Ağırlaşan yaşam koşulları, insanların belki de hayatlarında bir kez yaşayacakları en mutlu günleri bile etkiliyor. Son bir yılda kiralık gelinliğin yanına kiralık abiye ve hatta kiralık sünnet kıyafetleri de eklendi. Kiralama sistemi artık sadece düğün yapacak ailelerin değil, artan maliyetler karşısında ayakta kalma mücadelesi veren esnaf içinde can suyu oldu. Esnaf, "Pandemi döneminde bile işler bu kadar kötü değildi. Biz de ayakta kalabilmek için kiralama sistemine geçmek zorunda kaldık." dedi. Eskiden insanlar çocuklarının en mutlu günü için her türlü fedakârlığı yapardı. Anneanneler, babaanneler ve dedeler, "Torunumun sünnetini ben yapacağım." diyerek tüm masrafları üstlenirdi. Bugün ise onların da maddi gücü kalmadı. Bu yüzden birçok aile, bir günlüğüne giyilecek kıyafetleri satın almak yerine kiralamayı tercih ediyor.

ALMAK YERİNE KİRALIYORLAR

Tarihi Kemeraltı Çarşısı'nda yıllardır kaftan, abiye ve gelinlik sektöründe hizmet veren Tamer Görgün, artan maliyetler ve düşen alım gücünün satış alışkanlıklarını değiştirdiğini belirterek, satın alma yerine kiralamanın öne çıktığını söyledi. "Kemeraltı her zaman kalabalık bir çarşıydı ancak son dönemde otopark sorunu nedeniyle müşteri sayısı ciddi şekilde azaldı. Zaten insanların alım gücü de düştü.

Yaklaşık 3-4 yıldır gelinlikte kiralama sistemi vardı. Bu yıl ise kaftan ve abiyelerde de kiralama ön plana çıktı. Bunun en büyük nedeni ekonomi. Maliyetler çok yüksek olduğu için vatandaş satın almak yerine kiralamayı tercih ediyor.

Satılık abiyelerin fiyatları modeline ve işçiliğine göre 10 bin liradan başlayıp 30 bin liraya kadar çıkıyor. Özel tasarım, yoğun taş ve el işçiliği bulunan modellerde ise fiyatlar 40-50 bin lirayı, hatta bazı ürünlerde daha da yukarı çıkabiliyor. Kiralama bedelleri de ürünün değerine göre 5 bin liradan başlayıp 30 bin liraya kadar ulaşıyor. Dışarıdan bakıldığında fiyatlar yüksek gibi görünüyor ama işin içinde maliyet, işçilik ve özel tasarım var.

Emekli maaş farkı ödemelerinde tarih belli oldu
Emekli maaş farkı ödemelerinde tarih belli oldu
İçeriği Görüntüle

YÜZDE 80'İ KİRALAMAYA DÖNDÜ

Bugün yaptığımız satışların yaklaşık yüzde 80'i kiralamaya döndü. İnsanlarda para olmadığı için kiralama tercih ediliyor. Biz de müşterinin bütçesine göre elimizden geldiğince yardımcı olmaya çalışıyoruz. Bizim işimiz sezonluk. Eskiden kışın durgun geçer, yazın kazancımızı çıkarırdık. Ancak bu yıl yaz sezonunda bile beklediğimiz hareketliliği göremedik." Esnafın en büyük yükü ise dükkân kiraları. Kemeraltı'nda 15-20 metrekarelik küçük bir dükkânın kirası bile 70 bin, 80 bin, hatta 100 bin liradan başlıyor. Arka sokaklarda kiralar biraz daha düşük ama oralarda da iş potansiyeli yok. Bunun yanında personel giderleri, vergiler ve diğer işletme maliyetleri de her geçen gün artıyor.

ARTIK SÜNNETLİKLER DE KİRALIK

Otuz yıldır Kemeraltı'nda sünnet kıyafeti satan Hüseyin Kalkan ise yaşanan durgunluğun sadece kendi sektörünü değil, çarşının tamamını etkilediğini belirterek, "Pandemi döneminde bile işler bu kadar kötü değildi." sözleriyle yaşanan tabloyu özetledi.

"Ben 30 yıldır Kemeraltı'nda sünnet kıyafeti satıyorum. Ancak bu yıl sadece bizim sektör değil, bütün sektörler çok durgun. İlk kez bu kadar zayıf bir sezon yaşıyorum. Pandemi döneminde bile işler bu kadar kötü değildi. Bunun en büyük nedeni ekonomi. İnsanların alım gücü çok düştü. Ürünlerin maliyeti 4 bin-4 bin 500 liraya ulaşıyor ama müşteri hâlâ 3-4 bin liraya almak istiyor. Satış olmayınca da 'Kiralık olur mu?' diye soruyor. Biz de mecburen kiralama sistemine geçtik.

Yelek, pantolon ve gömleği satıyoruz. Pelerin, şapka ve maşallah setini ise kiralıyoruz. Normalde bir sünnet çocuğunu baştan aşağı giydirmenin maliyeti yaklaşık 6 bin lira. Set geri getirildiğinde müşteriye 2 bin lira iade ediyoruz. Böylece ailelerin yükünü biraz olsun hafifletmeye çalışıyoruz. Bu kiralama sistemi yaklaşık bir yıldır uygulanıyor. Geçen yılın sonlarına doğru başladı, bu yıl ise iyice yaygınlaştı.

Eskiden insanlar çocuklarının en mutlu günü için her fedakârlığı yapardı. Anneanneler, babaanneler ve dedeler, 'Torunumun sünnetini ben yapacağım.' diyerek bütün masrafı üstlenirdi. Bugün onların da maddi gücü kalmadı. Bu yüzden birçok aile sünnet organizasyonunu küçültüyor ya da ertelemek zorunda kalıyor. Yıllardır süren bu gelenek de ekonomik şartların etkisiyle yavaş yavaş değişmeye başladı."

Muhabir: İNCİ ONGUN