenmesi, sera gazı salımının azaltılması ve toprağın zenginleştirilmesi amaçlanıyor.

Japoncada “fermente organik madde” anlamına gelen bokaşi (bokashi) kompostu; mutfaklardan çıkan meyve ve sebze atıkları, yemek artıkları ile çay ve kahve posası gibi organik atıkların, koku, sinek ve haşere oluşturmadan kapalı kovalar içinde fermente edilmesini sağlayan çevreci bir yöntem olarak öne çıkıyor.

Oksijenin sınırlı olduğu ortamda yararlı mikroorganizmalarla gerçekleşen fermantasyon süreci sayesinde organik atıklar çürümeye bırakılmadan değerlendiriliyor. Ev ortamında kolaylıkla uygulanabilen ve apartman yaşamına uygun olan sistem, günlük kullanımda pratiklik sağlıyor. Süreç sonunda elde edilen fermente ürün, toprağın yapısını iyileştiren ve besin değeri yüksek bir düzenleyici olarak kullanılabiliyor. Ayrıca fermantasyon sırasında oluşan bokaşi sıvısı, seyreltilerek doğal sıvı gübre olarak değerlendirilebiliyor.

Vatandaşların kompostları İzmir Büyükşehir Belediyesi ekipleri tarafından toplanırken; elde edilen ürünler, park, bahçe ve tarımsal alanlarda toprak iyileştirici olarak kullanılıyor.

İzmirliler isterlerse evde ürettikleri kompostu bahçelerine, büyük saksılara, apartman ya da site bahçelerine gömebiliyor ya da yürüyüş sırasında park ve piknik alanlarında doğaya bırakabiliyor.

++++

Balkanlarda Bir Gezgin

BALKANLARDA TEK

BAŞINIZA GEZMEK İÇİN

İDEAL BİR KİTAP…

Özellikle Ege Bölgesi, Balkan göçmenleri ve mübadele ile Anadolu’ya göç edenlerin derin hafızasını taşır. Ben de Selanik ve Arnavutluk’tan göç ederek, bu toprakları “son vatanı” olarak görmüş iki ailenin ferdiyim.

Vize sorunu olmamasının etkisiyle her yıl on binlerce insanımız, Türkiye’nin farklı illerinden Balkan ülkelerine akıyor. Dedelerinin doğup büyüdüğü toprakların izini sürenlerin kulaklarında, aile büyüklerinden duydukları acıklı hikayelerin tınısı işitiliyor.

Selanik’ten, Girit’ten, Üsküp’ten, Kırcaali’den, Resmo’dan, Köstence’den, Sliven’den gelen göçmenlerin torunları için Balkan gezilerinde yararlanabilecekleri harika bir kitap raflarda yerini aldı.

Sevgili dostum, profesyonel rehber Mehmet Muammer Ertan’ın son kitabı “Balkanlar’da Bir Gezgin” Gita Yayınları aracılılığıyla okurlarıyla buluştu.

Mehmet Muammer Ertan

// REHBERE GEREK KALMADAN

Önceki yıllarda “İtalya’da Bir Gezgin” ve “İspanya’da Bir Gezgin” kitaplarını yayınlayan Ertan, 396 sayfada 11 ülkeden 31 kenti okurlarına gezdiriyor.

Bizzat kendisinin çektiği fotoğraflarla renklenen kitap; Yunanistan, Bulgaristan, Romanya, Arnavutluk, Bosna Hersek, Slovenya, Karadağ, Kuzey Makedonya, Sırbistan ve Kosova’nın en görülesi yerlerini okurları ile paylaşıyor.

Tarihi mekanlardan müzelere ve mutfak kültürüne kadar geniş bir yelpazede bilgi ve izlenimlerini bizlerle paylaşan Mehmet Muammer Ertan; bir rehbere gerek kalmadan Balkan coğrafyasını gezmeyi düşünenlere önemli bir seçenek sunmuş.

Ellerine sağlık diyor, okurunun bol olmasını temenni ediyoruz.

++++

Dokuz Eylül Gazetesi 13,03,2026

FİKRÎ TAKİP (PATLAK OLARAK VERELİM)

KONAK BELEDİYESİ

YAPTIĞI SOYGUNU

İZAH EDENE KADAR

FİKRÎ TAKİBE DEVAM!

13 Mart tarihli köşe haberimizde, Konak Belediyesi’nin su faturalarına “Katı Atık Bedeli” adı altında yansıyan soygun girişimini ihbar etmiş, belediyeden biz izahat beklediğimizi belirtmiştik.

Sadece 2 metreküp su tüketilen, atık su bedeli ve KDV ile birlikte 134,47 TL fatura ödemesi gereken bir işyerine 2 bin 924 TL faturanın nasıl tahakkuk ettirildiğini sormuştuk.

Alsancak gibi işyerlerinin yoğun olduğu, kentin en merkezi yerinde çöp toplamayı dahi beceremeyen Konak Belediyesi’ne 2 bin 690 TL katı atık bedeli ödendiği ihbarını yapmıştık.

Yeri gelmişken Konak Belediyesi’ne bir müjde (!) verelim:

Bugünden itibaren soygun girişimine izah gelene kadar sayfamızda “Fikrî Takip” köşesi açtık.

Cevap gelene kadar her yazımızda aynı soruları sormaya devam edeceğiz.

Sözde “sosyal belediyeciliğin”, özde ise “sosyal becereksizliğin” gerçek yüzünü gösterene kadar bu fikrî takip sürecek.