İzmir'in Konak ilçesine bağlı Alsancak semtinde, 12 Temmuz 2024 tarihindeki şiddetli sağanak yağışın ardından cadde ortasında oluşan su birikintisinden karşıya geçmeye çalışırken sızan akıma kapılan tıp fakültesi öğrencisi Özge Ceren Deniz ile İnanç Öktemay'ın vefatı, kamu vicdanında derin bir yara açmıştı. Kent altyapısındaki ihmaller zincirini gözler önüne seren bu olayın ardından yürütülen geniş çaplı soruşturmada, kamu görevlilerinin yargılanabilmesi için yasal izin süreçlerinin tamamlanması beklenmişti. İzinlerin tescil edilerek dosyalarının ana yargılamadan ayrılmasının ardından hakim karşısına çıkan bürokratların ilk duruşması, İzmir Adliyesi'nde sivil toplum kuruluşlarının ve acılı yakınların katılımıyla icra edildi.

Duruşma salonundaki gergin bekleyişin ve sanık savunmalarının tamamlanmasının ardından mahkeme heyeti ara kararını açıkladı. Duruşmanın bitmesiyle birlikte davanın tarafları, basın mensuplarının yoğun ilgisi eşliğinde adliye binasının önündeki meydanda bir basın açıklaması gerçekleştirdi. Kameraların karşısına geçen müşteki avukatları ve maktul yakınları, verdikleri hukuk mücadelesinin sadece kendi kayıpları için değil, gelecekte kentsel altyapı yetersizlikleri yüzünden benzer trajedilerin yaşanmaması adına hayati bir öneme sahip olduğunu deklare etti.

Yol verme tartışması yumruklu kavgaya dönüştü! O anlar kamerada
Yol verme tartışması yumruklu kavgaya dönüştü! O anlar kamerada
İçeriği Görüntüle

İki ayrı davanın teknik dökümleri aynı bilirkişi heyetine teslim edildi

Yargılama safhasında adli makamların attığı en stratejik adımlardan biri, olaydaki sorumluluk oranlarının milimetrik olarak tescil edilebilmesi için iki farklı dosyanın birbiriyle entegre edilmesi oldu. Basın mensuplarına dosyanın geldiği aşamaya dair hukuki ve lojistik verileri aktaran müşteki avukatı, kusur derecelerinin sağlıklı bir şekilde belirlenebilmesi amacıyla mahkemenin yeni bir ara karar kurduğunu bildirdi. Facianın meydana geldiği Enver Dündar Başar Sokak altındaki kablolama ve mazgal imalat süreçlerinde sorumluluğu bulunan hem elektrik şirketi çalışanları hem de yerel yönetim kadroları arasındaki illiyet bağının tam olarak çözülmesi hedefleniyor.

Hukuk kurmaylarının aktardığı dökümlere göre, daha önce ceza yargılaması tamamlanan ve mahkumiyet kararı çıkan 30 sanıklı ana dava şu anda Bölge Adliye Mahkemesi’nde istinaf incelemesinde bulunuyor. Devlet memurlarının yargılandığı bu yeni dosya ile istinaftaki dosyanın birbirine sıkı sıkıya bağlı olduğunu belirten vefa savunucuları, maddi gerçeğin ortaya çıkması için kriminoloji ve mühendislik incelemelerinin tek bir elden yürütülmesi gerektiğini savundu. Mahkeme heyetinin de bu talebi haklı bularak her iki dosyayı aynı uzman kadrosuna devrettiğini aktaran avukat, “Kusur derecelerinin tespiti için daha önce dosyamızdan ceza alan 30 sanığın dosyası Bölge Adliye Mahkemesi’nde istinaf incelemesinde. İki dosya birbiriyle bağlantılı olduğu için bilirkişi incelemesi açısından aynı heyete dosyanın gitmesine karar verildi. Duruşmamız 9 Ekim 2026 saat 11.15’e bırakıldı. Adalet devlet memurları için de suçla bağlantısı olan herkes için de işlemeye devam ediyor. İhmali olan herkesin gereken cezayı almasını istiyoruz” sözleriyle adli takvimi kamuoyuyla paylaştı.

Yıllar öncesine ait tehlike ihbarlarının göz ardı edildiği ortaya çıktı

Basın açıklamasında söz alan ve kızının trajik kaybından sonra adeta adliye koridorlarında adalet nöbeti tutan acılı baba, kentsel asayiş ve denetim mekanizmalarının ne denli büyük bir boşluk içinde olduğunu sarsıcı iddialarla dile getirdi. Olay yerindeki siber hatlarda ve mazgal çeperlerinde yaşanan elektrik kaçağı riskinin aslında yeni bir olgu olmadığını, yerel basın ve kentsel şikayet hatları üzerinden defalarca gündeme taşındığını belirten acılı veli, idari makamların ve yüklenici firmaların bu uyarıları kulak ardı ettiğini savundu.

Bölgedeki esnafın ve mahalle sakinlerinin geçmiş yıllarda faciaya davetiye çıkaran bu arızayı defalarca tescil ettirmek istediğini ifade eden Özge Ceren Deniz’in babası, elindeki arşiv belgelerini hatırlatarak şu ifadeleri kullandı:

“2019 Mart ayında yapılan haberlere göre burada bir elektrik kaçağı olduğu belirtilmişti. Buna rağmen hiçbir tedbir alınmadı. İhmali olan herkesten şikayetçiyim. Adalete güveniyorum”

Kaynak: HABER MERKEZİ