Ege Denizi’nde 1 Eylül tarihinde vira bismillah diyerek ağlarını mavi sulara bırakan balıkçılar, av sezonunun ilk günlerinde tarihi bir berekete tanıklık ediyor. Geçen yılın aynı dönemine kıyasla denizlerde yaşanan popülasyon artışı, limanlardaki hareketliliği zirveye çıkardı. Sabaha karşı kıyıya yanaşan teknelerin ambarları ağzına kadar balıkla dolarken, yaşanan bu bolluk kısa sürede balık halindeki fiyatlara ve tezgah hareketliliğine yansıdı. Ege sahil şeridinde faaliyet gösteren kıyı balıkçıları ve endüstriyel gırgır tekneleri, ağlarına takılan tonlarca sardalya, hamsi, istavrit ve kolyoz ile son yılların en kazançlı dönemini geçiriyor. Yaşanan bu ivme, hem sektör temsilcilerinin hem de deniz biyologlarının yüzünü güldüren iyimser bir tablo oluşturuyor.

İki bin beş yılından bu yana kaydedilen en yüksek bolluk yaşanıyor

Sezonun ilk günlerini değerlendiren İzmir Balıkçı İş Adamları Derneği Başkanı Şahin Çakan, Ege sularında sıra dışı bir bereketin hakim olduğunu belirtti. Sektörün mevcut durumunu 2005 yılından bu yana gözlemlenen en yüksek av potansiyeli olarak tanımlayan Çakan, limanlara dönen tüm teknelerin kapasitelerini tam doldurarak kıyıya yanaştığını ifade etti. Karadeniz’de yaşanan palamut patlamasına paralel olarak Ege Denizi'nde de küçük ve orta boy pelajik balık türlerinde büyük bir artış gözlendiğini vurgulayan Çakan, tutulan balıkların fiziksel kalitesinin de oldukça yüksek olduğunu bildirdi. Balıkların bu yıl çok daha etli ve besili olmasının marine ekosistemdeki besin zenginliğine işaret ettiğini kaydetti.

Denizlerdeki bu verimliliğin doğrudan tüketiciye de olumlu yansıyacağını dile getiren sektör temsilcileri, sabit giderlerin yüksek olduğu bir dönemde teknelerin dolu dönmesinin maliyet baskısını hafiflettiğini savunuyor. Akaryakıt, işçilik ve bakım masraflarının yükseldiği mevcut ekonomik tabloda, avlanan balık miktarının rekor seviyelere ulaşması esnafın karlılığını artırırken halkın da protein kaynağına çok daha uygun fiyatlarla ulaşmasını kolaylaştırıyor. Geçen sezon hava koşulları ve yüksek maliyetler nedeniyle avcılığın erken noktalandığını hatırlatan İzmir Balıkçı İş Adamları Derneği, bu yıl yakalanan ivmenin tüm sezon boyunca sürdürülebilir bir yapıda devam etmesini beklediklerini kamuoyuyla paylaştı.

Meteorolojik parametreler ve çevresel faktörler deniz yaşamını besledi

Av verimliliğindeki bu tarihi artışın arka planında çevresel ve meteorolojik faktörlerin uyumlu kombinasyonu yatıyor. Geçtiğimiz kış ve ilkbahar mevsimlerinde Ege Bölgesi genelinde etkili olan sağanak yağışlar, karasal alandan denizlere taşınan besin maddesi miktarını gözle görülür şekilde artırdı. Nehirler ve akarsular vasıtasıyla kıyı sularına ulaşan tatlı sular, denizdeki birincil üretici konumundaki fitoplankton ve zooplankton popülasyonunu besleyerek balıklar için zengin bir beslenme alanı oluşturdu. Bu durum, balıkların havyar tutma ve üreme evrelerini sağlıklı bir şekilde tamamlamalarına doğrudan katkı sağladı.

Baro Başkan adayı Sökmen projelerini tek tek anlattı: Genç avukata nefes aldıracağız
Baro Başkan adayı Sökmen projelerini tek tek anlattı: Genç avukata nefes aldıracağız
İçeriği Görüntüle

Bunun yanı sıra, yaz ortasında etkisini gösteren kuvvetli rüzgarlar ve fırtınalar, deniz suyu sıcaklığının aşırı yükselmesini engelleyerek su sütunundaki oksijen dengesini korudu. Geçen yıla kıyasla daha serin ve dengeli seyreden deniz suyu sıcaklığı, pelajik türlerin kıyıya yakın alanlarda kümelenmesini ve sürü oluşturmasını kolaylaştırdı. Uzmanlar, iklimsel koşulların balık biyolojisi lehine gelişmesinin, son yılların en zengin popülasyon tablosunu ortaya çıkaran temel dinamiklerden biri olduğunu vurguluyor.

Av baskısının azalması üreme döngüsünü doğrudan destekledi

Sürecin bilimsel boyutuna ışık tutan Ege Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Zafer Tosunoğlu, balıkçılık yönetiminde en kritik parametrenin stoklar üzerindeki av baskısı olduğunu hatırlattı. Geçen sezonun başında yükselen maliyetler ve elverişsiz hava şartları nedeniyle birçok balıkçı teknesinin ocak ayında sezonu erken kapattığına dikkat çeken Tosunoğlu, bu zorunlu molanın ekosisteme nefes aldırdığını beyan etti. Erken biten av sezonu, ilkbahar aylarında üreme dönemine giren birçok Ege balığı türü için korunaklı bir üreme alanı yarattı. İnsan müdahalesinin azaldığı bu hassas periyotta yumurtlayan balıklar, stokların yenilenmesine imkan tanıdı.

Bilimsel değerlendirmelerde ayrıca, denizlerdeki kaçak ve usulsüz avcılıkla mücadelede kat edilen mesafenin de altı çizildi. Sahil Güvenlik Komutanlığı ve İl Tarım ve Orman Müdürlükleri tarafından yürütülen sıkı denetimler, üreme boyuna ulaşmamış bireylerin avlanmasını engelleyerek balık popülasyonu korunmasına yardımcı oldu. Nehirlerin denize taşıdığı organik maddelerin oluşturduğu zengin besin havuzunun yanı sıra azaltılan avcılık stresi, Ege Denizi'nin ekolojik dengesini yeniden tesis etmesine katkı sundu.

Kaynak: AA