Türkiye genelinde etkisini gösteren bol yağışlı hava dalgası, tarım ve enerji sektörlerinin yanı sıra denizcilik ve balıkçılık camiasında da büyük bir heyecan yarattı. Yağış oranları ile denizlerdeki canlı popülasyonu arasındaki doğrudan bağa işaret eden bilim insanları, önümüzdeki av sezonuna dair oldukça umutlu tablolar çiziyor. Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) Çevre, Biyoçeşitlilik ve İklim Değişikliği Çalışma Grubu Üyesi Prof. Dr. Doğan Yaşar, 2026 yılının son dönemlerin en bereketli periyotlarından biri olduğunu vurgulayarak, barajları dolduran yağmurların deniz canlılığına can suyu olduğunu ifade etti.
Karadan denizlere taşınan besleyici elementlerin ve tatlı su girdisinin balıkların üreme kapasitesini doğrudan artırdığını kaydeden uzmanlar, geçmiş yıllara ait istatistiki verilerin de bu durumu doğruladığını belirtiyor. Yağış miktarının yükseldiği dönemlerde denizlerdeki balık avı miktarında muazzam sıçramalar yaşandığını dile getiren Prof. Dr. Yaşar, 2026-2027 balıkçılık sezonunda son yılların en yüksek avlanma rakamlarına ulaşılacağını öngörüyor.
Kuraklık dönemlerindeki kayıplar bol yağışlarla telafi ediliyor
Deniz ekosisteminin iklimsel hareketlere ve yağış rejimine anında tepki verdiğini istatistiklerle açıklayan Prof. Dr. Doğan Yaşar, kurak geçen yıllarda sektörün ağır darbeler aldığına dikkat çekti. Türkiye'de 2019 yılında toplam balık avının 370 bin ton seviyesinde gerçekleştiğini hatırlatan Yaşar, şiddetli kuraklığın etkisini gösterdiği 2020 ve 2022 yılları arasında bu rakamın 270 bin tona kadar gerileyerek yüzde 32'lik bir kayıp yaşattığını belirtti. Ancak 2023 yılında yaşanan süper El Nino etkisiyle yağışların yüzde 13 oranında artması, balık rekoltesini aniden 387 bin ton seviyesine çıkardı.
Sonraki 2024 ve 2025 yıllarında yaşanan geçici kuraklık sürecinin ardından 2026 ile birlikte yeniden berekete kavuşulduğunu belirten uzmanlar, yağışlı havanın yarattığı bu olumlu atmosferin balıkçılık sektörü için dönüm noktası olduğunu vurguluyor. Ege Denizi'nin ve özellikle İzmir İç Körfezi'nin Akdeniz çanağındaki en zengin üreme alanlarından biri olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Yaşar; bu sezon dil balığı, çipura, levrek ve karides gibi ekonomik değeri yüksek deniz ürünlerinin tezgahlarda bolca yer alacağını müjdeledi.
Mega El Nino dalgası ve yağış beklentisi sektörü umutlandırıyor
Dünya genelindeki meteorolojik dinamikleri de değerlendiren bilim insanları, küresel ölçekte Mega El Nino etkisinin kapıda olduğuna dair güçlü işaretler bulunduğunu kaydetti. Okyanus ve atmosfer sıcaklıklarındaki değişimlerle birlikte yağış miktarını katlayan bu sistemin, Türkiye coğrafyasında da etkili olması bekleniyor. Dünya Meteoroloji Örgütü'nün tahminlerine göre kasım ayından itibaren yağışların katlanarak artacağı öngörülürken, bu durumun sadece deniz canlılığına değil, genel ülke ekonomisine de büyük bir rahatlama getireceği ifade ediliyor.
Küresel ısınmanın sanılanın aksine tek başına kuraklık anlamına gelmediğini, asıl büyük tehlikenin küresel soğuma olduğunu savunan uzmanlar, yağışlı geçen periyotların çok yönlü avantajlar sağladığını dile getiriyor. Yüksek yağış oranlarının hidroelektrik santrallerindeki su yeterliliğini artırdığı, orman yangın risklerini belirgin şekilde düşürdüğü ve tarımsal rekolteyi yukarı taşıdığı belirtilirken, 2026-2027 sezonunun Türkiye için her anlamda keyifli ve verimli bir yıl olacağı vurgulanıyor.





