Çevremde pek çok dostumun cep telefonuna aynı SMS mesajlarının artan bir sıklıkta geldiğini duyunca, spam (gereksiz) SMS mesajların depolandığı yere tıkladım.

Aman Allahım bir de ne göreyim!

Adı sanı duyulmamış sürü sepet hukuk bürolarından türlü türlü saçmalama mesajları:

Sayın Aksüyek, tarafınıza tanınan süre dolmuştur. Bilgi ve görüşme için 0312 7110842 üzerinden İlker Hukuk Bürosu ile iletişime geçiniz.”

Bir başkası:

Sayın Aksüyek, adınıza düzenlenen resmi tebligat süreci sona ermiştir. Detaylı bilgi için tarafımızla irtibata geçiniz. Özdemir Hukuk Bürosu. 0216 9080064.”

Bu şekilde en az on farklı SMS ve hemen hepsinde benzer cümleler...

Hadi biraz eğlenelim” diyerek, bana 0546 9557887 numaralı telefondan SMS atan Özdemir Hukuk Bürosu’nu aradım. Telefonu açan telesekreter 2’ye basmamı emredince (!) duraksamadım tabii...

İşte aramızda geçen ve sesimi “biraz panikleyen vatandaş” tınısına büründürdüğüm o diyalog:

// BİRAZ EĞLENELİM

-Merhaba ben Serkan Aksüyek. Sizden gelen SMS’te adıma düzenlenen bir resmi tebligat olduğu yazıyor. Ne olduğunu öğrenebilir miyim? E-Devlet hesabımda böyle bir tebligat göremedim.

-Biraz bekleteceğim sizi beyefendi…

(Telefona gelen ortam gürültüsü eşliğinde yaklaşık 20 saniyelik beklemeden sonra telefonu açan arkadaş tekrar konuya dönüyor.)

-Sizi Avukatımız Ceylin Hanım’a iletiyorum. Dosyanız ile kendisi ilgileniyor, iyi günler dilerim.

-Tamamdır teşekkürler.

(Ceylin Hanımın telefonu uzun uzun çaldıktan sonra, Avukat gibi konuşma dersini çok iyi aldığı anlaşılan bir dolandırıcı ile muhabbet başlıyor.)

-Buyrun ben Avukat Ceylin.

-Merhaba, Serkan Aksüyek ben. Hukuk ofisinizde bir resmi tebligatımın olduğu yönünde SMS aldım ve doğrusu canım sıkıldı gerçekten. Detayı nedir öğrenebilir miyim?

-Serkan Bey TC kimlik numaranızın ilk iki ve son iki rakamını söyler misiniz?

-28 ve 12

-Doğruladığınız için teşekkürler. Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın sizin adınıza açtığı bir dava var ve sonuçlanmış Serkan Bey. Dosya bize intikal etmiş ve tebligat süresi dolmuş.

-İyi de bana açılan her türlü dava ve icra takibini E-Devlet hesabımda görmem gerekmiyor mu? Ben herhangi bir şey görmedim.

-E-Devlet hesabınıza şu anda erişim sağlayabiliyor musunuz?

-Evet tabii ki…

-Tamam lütfen hesabınıza girin ve dava dosyaları sekmesine girin.

(25-30 saniyelik beklemeden sonra hesabıma giriyorum ve tarafıma açılmış herhangi bir dava olmadığını görüyorum.)

-Ceylin Hanım, şu anda hesabım önümde açık ve herhangi bir dava görmüyorum.

-Serkan bey elimizde İstanbul Anadolu Adliyesi 10. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından verilen bir karar var. Bu kararda tarafınıza 49.500 TL idari para cezası tahakkuk ettirilmiş. 1.092 TL karar ve ilam harcı ile 98.712 TL tutarında da vekâlet ücreti ödemeniz gerekiyor.

// BAHİS SİTELERİNDEYİM (!)

(Ses tonumdaki panikleme dozunu artırarak devam ediyorum)

-Allah Allah, nerden çıktı bu ceza şimdi ya!

-Serkan Bey, kararda sizin yasal olmayan internet sitelerine girmek, bu sitelerin linklerine tıklamak, kayıt oluşturmak, bu sitelerde zaman geçirmek suçunu işlediğiniz yazılı.

7258 sayılı “Futbol ve Diğer Spor Müsabakalarında Bahis ve Şans Oyunları Düzenlenmesi Hakkında Kanun” kapsamında spor müsabakalarına dayalı sabit ihtimalli ve müşterek bahis veya şans oyunları oynamak veya internet üzerinden yasal olmayan bahis sitelerine girip yasadışı şekilde bu müsabakaları ücretsiz şekilde izlemeye çalışmak suçu işlemişsiniz. Biz bu dosyayı takip eden Avukatlık bürosuyuz. Sizin bu suçu işleyip işlemediğinizi bilemeyiz. Mahkeme kararında “Bu ihlali yapan yasadışı sitelerin liderleri, yöneticileri ve üyeleri kara para aklama ve teröre finanstan dolayı yasal yargı sürecindedir.” açıklaması da yazılmış ve karar kesinleşmiş.

-Avukat Hanım, ben iyi bir futbol izleyicisiyim ama hayatımda ne yasal ne yasa dışı bir bahis sitesinin sayfasını bile açmış değilim. Cep telefonumda satranç ve çengel bulmaca dışında oyun uygulaması da bulunmaz. Bu mahkeme kararını nasıl alabilirim, Avukatımla da paylaşmam gerekiyor. Neyle suçlanıyorum ki Hazine ve Maliye Bakanlığı bana bu davayı açmış olsun?

(Hemen İBAN bilgisi isteyeceğimi düşünen dolandırıcı Ceylin Hanım, “Avukat” kelimesini duyunca duraksıyor.)

-Serkan Bey şu anda konuştuğumuz telefon numarası size mi ait?

-Evet 1996’dan beri aynı telefon numarasını kullanıyorum.

-Telefonunuzda Whatsapp kullanıyor musunuz?

-Evet kullanıyorum.

-Tamam, ben size şimdi mahkeme kararını pdf formatında gönderiyorum.

-Tamam bekliyorum…

Mahkeme Kararı

// KARARA BAK HİZAYA GEL

(Ve yaklaşık 30 saniye sonra mahkeme kararı telefonuma geliyor.

Ama ne karar!

Neredeyse 30 yıldır pek çok dava dosyası okuyan ben kahkahalara boğulmak üzereyim ama bozuntuya vermemem lazım…

Bu arada bana dosyayı gönderen Ceylin Hanım’ın 0530 9288412 nolu telefon numarasının Whatsapp uygulamasında avukatlık mesleğinin logosundaki terazi eksik bırakılmıyor. Hanımefendi işi öylesine azıtmış ki, bana gönderdiği mahkeme kararının altında İstanbul Barosu’na kayıtlı 80652 sicil numarasını da eklemeyi unutmamış.

Neyse ki bir zamanlar İzmir Emniyet Müdürlüğü yapan Celal Uzunkaya’nın uyarısı geliyor birden aklıma. 15 Temmuz hainliği sırasında İzmir Emniyet Müdürü olarak görev yapan Celal Müdür, “Böyle insanlarla karşılaştığınızda bildiğiniz tüm küfürleri kendisine sıralayabilirsiniz” demişti…

Eee hoştur söylemesi, gazeteci milleti de birazcık küfürden anlar. İşin sevabı bana günahı çoktan emekli olan Celal Müdür’e ait olacak. Yakası açılmadık ne kadar küfür varsa sıralamaya hazırlanıyorum ama sinirimi de bastırmam gerekli. Devam ediyorum konuşmaya…)

-Ceylin Hanım ben gazeteciyim ve neredeyse 30 senedir dava dosyası okurum. Mahkeme kararlarının formatı da bellidir. İster Asliye Ceza olsun isterse Aile Mahkemesi, verdiği kararın bir formatı vardır. Bu doküman o formata uymuyor. Ayrıca kararı alan Mahkeme Başkanı’nın sadece sicil numarası yazıyor, adının da yazması gerekmiyor mu?

(Avukat Ceylin Hanım sinirlenmeye başlıyor ama devam ediyorum)

-Ayrıca hayatımda bir mahkeme kararının tepesinde Adalet Bakanlığı’nın logosunu ilk kez görüyorum. Biri Yürütme diğeri Yargı erki. Bu ikisinin sözde de olsa bağımsız olması gerekmiyor mu?

Bir başka tuhaflık ise dokümanın tepesinde “Türk Milleti Adına Gerekçeli Karar” yazıyor ama metinde gerekçe yok.

(Ve küfür lügâtımın yakasını açma zamanı geldi diyorum kendime…)

Beni gerizekâlı mı sanıyorsun yoksa sen süzme bir gerizekâlı mısın? Biraz daha inandırıcı ve yaratıcı olmayı deneseydin! Senin de, cemâziyelevvelinin de, senin gibilerin de taaa …

-Serkan bey sizi bir avukatla konuştuğunuz konusunda uyarıyorum!

// BU YAZIM BİR İHBARDIR!

Kadın olduğuna bakmaksızın yakası açılmadık ne kadar küfür varsa hanımefendiye tek tek ve son sürat sıralıyorum. Elbette telefonu pat diye kapatıyor. Numarayı hem Whatsapp’tan ve hem de hattımdan defalarca arıyorum ama Avukat Hanım çoktaaan engelliyor beni.

Bu köşe haberim, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’na bir ihbar dilekçesi olarak da işlev görsün.

Benim aradığım ve beni arayan tüm numaraları, Avukatlık sicil numarasına kadar yazdım.

Ben çok uğraştım, biraz da devlet uğraşsın Ceylin Hanım ile…

Şimdiden kolay gelsin.

Sülün Osman

CEYLİN HANIM, SÜLÜN OSMAN’DAN

DOLANDIRICILIK DERSİ ALMALIYDI!

Memlekette vasatlık ve liyakatsizlik o kerteye ulaşmış ki, dolandırıcılarımız bile gerizekâlılar arasından çıkıyor.

Haksız mıyım Allah aşkına!

Vatandaşı dolandırıyor ama hayatında tek bir mahkeme kararı okumadığı, bırakın okumayı, bir yazılı mahkeme kararını bile görmediği için böyle rezil durumlara düşebiliyor.

Oysa “Eski Türkiye”de kalan Sülün Osman’ımız, gerizekalı Ceylin Hanım gibilerden çok daha zeki ve yaratıcı idi…

Mesela…

İstanbul’da Galata Köprüsü’nü, Boğaz Köprüsü’nü, tramvayları, şehir hatları vapurlarını saf vatandaşlara satan; medyumluk yapan, karısına müteahhit olduğunu söyleyen ve ünlü oyunculara ders veren adamdı Sülün Osman!

Hey gidi hey!

Kemal Sunal’ın efsane filmlerinden 1983 yapımı En Büyük Şaban’ın senaryosu da onun yaşam öyküsünden esinleniyordu.

Milli Dolandırıcı”mızın mahkemede hakime verdiği efsane cevap, onun hem cesaretini hem de zekâsını gözler önüne seriyordu. Galata Köprüsü’nü satmaya çalışırken enselenen Osman Ziya Sülün, mahkemede savunma yaparken şu benzersiz ifadeyi kullanmış, mahkemeyi izleyen gazeteciler bile kahkahalara boğulmuştu:

Kusura bakma Hakim Bey, memlekette Galata Köprüsü’nü satın alacak eşekler olduğu sürece ben bu köprüyü satarım.”

Öyle enteresan adamdı ki Sülün Osman, uzunca süre misafir olduğu İstanbul cezaevlerindeki kader mahkumlarına “Alınteri ile Yaşamak” başlıklı konferanslar bile veriyordu.

1923 yılında dünyaya gelen ve 1984’te İstanbul’da kalp krizi nedeniyle hayatını kaybeden Sülün Osman, dolandırıcılık mirasını yaşatmak isteyen günümüz gerzeklerine bakınca ne düşünüyordur kim bilir?

++++
Serkan Aksüyek Fatura (1)

Konak Belediyesi,

yaptığı soygunu

izah edene kadar

fikrî takibe devam!

Bazı okurlara artık bıkkınlık gelmiş olabilir ama, Konak Belediyesi’nden cevap gelene kadar Fikrî Takip köşemizde soru sormaya devam…

13 Mart 2026 tarihli köşe haberimizde, Konak Belediyesi’nin su faturalarına “Katı Atık Bedeli” adı altında yansıyan soygun girişimini ihbar etmiş, belediyeden bir açıklama beklediğimizi belirtmiştik.

Sadece 2 (yazıyla iki) metreküp su tüketilen, atık su bedeli ve KDV ile birlikte 134,47 TL fatura ödemesi gereken işyerime 2 bin 924 TL faturanın nasıl tahakkuk ettirildiğini sormuştuk.

Alsancak gibi işyerlerinin yoğun olduğu, kentin en merkezi yerinde çöp toplamayı dahi bile beceremeyen Konak Belediyesi’ne bu faturadan 2 bin 690 TL’nin “Katı Atık Bedeli” adıyla ödendiği ihbarını da yapmıştık.

1 Haziran 2026 son ödeme tarihli en güncel faturamızda da durum değişmiş değil…

Serkan Aksüyek Fatura (2)

134,31 TL ödememiz gereken faturamız 2924 TL olarak tahakkuk ettiriliyor. Bu tutarın 2690 TL’si Konak Belediyesi’nin kasasına giriyor.

Yaşadığımız saçmalığı izah edemeyen Konak Belediyesi’nden cevap gelene kadar “Fikrî Takip” köşemizde aynı soruları sormaya devam edeceğiz.

Üç aydır cevap gelmeyince CİMER kanalıyla yanıt istediğimizi de belirtelim.

Sözde “sosyal belediyeciliğin”, özde ise “sosyal becereksizliğin” gerçek yüzünü gösterene kadar bu fikrî takibimiz sürecek.