Görünen olay; İzmir’de tarihi bir binanın tapusunun 2025 yılında bir gecede mülk sahibine dahi haber vermeden el değiştirmesi. Perde Arkası; Belediyeye ait, Mustafa Kemal Atatürk imzalı 1926 tarihli kararnameyle verilen tapunun; Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından mülkiyet iddiasında bulunularak el değiştirilmesinin ardından tahliye süreci başlatılması. Sonra yaşanan olaylar malum günlerdir direnişler polis ablukası biber gazlı müdahale, eylemler. İzmir’de inanılmaz bir gerginlik. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay başta olmak üzere CHP’li yetkililer, belediye çalışanları, kursiyerler ve vatandaşlar nöbette.
İzmirliler için el koyma şekli kadar binanın on binlerce insanın meslek sahibi yapan Meslek Fabrikası olarak kullanılması da önemli.
İşsizliğin had safhaya vardığı bir ekonomik tabloda özellikle kadınlar, gençler ve işsizler için önemli bir istihdam desteği sağlaması doğrudan kamu desteği.
Ve bu sırada bir gelişme daha yaşanıyor.
Sözcü Gazetesi yazarı, güçlü kalemiyle bilinen Saygı Öztürk; Vakıflar Genel Müdürü Sinan Aksu ile telefon görüşmesini yazdı. Aksu diyor ki,
“Bize, binanın halk eğitim tarzı bir kurs niteliğinde olduğu söylendi. Biz de aslında halk eğitimi çıkartmayacaktık. Sonra sadece giriş katının kurs merkezi olduğunu, üst kısımların tamamen ofis ve depo olduğunu gördük. Yani burasını ofis yapacaksanız korkunç paralar eder. Kiralamaya kalksanız şu anda ayda 5 milyona müşteriler var. Ama biz ne kiralayacağız ne satacağız. İstanbul Rami Kütüphanesi tarzında öğrencilerin parasız çay-kahve içeceği, bahçesinde oturabileceği kütüphane açacağız. Vakıfların restorasyonları, hayır işleri bizim de içimizi rahatlatıyor.”
Bak sen ne zaman bu paralar konuşuldu. Halka ücretsiz meslek öğretmek ne demek ayda 5 milyon verecekler var? Ne zaman el koydunuz da aylık 5 milyonluk kiralara kadar vardınız?
AKSU, İZMİRLİLERLE ALAY MI EDİYOR?
Binbir soru işareti var da en çok şuraya takıldım: Öğrenciler parasız çay, kahve içecek? Hala akıllar balık tutmayı öğretmekte değil balık verip bağımlı yapmakta.
Ya kentte genç erkekler; genç kızlar iş bulamadığı için binbir tehlikenin içinde. Zam zam insanlar gençler işsizlikten kırılıyor. Bırakın burası gençlerin meslek edinip; meslek bulma kapısını aralayacakları, ev kadınlarının meslek sahibi yapılacağı mekan olarak kalsın; bundan güzel kamu hizmeti mi olur?
ATATÜRK’ÜN İMZASI YİNE O BİNADA
Bina yüzlerce polise ablukaya alınırken Büyükşehir belediyesinin astığı binanın Atatürk tarafından belediyeye verildiğini belgeleyen afiş kaldırılmıştı ancak önceki gün kalabalık bir miting gerçekleştiğinde son derece akıllıca binaya lazerlerle Atatürk’ün imzası ve silueti yansıtıldı. Doğrusu insan düşünmeden edemiyor el konulan üç bina arasında neden yalnızca Meslek Fabrikası tahliye ediliyor. Tapusu Atatürk tarafından verildiği için mi? İnsanlara bunları düşündürten, Meslek Fabrikası’nı siyasi rövanş oyununun piyonu gibi gören herkese yazıklar olsun.
AK PARTİ AYAĞINDAN VURULUYOR
Meslek Fabrikası, Gasilhane, Egemenlik Evi…. Vakıflar’ın bu üç binanın tapularına el koyma sürecinden itibaren İzmir’de siyasi algı birden değişti. İzmirliler kamu hizmeti veren yerlerde akıl dışı ve hukuksuz bu yaklaşıma karşı çıkarken; süreç aslında güç kaybetmekte olan CHP’ye yaradı. Belediye başkanları ve milletvekillerinin arasındaki kavgalarla İktidar Partisi’nin uzun yıllar sonra ilk defa İzmir’de öne çıkmaya başladığı bir dönemde Vakıflar maskesiyle el koyma yaklaşımları ve bazı kaba söylemler Muhalefet Partisi’ne inanılmaz bir bir araya gelme fırsatı yarattı. Üzerine bu gidişattan sıkıntı duyan ve “bir çözüm bulacağız merak etmeyin” diyenler güven kaybetti. Sus pus oldular. İşin özü; Ak Parti istese kendine bu kadar büyük kötülük yapamazdı.