Değerli okurlar! Bu hafta sizlere şu günlerde hepimizin her yerde sıkça karşılaşmakta olduğumuz ve muhtemelen sizlerin de en az benim kadar rahatsız ve şikayetçi olduğunuz bir davranış biçiminden, 'magandalık'tan bahsetmek istiyorum.
Magandalık için bir davranış biçimi demekle yanlış yaptığımın da farkındayım. Aslında magandalık bir kültür, ama negatif bir kültür. Her kültür tarzı ve düzeyinin olduğu gibi bu kültürün de bir davranış biçimi var tabii. Önce kavramda bir mutabık kalalım. Bakalım TDK bunu nasıl tanımlamış? Değişik kelimeler üzerinden ele alınan maganda sözcüğü, Türk Dil Kurumu kapsamında şu şekilde ifade edilmektedir: Görgüsüz, kaba, anlayışsız, terbiyesiz ve uyumsuz (kişi). Günlük yaşamda ise maganda sözcüğü insana saygı duymayan, kurallara uymayan ve hoş karşılanmayan davranışlar gösteren kişiler için kullanılır.
***
Maganda kavramının işaret ettiği toplumsal olgu; toplumsal değişim, toplumsal yabancılaşma, toplumsal süreçlerin bozulması, algılar, sosyal psikolojinin değişim sıra dışılıkları vb. unsurlarla ve bilhassa da tek yönlü bir cehaletle ilişkilendirilmektedir. (Safran Kültür ve Turizm Araştırmaları Dergisi, 2021, 4(3): 360-377)
***
Demek ki bir konuda magandalıktan bahsetmemiz için saygısızlık olacak, anlayışsızlık olacak, kabalık olacak, kural tanımazlık olacak, hoşgörüsüzlük, cehalet olacak vb. Bunların olması içinse en temel eğitimi aldığımız aile terbiyesi olmayacak, eğitim kurumlarında aldığımız eğitim bu konuda iyi yetişmiş öğretmenler yerine liyakati belirsiz öğretmenler tarafından verilmiş olacak, büyüğe saygı, küçüğe sevgi gibi düsturlar toplum yaşantımızdaki yerini kaybetmiş olacak, kurallara uymayanlar gereken cezayı almayacak ve bu nedenle kuralsızlığını tekrarlamakta cezai bir endişe duymayacak, doğru düzgün bir terbiye almamış olduğu için ahlaki bir sorumluluk da hissetmeyecek. Yaz, yaz, yaz bitmez.
Aslında magandalık, yapandan çevreye sirayet eden bir davranış biçimidir. Cehaletin hızla egemen olduğu toplumlarda yerleşik üst kültür hükmünü icra edemediği için magandalık daha hızlı yayılır, magandalık yapanların cezalandırılmayan, toplumca kınanmayan bu davranışları başkalarını da cesaretlendirir ve toplumda kuralsızlık yaygınlaşır.
Öyle ki, maganda davranışlarının ağırlığını oluşturan şiddet; döngüsel bir eylem (Çiçek, H. (2017). Döngüsel Bir Eylem/Olgu Olarak Şiddet. Yüzüncü Yıl Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, 1(34) ) olarak ifade edilmekte ve her şiddet eyleminin bir diğerini tetikleme durumu söz konusu olabilmektedir. Bu durumda toplumsal çürüme başlamakta ve kurallara uygun davrananlar yalnızlaşmaktadır.
***
Şimdi dönüp bir etrafınıza bakın bakalım. En son nerede nazikçe karşılanıp, güleryüzle hizmet aldınız? En son ne zaman trafikte korkmadan sürüş yaptınız? En son ne zaman otobüste, tramvayda, metroda birisi kalkıp size yer verdi?
Bir düşününüz bakalım; en son ne zaman gazetelerin üçüncü sayfasında bir kadın cinayeti, bir silahlı kavga, yaralama, mekan basma, dükkan kurşunlama veya benzeri haber okumadan dördüncü sayfaya geçtiniz? Bir anımsayınız bakalım; en son hangi gün sosyal medyada bir dolandırıcılık, bir rüşvet, bir trafik kazası, drift atma, park yeri kavgası, 'klakson çaldın', 'beni geçtin', 'geçerken yan baktın' kavgası, yaralaması veya cinayeti haberi okumadan medyadan çıktınız?
***
Toplum olarak kötüye gidiyoruz. Bunun adı bilim adamlarının tanımlamasına göre 'toplumsal çürüme' ve bu önlenmesi gereken, düzeltilmesi elzem olan çok önemli bir sorun. Bunun önüne geçebilmek için çok ciddi bilimsel araştırmalar yapılıp çözüm üretilmesi gerek. Yoksa gidişat iyi değil.