Urla’da örgütlü bulunan dernekler, sendikalar ve siyasi partiler; Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan okul saldırılarını protesto etti. Urla Cumhuriyet Meydanı’nda bir araya gelen katılımcılar, sık sık “İstifa, istifa, Yusuf Tekin istifa!”, “Okullarda ölmek istemiyoruz!”, “Okullarda şiddet istemiyoruz!”, “Tarikatın bakanı Yusuf Tekin istifa!”, “Çocuklarımız geleceğimiz, sizlere teslim etmeyeceğiz!” ve “Güvenli okul, güvenli gelecek!” sloganları eşliğinde basın açıklaması gerçekleştirdi.

Basın açıklamasında, okullardaki güvenlik sorunlarına dikkat çekilerek alınması gereken önlemler dile getirildi. Ankara’da bakanlık önünde ve il merkezlerinde Milli Eğitim Müdürlükleri önünde yapılan oturma nöbetlerine sembolik destek amacıyla düzenlenen etkinlikte, 10 dakikalık sessiz oturma eylemi gerçekleştirildi.
Urla Belediye Başkanı Selçuk Balkan’ın konuşmasının ardından ortak basın açıklamasını Atatürk Düşünce Derneği Başkanı Veli Çitak ile Eğitim-İş Başkanı Cemil Doğru birlikte yaptı. Ortaokul öğrencisi velisi Bige Eryener ve Eğitim-Sen adına Zihni Gültekin de konuşma gerçekleştirdi. Açıklama sırasında sloganlar sık sık tekrarlandı.

Eğitim Umut Vermiyor
Basın açıklamasında, eğitimin insanı diğer canlılardan ayıran en önemli özellik olduğu vurgulanarak, eğitim sayesinde toplumların uygarlık seviyesine ulaştığı ifade edildi. Eğitimle bireyin kişiliğini bulduğu, çevresini, ulusunu ve yurdunu tanıdığı, doğruyu yanlışı ayırt ederek geleceğine yön verdiği belirtildi.
Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunda benimsediği eşit, bilimsel ve parasız eğitim anlayışıyla önemli bir gelişim sağladığı hatırlatılırken, bugün gelinen noktada eğitimin çocuklara umut vermediği ifade edildi. Gençlerin gelecek hayali kuramadığı, yarına güvenle bakamadığı ve mevcut sistemin onları çaresizlik, öfke ve bunalıma sürüklediği dile getirildi.

“Okullar Güvensiz Alanlara Dönüştü”
Açıklamada, eğitimde fırsat eşitsizliğinin arttığına dikkat çekilerek, özel okulların yaygınlaşması ve devlet okullarının ihmal edilmesi nedeniyle yalnızca maddi imkânı olanların nitelikli eğitime erişebildiği belirtildi. Öğrencilerin önemli bir bölümünün okullara yetersiz koşullarda geldiği, öğretmenlerin ise ekonomik ve idari baskılar altında görev yaptığı ifade edildi.
Son dönemde artan şiddet olaylarına değinilen açıklamada, okulların artık güvenli alanlar olmaktan çıktığı vurgulandı. Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde bir lisede yaşanan silahlı saldırı ile Kahramanmaraş’ta öğretmen ve öğrencilerin hayatını kaybettiği olayların münferit olmadığı, bunun eğitimin sistemli biçimde değersizleştirilmesinin bir sonucu olduğu ifade edildi.
“En güvenli olması gereken yerler olan okullar nasıl oldu da en güvensiz alanlara dönüştü?” sorusu yöneltilerek, yaşananların eğitim politikalarının bir sonucu olduğu dile getirildi.

“Bu Bir Çöküştür”
Açıklamada, yaşananların bir “çöküş” olduğu vurgulanarak, eğitimi bilimsel ve laik temellerden uzaklaştıran anlayış eleştirildi. Okulların ideolojik ve piyasacı yaklaşımlara teslim edildiği ifade edilirken, sorumluluk almayan yöneticilere tepki gösterildi.
Şiddetin yalnızca fiziki güvenlik önlemleriyle önlenemeyeceği belirtilen açıklamada, toplumsal eşitsizliklerin derinleşmesi, gençlerin geleceksizlik duygusu ve eğitimle bağlarının zayıflamasının bu tabloyu ağırlaştırdığı ifade edildi.

Güvenli Okul Talebi
Basın açıklamasında, okullarda güvenliğin bir temenni değil, devletin asli görevi olduğu vurgulandı. Rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetlerinin hayati bir ihtiyaç olduğu belirtilerek, öğretmen ve öğrencilerin can güvenliğinin sağlanmasının zorunluluğuna dikkat çekildi.
Okullarda kadrolu güvenlik görevlisi bulundurulması, sağlık hizmetlerinin sağlanması, temizlik personeli eksikliğinin giderilmesi, öğrencilere ücretsiz ve sağlıklı yemek verilmesi, rehber öğretmen sayısının artırılması, sınıf mevcutlarının düşürülmesi ve sosyal hizmetlerle iş birliğinin güçlendirilmesi gerektiği ifade edildi. Bu taleplerin bir ayrıcalık değil, temel hak olduğu vurgulandı.
“Mücadele Sürecek”
Basın açıklamasının sonunda, okullardaki şiddete karşı somut ve acil önlemler alınana kadar mücadelenin süreceği ifade edildi.
“Okulları güvensiz bırakanlar bu tablonun sorumluluğundan kaçamaz” denilen açıklamada, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in istifası talep edildi.
Geniş Katılım Sağlandı
Eyleme çok sayıda sendika, sivil toplum kuruluşu ve siyasi parti katıldı. Eğitim-İş, Eğitim-Sen, KESK, Birleşik Kamu-İş, Tüm Yerel-Sen, Büro-İş, ADD, ÇYDD ve çeşitli demokratik kitle örgütlerinin yanı sıra CHP, Sol Parti, Türkiye Komünist Partisi ve Türkiye İşçi Partisi’nin Urla ilçe örgütleri de basın açıklamasında yer aldı.





