Mustafa Kemal Atatürk, Türk Aydınlanmasının mimarıdır. Rotası, insanın akıl, bilim ve teknoloji rotasında davranmasını öngörür. Bu nedenle en karanlık durumlar da bile bir çözüm ve bir yol bulur. Bu nedenle Ülkemizin son yıllarda girdiği ekonomik, politik, sosyal ve kültürel bunalımlardan çıkması için, ”Atatürk Işığının” yol gösterici olacağını, gerek 2000 yılında yazdığım “Bilgi Uygarlığı için Yeniden Yapılanma”, gerekse 2025 de yayınlanan “Zihniyet Devrimi İçin Bilinçli

Düşünmeyi Öğrenme” isimli kitaplarında özenle vurgulamıştım.

Bilindiği gibi AKP iktidarı, Atatürk’ün yarattığı tüm eser, varlık ve kurumları itibarsızlaştıran, adeta bir karşı devrim süreci yarattı. Atatürk’ün, kurtuluşun ve kuruluşun mimarı olarak kurumlaştırdığı Gazi Meclis bugün işlevsizleşti. Türk halkının iradesini iktidara taşımak için en baştan düşündüğü halkçılık programının devamı olan CHP ise bugün siyasi operasyonların kurbanı oldu. Geçmişteki CHP yönetimlerinin vizyon yoksunu yöneticileri, partiyi iktidara taşıyacak vizyoner stratejiler üretemeyince, parti rotasında olmayan kişileri taşıyarak seçimlere girdiler ise de sonuç alamadılar. Gerek ülkenin son yıllarda yaşadığı çözümsüzlükler, gerekse parti içindeki atalete karşı Mustafa Kemal rotasının yeniden canlandırılması gerekiyordu. Bu süreci CHP içinde başlatmak Özgür Özel’in eseri oldu. Ancak bu süreç, hem AKP iktidarını hem de parti içi muhafazakar bürokratları tedirgin etti ve işbirliği içinde önü kesildi. Bu nedenle halkın desteğini kazanan Özel çözümü Yeni Parti’yi kurmakta buldu.

****

Türkiye’nin bugün Mustafa Kemal Işığı ve vizyonunda bir yenilenmeye acil olarak ihtiyacı bulunuyor. Zira geçmişte Osmanlı

Sanayi devrimini kaçırmıştı. Atatürk bu süreci başlattı. Bugün AKP’nin geçmişe dönük muhafazakar ideolojisi ile bilgi teknolojilerine dayalı geleceğin toplum yapılanmasını kaçırıyoruz. Aşırı hızlı gelişen teknolojik yenilenmeleri yakalamak için tek bir günün bile önemi var. Tüm dünya ülkeleri kuantum temelli yeni teknolojik devrim ve toplumsal yapılanmanın gereklerini hızla yerine getiriyor. Oysa Türkiye, yeni bilgi temelli sanayileşmeyi kaçırırken ekonomi ve üretim çöküyor. Halk yoksul ve işsiz kalıyor. Toplumu yukarı taşıyacak orta tabaka yok oluyor. Orta tabakayı yaratacak eğitimli gençlik geleceğini yurt dışında arıyor. Ülkenin yeni bir sanayileşme stratejisi bulunmuyor. Toplumsal süreçte demokrasi yerini, iktidarın siyasi

algı yönetimine bıraktı. Hukuk algı yönetiminin aracı konumuna taşındı. Etik değerler yerine, geçmişin çözüm üretmeyen

muhafazakar değerleri öne sürülüyor. Bu koşullarda halk, Yeni Partiyi, kendi kurtuluşu için yeni umut olarak görmek istiyor.

****

Yeni Parti’nin yeni bir umut olarak doğması için partinin, halkın taleplerini akılcı, kapsamlı, bütüncül ve çağdaş teknolojiler rotasında yenilikçi ve vizyoner niteliklerde bir konsept üretmesi gerekiyor. Üretilen konseptin uygulama süreçlerinin doğru kurgulanması, yönetilmesi ve donatılması gerekir. Vizyoner ve stratejik plan ve süreçler tutarlı ve bütüncül kurgulanarak uygulamaya aktarılması gerekir. İnsan kaynaklarının başarı ve liyakat ilkesine bağlı olması hem planlama hem de uygulama başarısı için kaçınılmaz bir zorunluluktur. Bütün bunların temelinde yatan insan aklının bilinçli ve bilimsel olarak yürütülmesi ve toplumsal süreçte bilimsel zihniyetin ağırlık kazanmasına özen gösterilmesi gerekir. Duygusal ve tepkisel davranışların yaygın kullanıldığı, bağımlılık ve biat kültürünün hala yaygın olduğu toplumumuzda, bilinçli düşünmeyi yaratacak

neokorteks işlevlerini kullanmayı öğreten bir eğitim sistemine geçiş için bir eğim reformu devreye alınmalıdır. Bu arada toplumda yaygın duruma gelmiş olan algı yönetimi yoluyla insanların değer, duygu ve davranışlarını yanlış yönlendirme tuzaklarına karşı uyanık bulunmak, çarpık algı yönetimi ve uygulamalarını karşısında tedbirli olmayı elden bırakmamak gerekir.