Uykusuzluğun sürücüleri zorladığını ifade eden Öztürk, "İdeal olanı sağlıklı bir uyku uyuduktan sonra yola çıkmak ancak bazen zamandan kazanmak için akşamdan yola çıkıp gece boyunca yol yapılıyor. Bu durumlarda mutlaka mola vermeye dikkat etmek, molalarda kahve tüketmek gerekir. Bunun yanı sıra araç içerisinde kısa süreli şekerleme uykuları da uykusuzluk halini ortadan kaldırabilir." dedi.
Öztürk, kahvedeki kafeinin beyinde uyku ve rahatlık hissini düzenleyen adenozin adı verilen kimyasal reseptörü bloke ederek uykulu olma halini azalttığını anlatarak, bundan dolayı uykusuz yola çıkanların 2-3 saatte bir mola vererek kahve içmelerinin önemli olduğunu vurguladı.
"Yolculuk sırasında sık sık mola verin"
Prof. Dr. Levent Öztürk, sürücülerin uzun süre aynı hızla gitmesi ve benzer yön değişikliklerine odaklanmasının "yol hipnozu"na neden olabildiğine dikkati çekti.
Uzun yolculuklarda sürücülerin uykusuzluk ve yorgunlukla birlikte düz yolda hipnoz etkisine girebildiğini aktaran Öztürk, şunları kaydetti:
"Sürücünün gözü açık halde uyuması olarak tanımlanan ve trafik kazalarının en önemli nedenlerinden biri olarak görülen yol hipnozunda sürücü yol üzerindeki bir noktaya kilitlenip bir çeşit dalgınlık yaşıyor. Yol hipnozu, genellikle monoton ve tekdüze yolların yol açtığı dikkat dağınıklığından kaynaklanır.
Yol boyunca dikkatimiz dağılabilir. Özellikle trafiğin daha az olduğu yerlerde yolun hipnotik etkisi kişi üzerinde bir hipnoz etkisi oluşturabilir. Bundan kaçınmak amacıyla doğrudan yola odaklanmak yerine araç içerisinde müzik dinlemek, zaman zaman aynaları kontrol etmek ve bir şeylerle ilgilenmek faydalı olabilir. Aksi takdirde yol hipnozuna kapılma riski doğar ve kazalar meydana gelebilir."
Molalarda kısa yürüyüş yapılması tavsiyesi
Öztürk, mola verildiğinde sürücülerin kan dolaşımlarını artırmaları için kısa yürüyüşler yapması gerektiğini dile getirdi.
Uzun süre oturmanın kas ağrıları, tutulma ve uyuşmalara neden olabildiğini ifade eden Öztürk, şunları kaydetti:
"Yol sırasında uzun süreli hareketsiz kalmak özellikle vücut ağırlığıyla beraber bacakların alt kısımlarında kanlanmanın azalmasıyla uyuşmalara neden olabilir. Bu durum farkına varmadan insanlardaki derin duyunun etkilenmesine sebep olur. Derin duyunun etkilenmesi gaza veya frene basarken ne şiddetle basıldığının farkında olunmamasına neden olur. Algımız bozulmasın diye mola verildiğinde 100-150 metre yürümek faydalı olacaktır."