Hava sıcaklıklarının mevsim normallerinin üzerine çıkması, özellikle ileri yaştaki bireyler için önemli sağlık risklerini beraberinde getiriyor. Uzmanlar, 65 yaş ve üzerindeki kişilerin sıvı kaybı, sıcak çarpması ve kronik hastalıkların ağırlaşması açısından daha hassas olduğuna dikkat çekiyor.

İç Hastalıkları ve Geriatri Uzmanı Doç. Dr. Cemile Özsürekçi, yaşla birlikte vücudun yüksek sıcaklıklara uyum sağlama kapasitesinin azaldığını belirterek, yaşlı bireylerin yaz aylarında daha dikkatli olması gerektiğini söyledi.

Özsürekçi, ilerleyen yaşla beraber terleme mekanizmasının yavaşladığını, susuzluk hissinin ise zayıfladığını ifade etti. Bu nedenle yaşlı bireylerin vücutlarında meydana gelen sıvı kaybını zamanında fark edemeyebileceğini aktaran Özsürekçi, basit önlemlerle ciddi sağlık sorunlarının önüne geçilebileceğini kaydetti.

Susamayı beklemek büyük risk taşıyor

Aşırı sıcak havalarda vücudun sıvı dengesi her zamankinden daha büyük önem taşıyor. Uzmanlar, özellikle yaşlı bireylerin su içmek için susamayı beklememesi gerektiğini belirtiyor.

Doç. Dr. Özsürekçi, doktor tarafından sıvı kısıtlaması getirilmediği sürece gün içinde en az 2 ila 2,5 litre su tüketilmesini önerdi. Yaşlılık döneminde susama hissinin azalabildiğini dile getiren Özsürekçi, kişinin susamadığını düşünse bile düzenli aralıklarla su içmesi gerektiğini söyledi.

Vücudun su ihtiyacının yalnızca susuzluk hissiyle anlaşılmasının doğru olmadığını vurgulayan Özsürekçi, özellikle sıcak günlerde fark edilmeyen dehidrasyonun hayati sonuçlara yol açabileceğine dikkat çekti.

Kalp veya böbrek yetmezliği gibi hastalıklar nedeniyle doktor tarafından sıvı kısıtlaması getirilen kişilerin ise mutlaka mevcut tedavi planına uyması gerektiği belirtildi.

Çay ve kahve suyun yerini tutmuyor

Sıcak havalarda tüketilen içeceklerin türü de vücudun sıvı dengesi açısından önem taşıyor. Uzmanlar, çay, kahve, asitli içecekler ve alkolün sıvı kaybını artırabileceğini belirtiyor.

Bu nedenle gün içinde su tüketiminin ihmal edilmemesi, destekleyici içecek olarak ise ayran ve cacık gibi seçeneklerin tercih edilmesi öneriliyor. Taze sıkılmış meyve sularının da ölçülü tüketilmesi gerektiği ifade ediliyor.

Özellikle yoğun kafein içeren içeceklerin su yerine tüketilmesinin yanlış olduğunu belirten uzmanlar, çay ve kahvenin günlük su ihtiyacını karşılamadığını vurguluyor.

Yaşlı bireylerin su içmeyi unutmasını önlemek amacıyla evin farklı noktalarına su şişesi bırakılması, belirli saatlerde su içme alışkanlığı oluşturulması ve yakınlarının bu konuda hatırlatıcı olması tavsiye ediliyor.

En sıcak saatlerde dışarı çıkılmamalı

Uzmanlar, güneş ışınlarının etkisini en yoğun hissettirdiği 11.00 ile 16.00 saatleri arasında zorunlu olmadıkça dışarı çıkılmaması gerektiğini belirtiyor.

Dişten elde edilen kök hücreler "çikolata kisti" için umut verdi
Dişten elde edilen kök hücreler "çikolata kisti" için umut verdi
İçeriği Görüntüle

Doç. Dr. Özsürekçi, yürüyüş, alışveriş ve bahçe işleri gibi günlük faaliyetlerin sabah erken saatlere veya akşam serinliğine bırakılması gerektiğini söyledi.

Günün en sıcak zamanlarında uzun süre güneş altında kalmanın vücut ısısını hızlı biçimde yükseltebileceğini belirten Özsürekçi, özellikle kronik hastalığı bulunan yaşlıların bu saatlerde çok daha dikkatli olması gerektiğini dile getirdi.

Dışarı çıkılması zorunlu olduğunda açık renkli, ince ve bol kıyafetlerin tercih edilmesi, geniş kenarlı şapka kullanılması ve doğrudan güneş altında kalınmaması öneriliyor.

Uzmanlar ayrıca dışarı çıkarken mutlaka su bulundurulması gerektiğini ve gölgede dinlenmeden uzun süre yürünmemesi gerektiğini kaydediyor.

Evler serin tutulmalı

Aşırı sıcaklardan korunmanın en önemli yollarından biri de ev ortamının mümkün olduğunca serin tutulması olarak gösteriliyor.

Doç. Dr. Özsürekçi, günün sıcak saatlerinde pencerelerin ve perdelerin kapalı tutulmasını, güneşin etkisinin azalmasının ardından ise evin karşılıklı pencereler açılarak havalandırılmasını önerdi.

Klima kullanılan ortamlarda sıcaklığın aşırı düşürülmemesi gerektiğini belirten uzmanlar, ani sıcaklık değişimlerinin de sağlık sorunlarına yol açabileceğini ifade ediyor.

Evde klima bulunmaması durumunda vantilatör kullanılabileceği, ancak çok sıcak havalarda vantilatörün tek başına yeterli olmayabileceği belirtiliyor. Gerektiğinde ılık duş alınmasının vücut sıcaklığının düşmesine yardımcı olabileceği aktarılıyor.

Özellikle yalnız yaşayan yaşlıların yakınları tarafından gün içinde aranması ve sağlık durumlarının takip edilmesi gerektiği vurgulanıyor.

Kronik hastalığı olanlar daha dikkatli olmalı

Kalp, tansiyon, diyabet ve böbrek hastalığı bulunan yaşlı bireylerde aşırı sıcakların etkisi daha ciddi sonuçlar doğurabiliyor.

Doç. Dr. Özsürekçi, tansiyon, kalp, diyabet, idrar söktürücü ve bazı psikiyatrik ilaçların vücudun ısı dengesini etkileyebileceğini belirtti.

Bu nedenle yaz aylarında tansiyon ve kan şekeri ölçümlerinin daha sık yapılması gerektiğini ifade eden Özsürekçi, halsizlik veya tansiyon düşüklüğü yaşanması durumunda ilaç dozlarının doktor önerisi olmadan değiştirilmemesi gerektiğini söyledi.

Özellikle idrar söktürücü ilaçların vücuttan sıvı atılımını artırabileceğine dikkat çeken uzmanlar, hastaların ilaçlarını kendi kararlarıyla bırakmasının ya da dozunu azaltmasının ciddi sonuçlara yol açabileceğini belirtiyor.

Tedavi planında değişiklik yapılması gerekiyorsa bunun yalnızca hekim değerlendirmesiyle yapılması gerektiği vurgulanıyor.

Sıcak çarpmasının işaretleri gözden kaçırılmamalı

Sıcak çarpması, vücut sıcaklığının tehlikeli seviyelere yükselmesiyle ortaya çıkan ve acil müdahale gerektiren bir sağlık sorunu olarak biliniyor.

Yüksek vücut ısısı, şiddetli baş ağrısı, nabızda hızlanma, kafa karışıklığı, bilinç bulanıklığı ve terlemenin durması sıcak çarpmasının önemli belirtileri arasında yer alıyor.

Uzmanlar, yaşlı bireylerde bu belirtilerin daha hızlı ilerleyebileceğini ve kısa sürede hayati tehlike oluşabileceğini belirtiyor.

Baş dönmesi, aşırı halsizlik, bulantı, kas krampları ve dengesizlik de sıcaklığa bağlı sağlık sorunlarının erken işaretleri arasında gösteriliyor.

Bu belirtilerin ortaya çıkması durumunda kişinin sıcak ortamdan uzaklaştırılması ve durumunun yakından izlenmesi gerekiyor.

İlk müdahalede zaman kaybedilmemeli

Sıcak çarpması şüphesi bulunan bir kişinin vakit kaybedilmeden serin bir ortama alınması gerekiyor.

Sıkı kıyafetlerin gevşetilmesi, kişinin vücudunun serinletilmesi ve boyun, koltuk altı ile kasık bölgelerine nemli bez uygulanması öneriliyor.

Bilinci açık olan kişiye küçük yudumlarla su verilebileceği belirtilirken, bilinci kapalı kişilere ağızdan yiyecek veya içecek verilmemesi gerektiği özellikle vurgulanıyor.

Bilinç kaybı, konuşma bozukluğu, yüksek ateş veya ciddi kafa karışıklığı görülmesi durumunda zaman kaybetmeden 112 Acil Çağrı Merkezi ile iletişime geçilmesi gerekiyor.

Uzmanlar, sıcak çarpmasının evde basit yöntemlerle geçiştirilebilecek bir durum olmadığını, geciken müdahalenin kalıcı organ hasarına ve hayati tehlikeye neden olabileceğini belirtiyor.

Yakınların takibi hayati önem taşıyor

Yalnız yaşayan veya günlük ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanan yaşlı bireylerin sıcak havalarda daha yakından takip edilmesi gerekiyor.

Aile üyelerinin ve komşuların yaşlıları gün içinde araması, yeterli su tüketip tüketmediklerini kontrol etmesi ve ev ortamının uygun sıcaklıkta olup olmadığını gözlemlemesi öneriliyor.

Yaşlı bireyin halsizlik, bilinç bulanıklığı veya alışılmadık davranışlar göstermesi durumunda bunun sıcaklığa bağlı olabileceği göz önünde bulundurulmalı.

Uzmanlar, aşırı sıcakların yalnızca kısa süreli rahatsızlığa yol açmadığını, özellikle risk grubundaki kişilerde ciddi sağlık sonuçları doğurabileceğini hatırlatıyor.

Kaynak: DHA