Aylardır hazırlıkları süren NATO zirvesinde, Başkentten renkli sahneler geldi. NATO liderlerinin menüsünde birçok konu başlığı yansırken Amerikan Başkanı Donald Trump yine şaşırtmadı, zirve boyunca İran’a ültimatom yağdırdı.

Türk kamuoyu ise daha çok gelen devlet başkanları ve eşleriyle ilgileniyor..

Ancak Ankara tarihi günler yaşarken İzmir ve Ege’de; tarihi sıkıntılı süreçler devam ediyor. Tutuklamalar; gözaltılar artan yerel sorunlar…

Gittikçe emin olduk ki Türkiye’de siyaset zemini, iki ayrı çekirdek içine bohçalanıyor.

Birinci çekirdek temel derin sorunlardan oluşuyor. Yoksulluk, derinleşen ekonomik dengesizlik, hukuksal düzeninde kırılmalar; yani sistem çözümü değil kaosu körüklüyor.

Birinci halka yani sürekli sorunları yaşayanlar nefes alamaz hale geliyor. Gelişmelerden, operasyonlardan, tutuklamalardan, davalardan başınızı kaldıramıyorsunuz. Geçmişte kamuoyunun gündemine getirilmesi dahi cesaret konular birbiri ardına maytap gibi patlatılıyor.

***

İkinci çekirdek ise kendi pembe resmini çizmekte.

Dünyanın sihirli gücü oluyoruz, dünya siyasetini Türkiye belirliyor; İtibar algısı yüksek modelle sürekli güç empoze ediliyor. Sermayenin akış ve kontrolü bu yolla elde tutuluyor. Üstelik ilk halkadaki sorunları çözecek gücün dermanı da ikinci halka olarak sunuluyor. Sanki kronik sorunları yaran aynı yönetim anlayışı değilmiş gibi…

Sorunların bilerek çözmediğine hatta tırmandırıldığına dair örneği haydi İzmir’den verelim.

……

2025 temmuz ayı… Geçen yıl.

Çiğli Harmandalı Çöp Depolama Alanı’nın kapatılması ve üzerine yaşanan işçi eylemleriyle birlikte kentin merkezi çeperleri her yer çöp dolmaya başlıyor.

Çöpler, halk sağlığını tehdit edilecek tepeciklere dönüşüyor. İzmir fena kokuyor. Hatırlaması bile iç burkuyor.

***

Tam bir yıl sonra bu kadar kritik konuda nasıl yol almışız bakalım…

Ne mi yapılmış. İzmir’den Manisa’ya çöpten yol yapmışız. Günlük yaklaşık 2 bin 500 ton evsel katı atık Manisa’daki Uzunburun Katı Atık Bertaraf ve Düzenli Depolama Tesisi’ne gönderiliyor. Yolu, maliyeti bir kenara bıraktık Manisa Büyükşehir Belediye başkanı Besim Dutlulu’nun sözleri artık çekilecek çile değil.

Kendine göre haklı. Başkan defalarca İzmir’in çöpünü istemiyoruz, göndermeyin, Manisa kokmaya başladı diye isyan ediyor. Tek isyan eden de Dutlulu değil!

***

Geçen hafta iki ilçe belediye başkanı da isyanlardaydı. Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu açık açık “Topladığımız çöpleri Büyükşehir Belediyesi’nin aktarma tırlarına yükleyemedik” dedi. Çiğli Belediye başkanı Onur Emrah Yıldız da çöp sorunundan hayli dertli.

***

Tam bir yıl oldu ve isyanlardan başka elde bir şey yok.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ÇED süreçleri ve koordinasyon rolü üstleniyor ama şu ana kadar tek sonuç Büyükşehir Belediyesi’ni; Yamanlar konusunda sıkıştırmak oldu. Büyükşehir Belediyesi ise 11 ayrı yerle ilgili yaptığı müracaatlara yanıt beklemeye devam ediyor. Büyükşehir, Bornova Naldöken’de Atık bertaraf (depolama + yakma/enerji üretimi) tesisine odaklandı ve hala ÇED izni bekliyor.

Hoş; izinler bugün gelse yapım iki buçuk yıl sürer.

Bilmem ortadaki vehameti biz anlatabildik mi?

Ancak şu açık ki; İzmir bu Temmuz ayında yine aynı çöp dağlarını yaşarsa kimse hiçbir gerekçeyi İzmir halkına anlatamaz!

Bir de iktidar, muhalefet fark etmez çöp konusunu kim siyasi malzeme yapmak isterse; işte o çöp dağlarının altında kalır!