KAZİM BOZKURT/E-imzalı resmi yazılardan ve Proje Tanıtım Dosyası'ndan (PTD) edinilen bilgilere göre, yılda 1,65 milyon ton soğuk ürün kapasiteli tesisin bu yıl içinde açılan iki ÇED sürecinden ilki, Hazine'ye ait parsellerdeki mülkiyet sorunu nedeniyle iptal edildi; ağustos ayında yenilenen süreç ise hiçbir kurum görüşü istenmeden, şirketin kendi talebiyle kapandı.

Sakin şehir Seferihisar'a 235 dönümlük GES projesi!
Sakin şehir Seferihisar'a 235 dönümlük GES projesi!
İçeriği Görüntüle

2022'DEKİ KARAR VE GENİŞLEYEN ALAN

Belgelere yansıyan kronolojiye göre şirket, 21 Kasım 2022 tarihli ve E-2022238 sayılı kararla, o tarihteki parsel düzeninde "ÇED Gerekli Değildir" belgesi almıştı. Ardından, kapasiteyi değiştirmeden makine yerleşimini ve tesis alanını büyüten şirket, ÇED alanını 58 bin 733 metrekareden 113 bin 995 metrekareye çıkaran "Revize" proje için Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü'nden görüş istedi.

İl Müdürlüğü, 2022'de yürürlüğe giren ÇED Yönetmeliği'nin soğuk haddeleme tesislerini "ön inceleme ve değerlendirmeye tabi" projeler listesine aldığı gerekçesiyle yeni başvuru istedi. Bunun üzerine şirket, şubat ayında PTD'sini İl Müdürlüğü'ne sundu; müdürlük 19 Şubat'ta kurum görüşlerini talep etti.

MART AYINDA İLK İPTAL: "FAALİYET MÜMKÜN DEĞİL"

İzmir Milli Emlak Dairesi Başkanlığı'nın 18 Mart tarihli görüşü, sürecin önünü kesti. Milli Emlak, 1030 ada 93 numaralı parselin beşte birlik hissesinin Hazine'ye ait olduğunu ve şirketin bu hisseye ilişkin doğrudan satın alma talebine ilişkin işlemlerin sürdüğünü; buna karşılık 3260 ada 38 numaralı parselin tamamının Hazine adına kayıtlı olduğunu, şirketin bu parselin satın alınması ya da kiralanmasında öncelik hakkı bulunmadığını ve satışın ancak ihaleyle yapılabileceğini bildirdi. Görüşte, "Bu aşamada faaliyetin gerçekleştirilmesi mümkün bulunmamaktadır" ifadesine yer verildi.

Bunun üzerine İl Müdürlüğü, 28 Mart'ta mülkiyet ve kullanım hakkı eksikliği gerekçesiyle ilk ÇED sürecini iptal etti; görüş bildirmeyen kurumların görüşüne gerek kalmadığını duyurdu.

AĞUSTOS'TA İKİNCİ BAŞVURU: DSİ'DEN "TUZLANMA" TESPİTİ

Şirket, tamamı Hazine'ye ait 3260 ada 38 parseli dosyadan çıkararak ağustos ayında 60763 numarasıyla ikinci kez e-ÇED sistemine başvurdu. Beşte biri hâlâ Hazine'de kalan 93 numaralı parsel ise başvuruda kaldı.

Şirketin dosyasına eklediği kurum görüşleri, projenin su cephesindeki tabloyu ortaya koyuyor. DSİ 2. Bölge Müdürlüğü'nün 2024 tarihli görüşünde, proje sahasının bulunduğu akiferde yeraltı suyunun "miktar açısından baskı altında" olduğu, gözlem kuyularında su seviyesinin "giderek derinlere çekildiği" ve deniz suyunun iç kesimlere doğru hareketi sonucu "tuzlanma" gözlendiği belirtilerek, su ihtiyacının "proje aşamalarının hiçbirinde yeraltısuyundan karşılanması mümkün görülmediği" vurgulandı.

DSİ ayrıca sahadan geçen Bozköy Kurutma Kanalı'nın daraltılmamasını, kanala ve dere yataklarına atık deşarj edilmemesini, aksi halde taşkın ve su basması gibi sorunlardan doğacak maddi-manevi zararlarda her türlü sorumluluğun firmada olmasını şart koştu. Görüşte, suyun karşılanacağı desalinasyon (deniz suyu arıtma) tesisinin kapasitesi 9 bin 600 metreküp/günden 21 bin metreküp/güne çıkarılmadan tesisin "kesinlikle işletmeye alınmaması" ve yer değişikliği ile kapasite artışında kurum görüşünün yeniden alınması istendi. DSİ, tüm bu şartlara uyulması kaydıyla sürecin nihai olmasında da "sakınca görülmediğini" bildirdi.

Ancak ağustos sürecinde hiçbir kurumdan görüş istenmedi. İl Müdürlüğü, iptal yazısında sürecin "format kontrolü yapılmadan" sonlandırıldığını kaydetti.

"SİSTEME SEHVEN GİRDİK" BEYANI

Şirket, 20 Ağustos'ta İl Müdürlüğü'ne verdiği dilekçede, aylarca süren hazırlık çalışmaları ve 490 milyon liralık yatırıma ilişkin dosya için "sisteme sehven başvuru yapıldığını" bildirerek sürecin iptalini istedi. İl Müdürlüğü, ÇED Yönetmeliği'nin "proje sahibinin talebi hâlinde sürecin aşamasına bakılmaksızın sonlandırılması" hükmüne dayanarak 21 Ağustos'ta talebi kabul etti. Şirketin iptal gerekçesini ayrıntılarıyla açıkladığı dilekçenin içeriğine ise henüz ulaşılamadı.

"İNŞAAT ÇALIŞMALARI DEVAM ETMEKTEDİR"

Öte yandan PTD'nin giriş bölümündeki "Proje kapsamında arazi hazırlık işlemleri tamamlanmış olup inşaat çalışmaları devam etmektedir" ifadesi, iki ÇED süreci de sonuçlanmadan sahada hangi kapsamda faaliyet sürdürüldüğü sorusunu gündeme getirdi. Dosyada yer alan 2022 tarihli "ÇED Gerekli Değildir" belgesi ise yalnızca 58 bin 733 metrekarelik eski alanı kapsıyor.

Şirket, PTD'de ilgili kurumlardan görüş ve izinlerin alınması süreci tamamlanmadan faaliyete geçilmeyeceği taahhüdünde bulunuyor.

Kaynak: HABER MERKEZİ