KAZİM BOZKURT/İzmir'in Gaziemir ilçesi Atıfbey Mahallesi'nde şirket tarafından işletilen "Genleştirilmiş Perlit Üretim Tesisi"ne ilişkin Proje Tanıtım Dosyası (PTD), çevresel denetim mekanizmalarındaki boşlukları ve "fiili durum" tartışmalarını gündeme taşıdı.
21 Ağustos 2026 tarihinde Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'na sunulan PTD'ye göre tesis, ÇED Yönetmeliği'nin Ek-2 listesindeki "Perlit ve benzeri maden genleştirme tesisleri" kapsamında değerlendiriliyor. Ancak dosyadaki tarihler ve tespitler, tesisin ÇED süreci tamamlanmadan çok önce üretime geçtiğini ortaya koyuyor.
Kapasite raporu Eylül 2025'te, ÇED başvurusu Ağustos 2026'da
PTD'nin 4. sayfasında yer alan bilgiye göre firmaya ait 22 Eylül 2025 tarih ve 198235 onay numaralı Güncel Kapasite Raporu bulunuyor. Kira sözleşmesinin başlangıç tarihi ise 1 Ocak 2026. Oysa PTD'nin Bakanlığa sunum tarihi 21 Ağustos 2026.
Bu tarihler, tesisin ÇED başvurusundan yaklaşık 11 ay önce kapasite raporu alarak fiilen üretim faaliyetine başladığına işaret ediyor. PTD'de açıkça "Proje tanıtım dosyasına konu işletme mevcut durumda faaliyette olup perlit genleştirme işlemi yapmaktadır" ve "herhangi bir inşaat çalışması olmayacaktır" ifadeleri yer alıyor.
20 Ağustos 2026 tarihinde ASİL Çevre Mühendislik firması personeli tarafından gerçekleştirilen yer inceleme raporunda ise "parselde bulunan kapalı alan içerisinde makine ekipmanların kurulu olarak yer aldığı ve genleştirilmiş perlit üretiminin yapıldığı" tespit edilmiş durumda.
Çevre hukuku uzmanları, ÇED Yönetmeliği'nin projenin hayata geçirilmesinden önce tamamlanması gereken bir süreç olduğunu hatırlatarak, "önce üretim, sonra izin" uygulamasının mevzuata aykırılık teşkil edebileceğine dikkat çekiyor.
Emisyon ölçümü yalnızca "şikâyet olursa" yapılacak
PTD'nin 44-45. sayfalarında yer alan Çevre İzleme Planı (Tablo 6), gazetecilik açısından en tartışmalı bulgulardan birini içeriyor. Tabloya göre:
- Emisyon ölçümü: "Şikâyet olması durumunda"
- Gürültü ölçümü: "Şikâyet olması durumunda"
- Koku ölçümü: "Şikâyet olması durumunda"
Yani yılda 558 bin 720 metreküp doğalgaz tüketen, volkanik cam niteliğindeki perlit mineralini 850-1150 derece sıcaklıkta genleştiren ve bu süreçte yoğun miktarda ince silikat tozu üreten tesiste, rutin ve periyodik bir emisyon izleme mekanizması öngörülmüyor. Ölçüm, ancak çevre sakinlerinin şikâyet başvurusunda bulunması halinde gerçekleştirilecek.
Doğalgaz yanma gazları perlit tozuyla "doğrudan temas halinde"
PTD'nin 14. sayfasında yer alan teknik açıklama, bacadan salınan gazın niteliğine ilişkin kritik bir detay içeriyor. Raporda şu ifade kullanılıyor:
"Doğalgazın yanması sonucunda açığa çıkan sıcak yanma gazları ile fırın içi proses esnasında oluşan ince perlit tozları doğrudan temas halindedir."
Bu ifade, tesisin tek bacasından atmosfere tahliye edilen gazın yalnızca su buharı olmadığını; azot oksitler (NOx), karbonmonoksit ve ince silikat partiküllerinden oluşan bir karışım olduğunu gösteriyor. Tozu tutmak için kullanılan Jet-Pulse Torbalı Filtre sisteminin katı partikülleri tuttuğu ancak yanma gazlarını (NOx, CO) filtreleyemediği biliniyor.
Dereye 10 metre, konutlara 800 metre
PTD'nin 27. sayfasında yer alan hidrojeolojik değerlendirmeye göre, "Faaliyet alanına en yakın yüzeysel su kaynağı alana yaklaşık 10 metre mesafede yer alan mevsimsel akışlı deredir."
Tesis, Küçük Menderes Havzası ile İzmir Körfezi Alt Havzası geçiş kuşağında konumlanıyor. Raporda dere yatağına atık dökülmeyeceği ve sızdırmazlık tedbirleri alınacağı taahhüt edilse de açık sahada birikebilecek perlit tozlarının yağış sularıyla 10 metre mesafedeki dereye sürüklenme riski tamamen ortadan kaldırılmış değil.
Öte yandan en yakın yerleşim yeri olan Atıfbey Mahallesi'ne bağlı konutlar, tesisin kuş uçuşu yaklaşık 800 metre güneyinde bulunuyor. Perlit genleştirme işlemi sırasında ortaya çıkan ve hacmi 4 ila 20 kat artan hafif mineral partiküllerinin rüzgârla bu mesafeyi kat edebileceği, özellikle kuzey rüzgârlarının etkili olduğu İzmir'de uzmanlarca dile getiriliyor.
Kuzeyde askeri alan, çevrede yoğun sanayi dokusu
Yer inceleme raporunda (Ek-6.1) tesisin kuzey yönünde askeri alan bulunduğu tespitine yer veriliyor. Gaziemir'deki Hava Sınıf Okulları ve Teknik Eğitim Merkez Komutanlığı'nın yakınlığı, havaya kalkabilecek ince silika tozunun uçuş güvenliği açısından da değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koyuyor.
PTD'nin 42-43. sayfalarında yer alan Kümülatif Etki Değerlendirme bölümünde ise 500 metre yarıçaplı etki alanı içinde "işyerleri, atölyeler, sanayi tesisleri ve askeri alan" bulunduğu belirtilmesine rağmen, "Projeden doğrudan etkilenecek bir alan veya kaynak olmaması sebebiyle, diğer alanlar arasında kümülatif olarak değerlendirilebilecek bir etki söz konusu değildir" denilerek konu tek cümleyle kapatılıyor.
Kırma, eleme, genleştirme: Yılda 5,76 milyon kilogram üretim
PTD'deki iş akış şemasına göre tesis şu aşamalardan oluşuyor:
- Hammadde kabulü: Kırma-elenmiş ham perlit cevheri dışarıdan temin ediliyor.
- Ön kurutma: Yaklaşık 300°C'de nem alma işlemi.
- Genleştirme: 850°C üzeri sıcaklıkta dikey fırında perlit tanecikleri hacimlerinin 4-20 katı kadar genleşiyor.
- Kırma ve boyut ayarlama: Siparişe göre kırıcı ve elek sistemi.
- Siklon ayırma ve filtreleme: Jet-Pulse Torbalı Filtre.
- Paketleme: Big-bag veya 25 kg kraft torba.
Yıllık üretim 5 milyon 760 bin kilogram olup bunun 1 milyon 152 bin kilogramı tarım perliti, 1 milyon 152 bin kilogramı inşaat perliti, 2 milyon 304 bin kilogramı filtre perliti (0,3-0,6 mm) ve 1 milyon 152 bin kilogramı ince filtre perliti (0,05-0,3 mm) olarak sınıflandırılıyor.
"Önce kur, sonra izin al" tartışması
Çevre ve Şehircilik mevzuatına göre ÇED süreci, projenin hayata geçirilmesinden önce tamamlanması gereken bir idari prosedür. ÇED Yönetmeliği'nin 6. maddesi, "Bu Yönetmelik kapsamındaki projeler için Çevresel Etki Değerlendirmesi süreci tamamlanmadan inşaata başlanamaz, tesis işletmeye alınamaz" hükmünü içeriyor.
Ancak şirkete ait PTD'deki tarihler ve ifadeler, bu hükmün fiilen uygulanmadığını gösteriyor. Tesisin kira sözleşmesi 1 Ocak 2026'da başlamış, kapasite raporu Eylül 2025'te alınmış, makineler kurulmuş ve üretim başlamış. ÇED başvurusu ise tüm bunlardan sonra, Ağustos 2026'da yapılmış.
Bu durumun Çevre Kanunu'nun 20. maddesi kapsamında idari yaptırım gerektirip gerektirmediği, İzmir Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü'nün yanıt bekleyen soruları arasında yer alıyor.
Sera gazı raporlamasından muaf
PTD'nin 46. sayfasında, tesisin Sera Gazı Emisyonlarının Takibi Hakkında Yönetmelik Ek-1 listesinde yer almadığı gerekçesiyle sera gazı emisyonlarının izlenmesi, doğrulanması ve raporlanması işlemlerinden muaf tutulduğu belirtiliyor. Bu nedenle Sera Gazı Azaltım Planı hazırlanmamış.
Yılda 558 bin 720 metreküp doğalgaz tüketen bir tesisin sera gazı raporlamasından muaf tutulması, iklim politikaları açısından da soru işaretleri doğuruyor.



