Foça'da sakin bir hayat süren 61 yaşındaki Emine Fatma Dikçi, yaklaşık altı ay önce yaşamını altüst eden şiddetli ağrı ve kanama şikayetleriyle sarsıldı. Ankara'da yapılan detaylı tetkikler sonucunda acı gerçekle yüzleşen Dikçi'ye mesane kanseri teşhisi konuldu. İlk etapta uygulanan cerrahi müdahale ile kötü huylu kitle temizlense de hastalığın kısa sürede nüksetmesi, daha radikal kararların alınmasını zorunlu kıldı. Doktorların, hayatını idrar torbasıyla sürdürmesi yönündeki önerisini sosyal yaşamını ve psikolojisini olumsuz etkileyeceği gerekçesiyle reddeden Dikçi, pes etmek yerine çözüm arayışına girdi. Bu süreçte gerçekleştirdiği araştırmalar onu, modern tıbbın imkanlarını en üst düzeyde kullanan İzmir Şehir Hastanesi üroloji ekibine ulaştırdı.

BUVAK’tan İzmirlilere destek çağrısı
BUVAK’tan İzmirlilere destek çağrısı
İçeriği Görüntüle

İnce bağırsaktan terzi titizliğiyle yapılan yeni organ

İzmir Şehir Hastanesi Üroloji Kliniği İdari Sorumlusu Prof. Dr. İbrahim Halil Bozkurt ve ekibi tarafından değerlendirilen hastanın, yapay mesane ameliyatı için uygun olduğu saptandı. Yaklaşık üç saat süren ve büyük bir cerrahi hassasiyet gerektiren operasyonda, hastanın kendi ince bağırsağından 50 santimetrelik bir parça alındı. Bu parçanın "bir terzi titizliğiyle" kesilip biçilerek küre formuna getirildiğini belirten Bozkurt, yeni organın doğrudan idrar kanalına bağlandığını ifade etti. Bu yöntem sayesinde böbreklerden gelen idrar kanalları da yeni oluşturulan hazneye bağlanarak, hastanın vücut dışına herhangi bir aparat taşımadan doğal yollardan boşaltım yapabilmesi sağlandı.

Sosyal yaşamdan kopmadan kanserle mücadele etmek mümkün

Ameliyat sonrası sağlığına kavuşan Emine Fatma Dikçi, kanserin genellikle erkek hastalığı olarak bilinmesi nedeniyle ilk aşamada büyük şaşkınlık yaşadığını dile getirdi. Özellikle aktif bir yapıya sahip olması nedeniyle vücuduna bağımlı bir torbayla yaşama fikrinin kendisine çok uzak olduğunu vurgulayan Dikçi, "Asla psikolojik olarak buna hazır değildim. Yapay mesane önerisini duyduğumda büyük bir mutlulukla kabul ettim" dedi. Operasyonun üzerinden geçen bir aylık sürede hareketlerinde hiçbir kısıtlama olmadığını belirten hasta, normal bir insan gibi hayatına devam edebilecek olmanın kendisi için en büyük hediye olduğunu söyledi.

İzmir Şehir Hastanesi yapay mesane operasyonlarında merkez oluyor

Operasyonu gerçekleştiren Prof. Dr. İbrahim Halil Bozkurt, kadınlarda mesane kanseri teşhisinin erkeklere oranla daha ileri evrelerde konulabildiğine dikkat çekerek erken teşhisin önemine değindi. Yapay mesane yönteminin, hastanın sosyal yaşam kalitesini koruması açısından en avantajlı teknik olduğunu savunan Bozkurt, İzmir Şehir Hastanesi'nin bu karmaşık operasyonların başarıyla yürütüldüğü Türkiye'deki sayılı merkezlerden biri haline geldiğini vurguladı. Hastanın şu anki durumunun son derece iyi olduğunu, tek başına yürüyebildiğini ve fiziksel aktivitelerini sürdürebildiğini ekleyen Bozkurt, zamanında müdahale ile kanserin korkulacak bir tablo olmaktan çıktığının altını çizdi.

Kaynak: AA