9 Eylül TV’de moderatörlüğünü Gazeteci Zafer Ertem’in yaptığı ‘Spor Servisi’ programının bu haftaki konusu PADEL’di. Spor Yazarı Suavi Yardımoğlu’nun da katıldığı programın konukları ise Padel Had Coach’u İbrahim Özuysal ve Karşıyaka Kulubü altyapı sorumlusu ve Padel sporcusu Emre Köse oldu. Padel, tenisle squash arasında doğan, futbola da göz kırpan ilginç bir spor dalı. 1969’da Meksika’da arazi darlığından doğan bu oyun, 2026 itibariyle Türkiye’de de patlama noktasına geldi. İstanbul’un ardından İzmir, kort sayısı kulüp yatırımları ve projeleriyle büyük ipi göğüslemeye hazırlanıyor. Bu bilgiler doğrultusunda Padel sporunun doğuşunu, kurallarını, bu kadar ilgi görmesinin nedenlerini Başantrenör İbrahim Özuysal’a sorduk işte detayları ile yanıtları:

BAHÇEDE DOĞDU, 50 MİLYONU PEŞİNE TAKTI

‘’Spor tarihçileri, 1969 yılının 20 Nisan’ını Meksika'nın Acapulco kentinde sıradan bir gün olarak not düşmüşlerdi. Ancak o gün Enrique Corcuera’nın malikanesinin bahçesinde yaşananlar, bugün milyonları peşinden sürükleyen bir çılgınlığın fitilini ateşledi. Corcuera, evine bir tenis kortu yapmak istiyordu fakat arazisi standart ölçülere (650 m²) izin vermiyordu. Çözüm olarak daha küçük bir saha inşa etti ve etrafını yüksek duvarlarla çevirdi; işte bugün "Padel" dediğimiz, tenis ile squash’ın özelliklerini birleştiren o eşsiz spor böyle doğdu. 2026 yılına geldiğimizde, bu "yer darlığı" çözümü, dünya genelinde 50 milyon aktif oyuncuya ulaşan dev bir endüstriye döndü. Bana göre Padel’i cazip kılan unsur yalnızca popülerliği değil kolay erişilebilirliği. 10x20 metrelik kortlarda, 4 kişiyle oynanan oyun refleks, strateji ve takım aklı gerektiriyor.’’

7-97

ÖNCE OTELLER SAHİPLENDİ, GELİŞİM GECİKTİ

Başantrenör Özuysal Padel’in Türkiye serüveni ile ilgili olarak da şu bilgileri verdi: ‘’Türkiye bu yolculuğa geç başladı ama hızlı koşacağı belli. Padel İstanbul’da 2022 yılında ilk olarak kulüpler bünyesinde start aldı. Sonra da Antalya ve Alanya’ya yayıldı. Ancak Antalya’da sonra ise Alanya’da daha çok otel arazilerinde sahalar oluşturuldu. Bu tesisleri kullananlar otel müşterileri olduğu için gelişim doğal olarak sınırlı kaldı. 2023-2025 arası otelleri de aşan olağanüstü ilgi kentlere yayılmaya başladı. İstanbul’da kulüpler bu işin öncüsü oldu. 2025 yılı itibarıyla toplam ülke genelinde 100’e yakın Padel kortumuz oldu. İçinde bulunduğumuz 2026’da ise özellikle İzmir’in başını çektiği bir ortamda bu rakamın daha da artacağı sadece İzmir’de plan ve projelerle Padel kortu sayısının 80’e çıkıp ülkenin Padel başkenti olacağına inanıyorum. Özellikle Sahilevleri, Buca, Urla ve Mavişehir bölgeleri bu gelişimin ana merkezleri olacağını düşünüyorum.’’

4 (1)-16

ANTRENÖR BULAMIYORUZ!

Spor Yazarı Suavi Yardımoğlu’nun Başantrenör Özuysal’a ‘’Siz Padel ile nasıl tanıştınız’’ sorusuna da şu yanıtı verdi: ‘’2019 yılında İzmir’den bir kardeşimiz Barcelona’ya taşınmıştı. Biz de ailece onlara ev ziyaretine gitmiştik. Arkadaşım tenis oynayan komşularına "Abimiz de 30 yıllık bir tenisçidir. İsterseniz maç yapın’’ teklifinde bulundu. Sonrasında bizi alıp götürdüler. Sanayi sitesinde bir fabrika binası, ne var acaba bunun içinde meraklanmıştım. Bir baktım etrafı cam ve tellerle kaplı bir yer. 2-2 dört kişi oynamaya başladık. ilk kez Padel kortu görmüştüm. Daha kuralları bile anlamadan 6-3, 6-3 ile maçı 2-0 kaybetmiştik. Sonrasında hırs yaptım. Dubai’ya gidip kurslarına girdim, kurallarını öğrendim yıllarca oynadığımız tenisten farklıydı. Sayısız maç yaptım, hocalık belgemi de alıp ülkeme döndüm.’’. İbrahim Özuysal, an itibariyle Padel’in en büyük sorunun antrenör yokluğu olduğunu da dile getirdi. Tenis kökenli oyuncuların Padel’e geçerken yaşadığı teknik zorluklar bu sporun kendi uzmanlarını yetiştirmesini zorunlu kıldığını ifade etti.

3 (1)-17

KSK’DEN DEV PROJE, İBB’DEN DESTEK

‘’Spor Servisi’’ programının diğer konuğu olan Karşıyaka Spor Kulübü altyapı sorumlusu ve Padel sporcusu Emre Köse ise Karşıyaka’nın yakın gelecekte Padel sporunun İzmir’de ki en etkin kulüp olacağını iddia etti. Köse, ‘’ Toplu taşıma yakın konumda planlanan 8 kortluk dev bir Padel projemiz var. Kulübümüzde Padel branşını da faaliyete geçirdik. İzmir’de branşlaşmanın somut göstergesi olarak öne çıkacağız. Biz kulüplerin yanı sıra belediyelerin de Padel’i resmî branş olarak değerlendirmesini istiyor ve bekliyoruz. Belediyelerin ve özel sektörün eş zamanlı ilgisi, İzmir’i Padel turizmi açısından da güçlü bir aday haline getirecektir. Bu arada uluslararası turnuvaların kente alınmasının da hem spor, hem ekonomi açısından yeni bir alan açacağına inanıyorum’’ diye konuştu.

ARTIK PADEL TURİZMİ VAR

Spor Yazarı Yardımoğlu ise Padel’in ülkeye geç gelmesine rağmen mevcut yükselişin ardında ciddi bir emeğin olduğunu söyledi. Yardımoğlu, ‘’Bu yükselişin arkasında emek var. Antrenör İbrahim Özuyşal gibi isimler, Padel’i yalnızca öğretmedi; anlattı, sevdirdi, sahiplendirdi. İzmir’de Padel’in bir kültüre dönüşmesinde bu emeklerin payı büyük’’ dedi. Başantrenör Özuysal ise Padel Milli Takımı’nın Avrupa elemelerine katıldığını Antalya ve İstanbul’da FIP turnuvaları düzenlendiğini hatırlattı. Özuysal, ‘’Dünya Padel Federasyonu (FIP) öncülüğünde Antalya ve İstanbul’da "Bronze" ve "Silver" seviyesinde turnuvalar düzenlendi. Antalya'daki Silver turnuvasına dünya sıralamasında ilk 20'de olan oyuncuların gelmesi, Türkiye'nin bir "Padel turizmi" destinasyonu olma yolundaki ilk adımdı. Şu an Türkiye’nin en yüksek puanlı oyuncusu olan Atakan Özuysal, dünya sıralamasında 640. basamakta yer alarak ülkemizi gururlandırdı’’ dedi.

Devler Ligi’nde kura heyecanı Galatasaray’ın  rakibi kim oldu?
Devler Ligi’nde kura heyecanı Galatasaray’ın rakibi kim oldu?
İçeriği Görüntüle

FUTBOLCULARIN YENİ GÖZDESİ

İbrahim Özuysal, dünya yıldızlarının sadece Padel’i oynamakla kalmadıklarını yatırımlarıyla sporu büyüttüklerini de söyledi. Özuysal, ‘’Cristiano Ronaldo Portekiz’de, Ibrahimovic ise kendi ülkesinde dev Padel yatırımları yapıyor. Madrid’deki turnuvalarda Totti gibi efsanelerin kilolarına rağmen refleksleriyle maçı domine etmeleri Padel’in "fiziksel güçten ziyade strateji oyunu" olduğunun altını çiziyor’’dedi. Özuysal, futbolcuların Padel'de neden başarılı olduğunu teknik bir temele oturtuyor: "Padel bir ayak ve refleks oyunudur. Futbolcularda bu yetenek doğuştan ve eğitimden dolayı fazlasıyla mevcuttur. Mehmet Topal, Aydın Yılmaz, Cenk İşler ve milli kaleci Berke gibi isimlerin kortlarda fırtına estirmesi bunun en büyük kanıtıdır.’’

PADEL ZENGİN SPORU DEĞİL

Had Coach Özuysal Padel maliyetinin tenisten az olduğunu da söyledi. Herkes Padel zengin sporu mu diye soruyor. Bence değil. Başlangıç seviyesinde raketler 5 bin TL’den başlayan fiyatlarda. Profesyonel düzeyde ise rakam 25 bin TL’ye kadar çıkabiliyor. Top fiyatları ise 400-700 TL bandında seyrediyor. Ancak İspanya'da yeni gelişen "basınç kutusu" gibi teknolojilerle ekipman ömrünü daha çok uzatılabiliyor.

PADEL’İN ANATOMİSİ

Sahanın Stratejik Yapısı: Padel kortu 10’a 20 metre ölçülerinde, yani 200 metrekarelik kompakt bir alandır. Standart bir tenis kortunun yaklaşık üçte biri büyüklüğünde olması, oyunun çok daha hızlı ve dinamik geçmesini sağlar. Sahanın en karakteristik özelliği ise 18 adet cam panel ve bunları çevreleyen tellerdir. Bu camlar, topun oyun alanında kalma süresini uzatarak stratejik derinliği artırır.

-Fiziksel Gereksinimler ve Kalori Yakımı: Padel, her yaştan insanın 30 dakika gibi kısa bir sürede temel mekaniklerini kavrayabileceği bir spordur. Ancak profesyonel düzeyde oynandığında, vücudun her bölgesini (dizler, omuzlar, bel) çalıştıran yoğun bir aktiviteye dönüşür. Özuyşal’ın belirttiği üzere, tam performanslı bir saatlik Padel maçı yaklaşık ‘1100 kalori’ yakılmasını sağlayarak modern insanın en büyük sorunu olan hareketsizliğe karşı güçlü bir silah haline gelir.

Kaynak: HABER MERKEZİ