Çok sevilen şarkı sözüdür; "Benim yârim gelişinden bellidir…"
Tam 9 gün önce 2025'i uğurlayıp 2026'yı karşılarken gerek dünya üzerinde yaşananlar gerekse ülkemizdeki yoksulluğun "soğuk yüzünü" görünce hep birlikte bu şarkı sözünü mırıldanmıştık.
Değerli okurlarım çarşı, pazar gezerken aslında bizleri soğuk değil, "fatura korkusu" yakmıştı.
Özellikle bu korkuyu yayanda emeklilerdi. Şimdi bana dönüp "hangi emekliler" diyeceksiniz değil mi?
Öyle ya, bizde çeşit çeşit emeklilik var değil mi?
Meclis'in emeklisi bir başka, milletin emeklisi bir başka! Gel de dertlenip mırıldanma!
Emekli var, emekli var.
Emeklimiz 18 bin lira alırken, 409 Milletvekiline 490 biner liracık (!) ödeniyor.
Diyeceğim o ki, emekliye "Sabır", Milletin Vekiline "490 bin TL."
Topla çarp, böl 1 yılda tam 6 milyar lira.
Şimdi gel de "Adaletin bu mu dünya" demeyin bakalım?
"Ve. Bazen mecbur kalırsan, işte o yaptığın şeye sakın üzülme diyor" Anton Chov.
Nasıl üzülmeyelim? Demek geliyor içinden insanların. Evet, çarşı-pazarda gezenlerin mikrofonlara söylediklerine bir bakalım:
-Etiket artışı zamları yendi!
-Emekli: Öl diyorlar, ölüyoruz.
-Pazarda ucuza ne kaldı?
2025 enflasyon yüzde 30, 80.
Altın, gümüş enflasyona koşuyor.
Biraz da kafamızı kaldırıp Güney Amerika'ya bir bakalım. ABD'nin Venezuele'daki operasyonu altını uçurdu.
Bizde gram altın 6.400 TL.
Özel okullar zamlı.
***
Yarın 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Bayramı.
Dün İzmir'de sayın vali Dr. Süleyman Elban' ın ev sahipliğinde, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü dolayısı ile Balçova Termal Otel Çakabey Salonunda Basın Mensuplarıyla Kahvaltı" programına davetliydim.
Maalesef bazı önemli işlerim dolayısı ile gidemedim. Sayın Valime, Basın Danışmanı vasıtası ile durumu üzülerek bildirdim.
***
Evet, adı üstünde "Çalışan Gazeteciler Günü" .
Aslına bakarsanız düne kadar, bugün "Bayram" olarak kutlanıyordu.
Biz gazeteciler ülke gerçeklerini, dünyada olup bitenleri siz değerli okurlarına günü güne, zamanında bildirme heyecanı ile insanüstü gayretle koşarken bu bayramı çok defa kâğıt üzerinde kutladık.
İşte bu seneki günümüzü de sınırdaki kahraman Türk Askeri gibi nöbette geçirdik.
Peki 9 gün önce büyük emeklerle karşıladığımız yeni yıl nasıl başladı?
yukarıda yazımın girişinde belirttiğim gibi "Benim yârim gelişinden belliydi!’’
Bunun için astrolog, falcı filan olmayana gerek yok.
Ortadoğu'nun üzerinde uçuşan insansız hava araçlarının zaman zaman ülkemiz semalarındaki ve niceleri gibi.
İşte Trump'ın Venezuela'dan Devlet Başkanı ve eşini tere yağından kıl çeker gibi ABD'ye kaçırıp yargılaması.
Biraz işi mizah yönü ile açayım:
TRUMP . Tramp Trump . Patlak davul trampet sesi gibi!
-İsrail'in bu Tramp Trump’lar arasında Arap Dünyasına, dolayısı ile komşularımız Siyonist bakısı.
Dünya kaç gündür Trump'ın Venezüella operasyonunu konuşuyor.
- Maduro "Hala başkan benim" diyor.
-Ayaklarda pranga, turuncu kıyafetler... 63 yaşındaki Maduro "Ben masumum, hala ülkemin yasal başkanıyım" diye direnirken
Fırst Lady'si de "Kaburgalarımı kırdılar" diye feryat ediyor.
Dava 11 Mart’ta yine görülecek.
Trump "Ben kralım, Kim bu demir Lady? diyerek bıyık altından gülerek dünyaya mesaj veriyor.
Trump'la bizim ilişkilerimize gelince; Beklediğimiz F-16'lara zam geldi, 70 uçak siparişi 40'a indi!
Bu tehdit dili ile barış gelir mi? Gelmez, gelemez tabii ki.
***
Bizde uyuşturucu operasyonları.
Konuşulan şu: Kimler pozitif çıktı?
Her gün, haberlerde kapalı çarşıdan "kirli işler" ekrana yansıtılıyor.
Evet, adaletin bu mu dünya?