Daha 5 yıl öncesinde Süper Lig’in kapısına dayanan, tesisleri ve altyapı organizasyonuyla örnek gösterilen Altınordu, bugün “uygun bir yatırımcı bulamadık” diyerek 2. Lig’den çekildi.

Sonra 99 yıllık Menemenspor, “Bu bir tercih değil, şartların dayattığı bir zorunluluk” açıklamasıyla 2. Lig’e havlu attı.

Ya Büyük Altay. 112 Yıllık ulu çınar, yönetim bulamadığı için resmen kayyım başvurusu yaptı.

İzmir kulüpleri bu hazin tabloyu yaşarken, borç yükü 1 milyar lirayı aşan Karşıyaka’da bir “Yiğit” çıktı meydana. Bu durum, “kimse yoksa ben varım” diyen KSK’nin genç başkanı Yiğit Tuser ve ekibinin gösterdiği özverinin değerini ortaya koyuyor. Tribünden gelip, sadece 23 dakika süren bir genel kurulda, taşın altına bedenini koyan bu cesur adamı ve arkadaşlarını kutlamak gerek.

Yiğit Tuser ve kendisi gibi gençlerden oluşan yönetimin, ağır borç yüküne rağmen göreve talip olmaları elbette büyük cesaretti. Ancak onlar göreve geldiğinde, “Futbolda hedef şampiyonluk mu? Basketbolda geçen sezonki sancılar aşılacak mı? Transfer yasakları, yabancı oyuncu borçları ne olacak? Sporsor bulunacak mı? Stat olayı, Mavişehir arazisi” gibi önemli konular soru işaretiydi.

Ancak Yiğit Tuser ve arkadaşları, bugüne kadar attıkları adımlarla, “Her şey güzel olacak” mesajı veriyor.

Örneğin futbolda Ömer Faruk, Mücahit ve Erhan gibi önemli isimlerin kadroda tutulması, Şanlıurfa’dan eski oyuncusu Yılmaz Ceylan, Kastamonuspor’dan sol bek Gökdeniz Tandoğan, Somaspor’dan sağ bek Mahmut Şat’ın transferi, Alanyaspor’dan sağ kanat Veysel Karani Ünal, amatör liglerden alınan genç yetenekler, Fenerbahçe’den Adem’e karşılık alınan Yasir Boz ve Yiğit Evin. Futbol takımına yapılan takviyeler ve Başkan Tuser’in yaptığı “Yeniden yapılanma sürecini tamamladık” açıklaması umut verici.

Basketbolda henüz sponsor açıklaması gelmese de, tecrübeli antrenör Nenad Markovic ile yapılan anlaşma, Bursaspor’dan Yavuz Gültekin, Mersin’den Hakan Sayılı ve yerli statüsündeki Muhaymin Mustafa ile yerli rotasyonuna yapılan önemli takviyeler. Yine Napoli’den İsmael El-Amin gibi önemli bir oyuncunun transfer edilmesi. Arkası da gelecek gibi. Başkan Yiğit Tuser’in, “Bu yıl geçen sezonki sancıları yaşamayacağız. Küşe düşme gibi bir tehlike olmayacak” açıklaması yeşil-kırmızılı renklere gönül verenleri çok sevindiren gelişmeler.

Geriye dönüp baktığımızda, Haziran başında 1 milyar lirayı aşkın borç ile yönetim krizi yaşayan KSK, 11 Haziran’da bir “Yiğit”in ortaya çıkmasıyla bugün geleceğe umutla bakıyor.

Nasıl oldu bu?

Karşıyaka’da birileri hazine mi buldu. Elbette hayır.

KSK’ye kriz ortamında umudu getiren genç bir adamın cesaret ve azmi… O halde her camiaya “Bir Yiğit” gerek.

Peki Altay’ı yaşadığı sancılardan kurtaracak bir “Yiğit” yok mu?

Altınordu’nun, Menemenspor’un ligden çekilmesini engelleyecek bir “Yiğit” ortaya çıkamaz mıydı?

Koskoca İzmir’de, asırlık camialarda, renklerine gönül verdiği kulüp adına elini taşın altına koyacak “Bir Yiğit” mi var?

Eğer öyleyse Altaylıların hazırladığı ve kentin dört bir yanında dolaştırdığı pankart tam da bunu anlatıyor; “Yazıklar olsun İzmir”.