İzmir'in Çeşme, Alaçatı, Urla, Seferihisar, Foça, Dikili, Karaburun ve Menderes gibi yaz aylarında yoğun ilgi gören sahillerinde şezlong ve şemsiye düzeni yeniden tartışmaların odağına yerleşti. Özellikle hafta sonları sahillerin büyük bölümünün işletmeler tarafından şezlonglarla kaplanması, vatandaşların ücretsiz olarak denize girebileceği alanları önemli ölçüde daraltıyor. Sabahın erken saatlerinde plajlara gelen birçok kişi, kıyı boyunca boş alan bulamadığını, havlusunu serecek yer aramak zorunda kaldığını ifade ediyor. Bazı vatandaşlar ise işletmeler tarafından ücretli alanlara yönlendirildiklerini öne sürüyor.

İzmir’de 5 günlük hava durumu: Kavurucu sıcaklar sürecek
İzmir’de 5 günlük hava durumu: Kavurucu sıcaklar sürecek
İçeriği Görüntüle

Seferihisar'daki olay tartışmaları büyüttü

Son günlerde Seferihisar'da bir plajda yaşanan şezlong tartışması, kıyılardaki kullanım sorununu yeniden ülke gündemine taşıdı. Olayın ardından başlatılan adli süreç, sosyal medyada da geniş yankı uyandırırken, kamuya açık sahillerin kimler tarafından ve nasıl kullanılacağı yeniden tartışılmaya başlandı. Uzmanlar, yaşanan olayın münferit olmadığını, her yaz benzer tartışmaların farklı sahillerde tekrarlandığını belirtiyor.

Kıyılar herkesin ortak kullanım alanı

Anayasa'nın 43. maddesi ile 3621 sayılı Kıyı Kanunu'na göre deniz kıyılarından yararlanma hakkı herkes için eşit. Kanun, kıyıların kamu yararına açık tutulmasını öngörürken, vatandaşların denize ulaşmasının engellenemeyeceğini hükme bağlıyor. Ancak uygulamada birçok işletmenin kıyının büyük bölümünü şezlong ve şemsiyelerle kapladığı, ücretsiz kullanım alanlarının ise oldukça daraldığı yönünde her yıl çok sayıda şikâyet geliyor.

Denetim yetkisi birçok kurum arasında

Uzmanlara göre sorunun büyümesindeki en önemli nedenlerden biri denetim mekanizmasının farklı kurumlar arasında paylaşılmış olması. Belediyeler, kaymakamlıklar, valilikler, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile Milli Emlak birimleri farklı yetki alanlarında görev yaparken, bu durum uygulamada koordinasyon sorunlarına neden olabiliyor. Vatandaşlardan gelen şikâyetler üzerine zaman zaman denetimler yapılsa da, birçok işletmenin kısa süre sonra aynı düzeni yeniden kurduğu yönünde iddialar bulunuyor.

Vatandaş neden çaresiz kalıyor?

Uzmanlar, birçok kişinin kıyılardaki haklarını yeterince bilmediğini belirtiyor. İşletmelerin sahilin tamamını kapatamayacağını bilmeyen ya da tatil sırasında tartışma yaşamak istemeyen vatandaşlar, çoğu zaman durumu kabullenerek ücretli şezlong kiralamayı tercih ediyor.

Bu durum da fiili uygulamanın her sezon yeniden devam etmesine neden oluyor.

Çözüm için sürekli denetim çağrısı

Kıyı hakkı konusunda çalışma yürüten uzmanlar ve çevre örgütleri, yalnızca sezon başında yapılan denetimlerin yeterli olmadığını ifade ediyor. Yaz boyunca düzenli kontroller yapılması, ücretsiz kullanım alanlarının açık şekilde belirlenmesi ve ihlallerin tekrarlanması halinde daha caydırıcı yaptırımlar uygulanması gerektiği vurgulanıyor. Her yaz benzer görüntülerin yaşandığı İzmir sahillerinde vatandaşlar ise taleplerini tek cümlede özetliyor: "Denize girmek için değil, şezlongların arasından geçebilmek için mücadele etmek istemiyoruz."

Kaynak: HABER MERKEZİ