Yıllardır çevrecilerin ve emek örgütlerinin dile getirdiği iddialar bu kez Avrupa sanayisinin en güçlü örgütlerinden biri tarafından gündeme taşındı. İzmir'in Aliağa ilçesinde faaliyet gösteren gemi söküm tesisleri için Avrupa'dan dikkat çeken bir çağrı geldi. Avrupa'nın en büyük ve en etkili sanayi kuruluşlarından biri olan Avrupa Çelik Birliği (EUROFER), işçi sağlığı ve çevre standartlarına ilişkin eleştirilerin odağındaki Aliağa Gemi Söküm Bölgesi'nin Avrupa Birliği gemi geri dönüşüm sisteminden çıkarılmasını talep etti.

EUROFER ve Recycling Europe'un da aralarında bulunduğu kuruluşlar, Avrupa Birliği'nden gönderilen gemilerin söküldüğü tesislerde tam çevre ve iş güvenliği standartlarının uygulanmasını istedi. Yapılan çağrıda şu ifadeler kullanıldı:

“Şu anda Türkiye'de, yüksek risk profiline rağmen, gemi söküm sektörü Çevre İzin ve Lisans Yönetmeliği ve ÇED prosedürlerinden muaftır. AB'deki gemi geri dönüşüm tersanelerine uygulananlara kıyasla, üçüncü ülkelerde net bir yasal çerçevenin olmaması ve zayıf izleme mekanizmaları, hem Türkiye'de hem de Hindistan'da kötü atık yönetimi ve güvensiz çalışma koşulları da dahil olmak üzere, sahada gözlemlenen ve AB müfettişleri tarafından bildirilen birçok işletme sorununa yol açmaktadır.

Gemi geri dönüşüm tesislerinin sisteme dahil edilmesi veya sistemden çıkarılması için net bir zaman çerçevesi belirlenmeli ve kurallara uymayan tesislerin geçici olarak askıya alınmasına yönelik bir prosedür de içermelidir. Basel Sözleşmesi gibi diğer düzenlemelerden kaynaklanan gemi sahiplerine veya devletlere yönelik yükümlülükler de kılavuzlara dahil edilmelidir.

Türkiye'nin Aliağa kentinde bulunan tersanelerde yaşanan ciddi sorunları kabul ederek, Türk sivil toplum örgütleriyle birlikte, gerekli iyileştirmeler düzgün bir şekilde uygulanana kadar Türk tesislerinin AB Listesi'nden çıkarılması çağrımızı yineliyoruz . Mevcut durum sadece çevreyi ve işçi sağlığını riske atmakla kalmıyor, aynı zamanda listenin gemi geri dönüşüm sektörü için en iyi uygulamalar konusunda rol model olma amacını da baltalıyor. Ülkenin gemi söküm sektöründeki uygun çevresel izin ve izleme çerçevesinin eksikliği, AB karar vericileri tarafından artık göz ardı edilemez.”

"İhmallerin bedelini işçiler ödedi"

Çevre ve emek örgütleri bölgede Avrupa Birliği standartlarının kağıt üzerinde kaldığını, denetimlerin yetersiz olduğunu ve çevre ile işçi sağlığı konusunda ciddi sorunlar bulunduğunu dile getirmişti. İzmir Gemi Söküm Koordinasyon Grubu’nda yer alan kurum temsilcileri, hava kirliliği, ağır metal kirliliği, deniz kirliliği ve tehlikeli atık yönetimine ilişkin sorunlara dikkat çekerek etkin ve bağımsız bir denetim sistemi kurulmasını talep etmişti.

Aliağa'daki gemi söküm tesislerinde yaşanan iş cinayetleri de bölgedeki denetim ve iş güvenliği tartışmalarının en görünür sonucu. Son sekiz ayda beş işçi çalışırken yaşamını yitirdi.

Ekim 2025'te Halil İbrahim Uz, Kasım 2025'te Hasan Aktepe ve Ocak 2026'da Salih Ataman çalışırken yaşamını yitirdi. Nisan ayında Galip Avcı'nın, Mayıs ayında ise Azad Öztürk'ün ölümüyle birlikte son sekiz ayda yaşamını yitiren işçi sayısı beşe yükseldi.

"Tehlikeli atıklar konusunda şeffaflık yok"

Avrupa'dan gelen çağrıyı değerlendiren İzmir Gemi Söküm Koordinasyonu'ndan TMMOB İzmir İKK Sekreteri Aykut Akdemir, Aliağa'da yıllardır denetim ve şeffaflık sorunlarının yaşandığını söyledi. Akdemir, özellikle atık yönetimi ve söküm yöntemlerine ilişkin ciddi soru işaretleri bulunduğunu belirtti.

"Aliağa’da uzun süredir ciddi bir denetimsizlik söz konusu. Gemi sökümünün yapılma biçimi, gemilerin kıyıya yanaştırılarak sökülmesi, yeterli altyapıya sahip olmayan işletmelerin faaliyet göstermesi ve çıkan atıkların akıbetine ilişkin şeffaflığın bulunmaması temel sorunlar arasında. Atıkların nereye gömüldüğünü bilmiyoruz. Kamuoyuyla paylaşılmış yeterli bilgi ve belge bulunmuyor."

Aslında bizim itirazımız gemi söküm faaliyetinin tamamen durdurulmasına yönelik değil. Bu faaliyet yapılabilir ancak belirli standartlar ve yöntemler çerçevesinde yürütülmesi gerekir. Aliağa'da ise bu standartların uygulanmadığını görüyoruz. Gemilerin kıyıya oturtularak sökülmesi doğru bir yöntem değil. Söküm işlemlerinin havuz sistemlerinde gerçekleştirilmesi, atıkların denize karışmasının önlenmesi gerekiyor.

“Süper El Nino” alarmı: Türkiye’yi kavurucu sıcaklar ve ekstrem hava olayları bekliyor
“Süper El Nino” alarmı: Türkiye’yi kavurucu sıcaklar ve ekstrem hava olayları bekliyor
İçeriği Görüntüle

Bölgedeki tesislerde uzun yıllardır ilkel çalışma koşulları eleştiri konusu oldu. İşçi sağlığı ve iş güvenliği açısından yaşanan sorunlar, sık sık meydana gelen iş kazalarıyla da ortaya çıktı. Bunun yanında gemilerden çıkan asbest ve diğer tehlikeli atıkların nasıl bertaraf edildiğine ilişkin şeffaf bir sistem bulunmuyor. Çıkan atıkların nereye gönderildiği ve nasıl işlem gördüğü konusunda kamuoyuna yeterli açıklama yapılmadı."

Kaynak: özge uyanık