İzmir’in susuzluk sorunu bir numaralı gündem konusu olmaya devam ediyor. Kent genelinde her gün geceden sabaha kadar süren su kesintileri ile tasarruf edilmeye çalışılıyor çalışılmasına da; barajların tükenme noktasına gelmiş olması, yağış azlığı ve mevcut yağışların barajları istenilen oranda doldurmaması sorunu büyütüyor.

DSİ yeni kuyu açılması için sonunda harekete geçti. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin 41 yeni kuyu açma talebinin 8'ine izin çıktı. Bunun yanında Başkan Cemil Tugay da kentte yağış potansiyelini artırmak için bulut tohumlama metodunun devreye alınacağını açıkladı.

Peki bulut tohumlama nedir ve susuzluk sorununu çözer mi?

*

Ben de herkes gibi merak ettim ve araştırdım. Bulut tohumlama, yağış potansiyeli olan bulutları tetikleyerek yağış ihtimalini artırmayı amaçlayan bir hava modifikasyonu yöntemi.

Atmosferde yağmur potansiyeli taşıyan bulutlar tespit ediliyor; daha sonra drone, uçak gibi araçlarla havadan veya daha farklı sistemlerle yerden bu bulutlara yağış olasılığını artırmak üzere bazı maddeler veriliyor.

%100 başarı garantili bir yöntem değil. Çünkü bulut tohumlama ancak potansiyel yağmur bulutu varsa işleyebiliyor. Yapılan çalışmalara göre “teoride” eğer uygun bulutlar mevcutsa, yağışlarda %5-20 arası artış gerçekleşebilir ve bu da barajlara ek su sağlayabilir.

Elbette bu çözümlerin insan sağlığı açısından risk yaratmayacak şekilde planlanması da son derece önemli bir diğer konu.

*

Susuzluk sorununun çözümü için atılacak her adım değerlidir. Ancak ülkece yaşadığımız su krizi, maksimum etkiyi sağlayacak, bilimsel geçerliliği olan çoklu yöntemlerin ve önlemlerin aynı anda devreye alınmasını zorunlu hale getiriyor.

Örneğin kayıp-kaçakların azaltılması birinci öncelik olmalı. İZSU verilerine göre İzmir'de kayıp kaçak oranı yüzde 25'lerde. Yani, mevcut suyumuzun dörtte biri boşa gidiyor. Sadece kayıp kaçak oranını %5’ler seviyesine indirebilsek, kentin su sıkıntısını aşmada önemli yol kat edebiliriz.

Veya atık sular arıtılarak yeniden kullanıma yönlendirilebilse, büyük su tasarrufu sağlanabilir. Bugün İsrail, Singapur, Kuveyt, Avusturya, Avustralya gibi ülkeler atık suyun %80’ler gibi önemli bölümünü arıtarak geri kazanıyor. Türkiye’de ise bu konuda adımlar atılmış olsa da atık suyun yeniden kullanım oranı yüzde 5 civarında.

Ve tabii ki hep söylediğimiz gibi tarımsal sulamada artık dönüşüm şart! Tüm Türkiye’de tüketilen suyun %70’i tarımda kullanılıyor. Su krizi ile boğuştuğumuz 21. yüzyılda tarımda sulama yöntemlerini değiştirmemizin vakti geldi de geçiyor bile.

Susuzluk tek bir yöntemle, bir iki kuyu açarak veya sadece belediyelerce çözülebilecek kadar küçük bir sorun değil. Önce bunu kabul etmek gerekir.

Sağlam bir su politikası çerçevesinde seferberlik düzeyinde önlemleri almazsak ve etkin programları bir arada hayata geçiremezsek gelecek yıl, bugünleri de mumla arayabiliriz.

Candostlar Anagorsel Internete (4)Candostlar Kaput Dunyadan1 (1)

Kaputa vurmak hayat kurtarabilir!

İzmir Büyükşehir Belediyesi Veteriner İşleri Dairesi Başkanlığı Hayvan Sağlığı Şube Müdürlüğü’nün sosyal medya üzerindeki hesabı Patili Kentimiz İzmirli hayvan severler tarafından ilgiyle takip ediliyor.

Sokak hayvanları ile ilgili faydalı bilgi paylaşımları, sahiplendirme ilanları, yapılan hizmetler ve etkinliklerle ilgili bilgilendirmelere yer verilen hesap, soğuk kış aylarında ihmal edilmemesi gereken önemli bir durumu da gündeme taşıdı.

Candostlar Anagorsel Internete (4)Candostlar Kaput Dunyadan (1)

Hava sıcaklığı düşünce sokak kedileri ısınabilmek için araçların motorlarına girebiliyor veya lastiklerin üstünde uyuyabiliyor. Sürücülerin kontrol etmemesi halinde ise araç çalıştırıldığında kediler bazen yaşamlarını yitirebiliyor.

Bununla ilgili Instagram’da Patilikentimiz’in paylaşımı ise şöyle:

“Can dostlarımız bu soğuk günlerde ısınmak için araçlarımızdan yararlanmak isteyebilirler. Can dostlarımızın güvenliği için aracınızı çalıştırmadan önce kaputa vurarak onların oldukları yerden çıkmalarını sağlamanız, aracınızın yakınlarında yatmakta olan bir can dostumuz olup olmadığını kontrol etmeniz büyük önem taşımaktadır.”

Candostlar Anagorsel Internete (4)Candostlar Acikdeni̇zler Bizimgezegen (1)

Açık denizlere koruma kalkanı

Tüm dünyanın ortak mirası olan denizlerin korunmasını amaçlayan Açık Denizler Anlaşması Ocak 2026 itibarıyla resmen yürürlüğe girdi. Antlaşma Haziran 2023’te kabul edilmişti ancak yürürlüğe girebilmesi için gerekli olan 60 onay eşiğine Eylül 2025’te ulaşıldı.

Doğal Hayatı Koruma Vakfı (WWF Türkiye) konuyla ilgili şu yazılı açıklamayı paylaştı:

“Ulusal sınırların ötesinde kalan ve açık denizler olarak adlandırılan alanlar, okyanusların neredeyse üçte ikisini oluşturuyor; ancak bu devasa alanın yalnızca %1’i etkin korunuyor.

Açık denizlerdeki biyolojik çeşitlilik iklim değişikliği, plastik başta olmak üzere kirlilik, deniz taşımacılığı kaynaklı deniz trafiği, derin deniz madenciliği, yasa dışı, kural dışı ve kayıt dışı balıkçılık gibi güçlü sorunlarla karşı karşıya.

Uluslararası Doğa Koruma Birliği’ne (IUCN) göre, küresel çapta denizel türlerin yaklaşık yüzde 10’u yok olma tehdidi altında. 2030 yılına kadar açık denizlerin %30’unun etkin korunmasını ve iyileştirmeyi hedefleyen Açık Deniz Anlaşması; korunan alanlarda hem balıkçılık ve deniz taşımacılığı gibi ekonomik hem de bilimsel faaliyetlerin düzenlenmesini; denizel genetik kaynakların ve gıdanın adil paylaşımını gündeme getiriyor.

Resmen yürürlüğe giren antlaşma halihazırda 80’den fazla ülke tarafından onaylandı. Türkiye’nin de taraf olduğu bu anlaşma, okyanuslar ve denizlerdeki biyoçeşitliliğin korunması için kritik önem taşıyor. Önümüzdeki günlerde daha fazla ülkenin bu anlaşmayı onaylamasını diliyoruz. Yıllar süren çalışmaların ardından, bu anlaşmanın yürürlüğe girmesi denizlerimiz için umut verici.”

Candostlar Anagorsel Internete (4)Candostlar Kulagimizakupe (1)-5

KULAĞIMIZA KÜPE OLSUN

Sıcak bir gülümseme, nezaketin evrensel dilidir.”

  • William Arthur Ward / Yazar