9 Eylül TV’de moderatörlüğünü gazeteci Zafer Ertem’in yaptığı ‘Spor Servisi’ programının bu haftaki konukları Karşıyaka Teknik Direktörü Burhanettin Basatemur ile Spor Yazarı Suavi Yardımoğlu oldu. Basatemur, zor şartlarda kurulan takımının karakteri ile play-off’uhak ettiğini söyledi. Yeniden dirilişi sadece futbol değil, yeniden üretime geçmenin yani yeni genç oyuncular keşfetmenin ve inanmanın hikayesi olarak ifade etti. Spor Yazarı Suavi Yardımoğlu ise, ‘’Hazıra dayanan sistem çöktü, çözüm oyuncu üretmekti. Karşıyaka da kendisini hayata döndürecek bu projeyi hatırlayıp uygulamaya başlayınca hem kasa rahatladı hem de 2. Lig özlemi takım ateşledi’’ yorumunu yaptı.
İMKANLAR KISITLI, MORALLER YERDEYDİ
Teknik patron Burhanettin Basatemur Karşıyaka ile yollarının sezon başında kesiştiğini belirtip süreçle ilgili şu bilgileri verdi: ‘’Bu büyük bir camiadan gelen teklifi kabul etmemek olmazdı. Her fırsatta maçlarını izlediğim, futbol mantalitesini çok iyi bildiğim kulübe alışmam hiç zaman almadı. Zaten ekibimle kalıcı bir şeyler yapmak zorunda olduğumuzu da biliyorduk. İmkanlar gerçekten kısıtlıydı. Ama herkes fedakarca işin hem yönetim bazında hem idari anlamda sorumluluk almak için yarışıyordu. Bizler de kulübümüzün şartları ve imkanları doğrultusunda bütçeye uygun bir şekilde oyuncular almaya, belirlemeye çalıştık. Çok da güzel bir takım kurduk. Hepsi yetenekli ve karakterli futbolculardı. Hiç maddi şartları olmadı, Karşıyaka formasını giymek ilk istekleriydi. Ta ki TFF’nin zamansız bahis operasyon girişimi ligin kaderini de değiştirdi.’’
TAM LİDER OLACAKTIK!
Teknik Direktör Burhanettin Basatemur takımının 3.Lig Play-off mücadelesini başarının da ötesinde yeniden doğuş olarak niteledi. Kriz dönemini geride bırakıp play-off ve 2.Lig umuduyla yol aldıklarını belirterek duygularını şöyle dile getirdi: ‘’Sezon başında ekibimle kısıtlı imkanlarla göreve geldik. Büyük bir camiada sorumluluk üstlendiğimizi de biliyorduk. Gerçekten maddi şartlar sınırlıydı ama karakterli futbolculardan bir ekip kurup zaman geçirmeden yola çıktık. Ama istim üzerinde grup liderliğe ortak olma aşamasında liglerin 10’ncu haftasında ortaya çıkan bahis soruşturmasıher takım gibi bize de yıktı. 8 futbolcum bir anda bu kapsama alındı zor anlar yaşadık. Hemen önce altyapımızdan ardından amatör liglerden ve 3. Lig deneyimli oyuncularla eksiklerimiz tamamladık ve hiç mazeret üretmedik, çözüm üretmeye odaklandık. O sıkıntılı günleri bir ben bir de futbolcularım iyi bilir.’’
PLAY-OFF ŞANSIZLIĞI BU YIL BİTECEK
Karşıyaka’nın yıllardır kıramadığı play-off şanssızlığına da değinen Teknik Direktör Burhanettin Basatemur, bu sezonun bir kırılma yılı olabileceğini de dile getirdi. Basatemur, ‘’Geçmişe bakarsak Karşıyaka uzun yıllardır play-off krizi yaşıyor. Geçmişte Denizlispor, Adana Demirspor, Boluspor, Kasımpaşa, Altay, Vanspor en son Anadolu Üniversitesi Karşıyaka’nın yolunu kesen takımlar oldular. Üst lige çıkmayı hedefleyen takım bir şekilde play-off grubuna kadar geliyor bir türlü bu eşiği geçemiyordu. Biz bu sene bu sıkıntıyı çözeceğiz. Uzun yıllar sonra ilki yaşamak istiyoruz. Fiziksel ve mentalolarak hazırız. Buralara formumuzu yükselterek geldik. Bu aşamada tüm oyuncularımıza ihtiyacımız var. Evet çok çalışıyoruz ama henüz elimizde net bir başarı yok. İşte bu yıl o yıl o adımı atacağız’’diye konuştu.

YARDIMOĞLU: ‘GENÇLER CAN SUYU OLDU’
9 Eylül TV yorumcusu spor yazarı Suavi Yardımoğlu ise Karşıyaka’nın yıllardır ihmal ettiği altyapı gerçeğine dikkat çekti ve “Hazıra dağ dayanmaz” sözleriyle kulübün geçmiş yönetim anlayışını eleştirdi. Tecrübeli yorumcu, ‘’Burhanettin hoca genç oyuncu üretme modelini hemen hayata geçirdi. Bu durum aynı zamanda Karşıyaka’nın ekonomik anlamda nefes almasını sağlayan transfer hamlelerini de gündeme getirdi. Özellikle genç oyuncuların satışından elde edilen gelir, kulübe “can suyu” oldu. Bu durum, altyapının sadece sportif değil ekonomik bir çıkış yolu olduğunu bir kez daha gösterdi. Bu model için Burhanettin hoca çok çaba harcadı ve kulüp karşılığını da gördü. Hocanın Türk futboluna nasıl katma değer kattığını, nasıl oyuncuları amatörden, BAL liginden seçip futbolumuza kazandırdığını yakından biliyoruz. Karşıyaka yıllar sonra oyuncu sattı Adem, Metin transferleri dar zamanında kulübün imdadına yetişti. Her yıl 10 -15 futbolcu alınır yıllık sözleşmeler yapılırdı. Beğenilmezse satarız düşüncesi hakimdi. Gün geldi tıkandı uygulama. Bütçe ve borçlar şişti. Yani hazıra dağ dayanmadı. Başkan Aygün Cicibaş taşın altına elini koyanların başındaydı. Oluşturduğu yönetimle hala zorlukları savuşturmaya çalışıyor.’’

KSK TARAFTARI TEMPOLU FUTBOL İSTER
Karşıyaka’nın teknik patronu taraftarlarla ilgili olarak da şu uyarılarda bulundu: ‘’Bizim coşkulu taraftarımız var. Bizim yavaş bir oyunumuz olamaz. Yani bu coşkulu taraftarın önünde yavaş bir oyun oynayamayız. O coşkuya aynı coşkuyla bizim oyun olarak karşılık vermemiz gerekiyor. Taraftarlarımız bu takımı sevdi, onlara teşekkürü borç biliyoruz Bizde onlara layık olmak için coşkulu oynuyoruz. Son dönemde aldığımız skorlar da ortada. Öyle bir oyun oynamaya çalışıyoruz, genelde bunu belli sürelerde, uzun sürelerde oynayabiliyoruz, yükselen form grafiğimiz söz konusu. Oyuncularımızın bazıları cezadan döndüğü için fiziksel olarak yeni hazır hale geldiler. Yani bütün oyunculara ihtiyacımız var. Zaten play-off’ta rakip Balıkesirspor ya da Ayvalıkgücü olacak yani rakip kim olursa olsun, rakibin durumu ne olursa olsun, biz ciddiyetle oynayıp hedefe ulaşmak isteğindeyiz.’’
ERTEM: İLK MAÇ GÖZTEPE İLE!
9 Eylül TV stüdyolarında röportaj için konuk ettiğimiz Teknik Direktör Burhanettin Basatemur’un Karşıyaka için büyük şans oldu izlenimini edindim. Hedefe koşan, kurallı, genç jenerasyonun dilinden anlayan Burhanettin hocanın 2.Lig’e çıkmaları halinde ilk hazırlık maçını Göztepe ile oynamak istediklerini söylemesi ve bunun için şimdiden sarı-kırmızılı kulüple temasa geçeceklerini dile getirmesi benim için finalin sürpriziydi. Genç teknik adamın 1981’de 2. Ligde Karşıyaka ile Göztepe’nin 70 bin kişi ile seyirci rekorunun kırıldığı maçı unutamamış olması ve iki kulüp taraftarının özel maç içinde olsa tekrar bu havayı yaşamasını istemesi fair play ruhuna bakışını da ortaya koyuyordu.





