Midye kabukları deniz yaşamına nefes olacak
Midye kabukları deniz yaşamına nefes olacak
İçeriği Görüntüle

Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde son yıllarda mevsim normallerinin üzerinde seyreden sıcaklıklar ve buna bağlı gelişen meteorolojik kuraklık, su kaynakları üzerindeki baskıyı her geçen gün artırıyordu. Kent merkezine yakınlığı ve barındırdığı zengin biyoçeşitlilikle bilinen Diyarbakır'daki Dicle Üniversitesi yerleşkesi sınırları içerindeki yapay göl sahası da bu olumsuz tablodan en fazla payı alan yerlerin başında geliyordu. Tarımsal kalkınma amacıyla Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünce 1990 yılında 25 hektar alanda sulama amaçlı kurulan, 425 bin metreküp su toplama hacmine sahip gölet, son üç yıllık periyotta adeta bir çölü andıran sessizliğe bürünmüştü. Ancak bu yılın başından itibaren tüm bölgeyi etkisi altına alan kuvvetli kış soğukları ve peşinden gelen ilkbahar yağmurları, makus talihi tamamen tersine çevirdi.

Hava sıcaklıklarının aniden düşmesiyle birlikte havzaya düşen yoğun kar kütleleri, mayıs ayı sonuna kadar eriyerek nehir yataklarını ve yeraltı su kaynaklarını besledi. Küresel ölçekte hissedilen iklim değişikliği, yerel düzeydeki yağış azlığı ve aşırı sıcakların tetiklediği buharlaşmayla yaşanan kuraklık nedeniyle tabanı çatlama noktasına gelen gövdede, suların hızla yükseldiği gözlendi. Yerel yönetimlerin ve üniversite senatosunun yakından takip ettiği bu ekolojik geri dönüş, bölgede uzun süredir profesyonel ekipmanlarla yürütülen insansız hava aracı çekimlerine de yansıdı. Havzanın kapkara toprakla kaplı, adeta kurumuş bir ağacı andıran Aralık 2025'teki kurak hali ile bu yılın haziran ayı itibarıyla su seviyesi parametrelerinin ulaştığı pik nokta, aradaki çarpıcı farkı gözler önüne serdi.

Bilim insanları yüz dokuz kuş türünün geri dönüşünü doğruladı

Gölet çevresindeki ekosistemin yeniden canlanması, sadece görsel bir değişimden ibaret kalmayıp akademik çevrelerin de ana gündem maddesi haline geldi. Sulak alanın korunması ve göç yolları üzerindeki etkilerinin haritalandırılması amacıyla Dicle Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Zooloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Recep Karakaş liderliğindeki bir heyet, bölgede geniş kapsamlı bir saha taraması gerçekleştirdi. Yıllardır aynı koordinatlarda düzenli kuş sayımı ve habitat analizi yaptıklarını belirten Prof. Dr. Karakaş, elde edilen yeni verilerin bölgenin ekolojik geleceği açısından umut verici olduğunu açıkladı.

Suların çekildiği dönemlerde göçmen kuşların rotalarını değiştirmek zorunda kaldığını ve bunun popülasyon dinamiklerine darbe vurduğunu hatırlatan Karakaş, şu saptamalarda bulundu: "Burası pek çok kuş türünün göç döneminde konaklama amaçlı kullandığı bir alan olmasının yanı sıra, göç dönemi dışında da yerleşik olarak pek çok türe ev sahipliği yapıyor. Yakın dönemde yaptığımız gözlemlerimize göre ördek ve turnaların da olduğu 109 kuş türüne yönelik bilimsel çalışmamız var. Geçmiş yıllarda yaşanan sert kuraklık, bu türlerin üreme alanlarını daraltmıştı. Yapay su takviyeleri dahi ekosistemin dengesini korumaya yetmemişti. Ancak son yağışlarla birlikte su seviyesinin artması sevindirici bir gelişme olarak kayıtlara geçti."

Buharlaşma riski yaz aylarında ekolojik dengeyi tehdit etmeye devam ediyor

Suyun biyolojik döngülerdeki birleştirici gücüne vurgu yapan uzmanlar, gölet yatağındaki bu doluluğun kalıcı olabilmesi için mevsimsel stratejilerin geliştirilmesi gerektiğinin altını çiziyor. Bölgedeki nehir yapılarının ve sulak alanların etrafındaki bitki örtüsünün korunması, su kalitesinin korunmasında da doğrudan belirleyici bir rol üstleniyor. Yağışların durmasıyla birlikte bölge genelinde yaz aylarının oldukça kavurucu ve nemsiz geçtiğini hatırlatan meteoroloji mühendisleri, temmuz ve ağustos aylarında yaşanacak buharlaşma kayıplarına karşı şimdiden uyarılarda bulunuyor.

Akademik heyetlerin raporlarında da bu risk faktörüne geniş yer ayrılırken, Prof. Dr. Recep Karakaş havzanın kırılgan yapısına dair şu kritik uyarıyı yaptı: "Bölgemizde yaz ayları aşırı sıcak ve kurak geçiyor. Kabaklı Göleti gibi göletlerde en temel sorun yüksek sıcaklıklara bağlı buharlaşma ve kontrolsüz su kayıplarıdır. Mevsimsel koşulların kuraklığı tetiklemesi durumunda önümüzdeki aylarda su seviyesinin yeniden düşme riski bulunmaktadır." Bu kapsamda, sulama kanallarının disipline edilmesi ve kaçak su kullanımının önüne geçilmesi amacıyla Devlet Su İşleri ekiplerinin havza genelinde 24 saat esasına dayalı denetimler başlattığı öğrenildi.

Kaynak: AA