ÖZGE UYANIK/ Yaklaşık 300 öğrencinin eğitim gördüğü bir devlet okulunun kapıları gece gündüz açık. İçeride öğrenciler ders işliyor, teneffüse çıkıyor; birkaç metre ötelerinde ise acemi sürücüler direksiyon dersi alıyor. Araçlar gün boyu girip çıkıyor, sınav günlerinde okul çevresi otoparka dönüyor.
Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’daki okul saldırılarının ardından, çocukların çantaları aranırken, veliler okul bahçelerine alınmazken; İzmir Seferihisar’daki bir okul kampüsü sürücü kurslarının kullanımına bırakılmış durumda. Mahalle sakinleri aylardır dilekçe veriyor, yetkililere gidiyor “Burada büyük bir güvenlik zafiyeti var” diye uyarıyor. Ancak değişen hiçbir şey yok.
Mahallelinin anlattığına göre kampüste yalnızca kurs araçları da yok. Sürücü adayları, yakınları ve farklı kişiler gün boyunca okul alanında dolaşıyor. Özellikle sınav günlerinde okul çevresi adeta otoparka dönüyor. Mahalle sakinleri ve veliler bugüne kadar kaymakamlık, ilçe milli eğitim müdürlüğü, belediye ve okul yönetimine çok sayıda dilekçe verdiklerini ancak herhangi bir sonuç alamadıklarını anlattı.

“Okulun göbeğinde sürücü kursu olur mu?”
Mahalle sakinlerinden Ramazan Öztürk, okul kampüsünün sürücü kurslarına açılmasına tepki göstererek yaşananların hiçbir güvenlik anlayışıyla açıklanamayacağını söyledi.
“Bir okulun içerisinde, okul kampüsünün göbeğinde nasıl sürücü kursu olabilir? Üç ayrı sürücü kursu, öğrencilerin eğitim gördüğü bir okulun içinde faaliyet gösteriyor. Daha geçenlerde Kahramanmaraş’ta, ondan önce de Urfa’da yaşanan olaylar ortada. İnsanlar hayatını kaybetti. Milli Eğitim Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı genelgeler yayımlıyor. Okul önlerinde velilerin bile beklemesine izin verilmiyor. Çocukların çantaları aranıyor. Buna rağmen burada 24 saat kapılar açık. Okul saatlerinde de açık, gece yarısına kadar da açık. Kimin girip çıktığı belli değil.

İki okul birbirine bağlı. Buradan girip diğer taraftan çıkabiliyorlar. Devletin okulu bu kadar sahipsiz olabilir mi? İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nün haberi var. Kaymakamın haberi var. Emniyetin haberi var. Belediye Başkanının haberi var. Mahalleli olarak resmi dilekçeler verdik. Herkes biliyor ama hiçbir sonuç yok. Bir yandan çocukların çantaları aranıyor, veliler okulun etrafında bile bekletilmiyor ama burada her gün yüzlerce insan elini kolunu sallayarak içeri giriyor. Özellikle sınav günleri burası panayır yerine dönüyor. Üstelik araç kullananlar henüz ehliyet alma aşamasındaki insanlar. Acemi sürücüler. Bir öğrencinin sakatlanması ya da ölmesi mi gerekiyor önlem alınması için?”

“Kapımı açınca sürücü kursu araçlarıyla karşılaşıyorum”
Mahallede yaşayan Bekir Evgin ise sürücü kurslarının yalnızca okul güvenliği açısından değil, mahalle yaşamı açısından da ciddi sorun yarattığını anlattı.
“Yaklaşık 4 yıldır burada yaşıyorum. 3 yılı aşkın süredir okulun içerisinde sürücü kursları faaliyet gösteriyor. Buradaki duvar açıldı, içeriye yol verildi. Şu anda içeride sürücü kursları çalışıyor. Biz araştırmalarımız sonucunda şunu öğrendik; burada 3 tane sürücü kursu faaliyet gösteriyor. Bunlar sabah akşam, hatta hafta sonları da çalışıyor. Sadece mesai saatleri içerisinde değil, gece saatlerinde de geliyorlar. Hatta kendi aracıyla çalışmak isteyen bireysel sürücüler de geliyor. Yani faaliyet çok açık şekilde devam ediyor. Sürekli acemi sürücüler girip çıkıyor. Ayrıca okulda sürekli öğrenciler giriş çıkış yapıyor. Güvenlik açısından baktığımızda, son dönemde yaşanan olaylardan sonra bu durum bizi daha da tedirgin ediyor. Öğrenciler, öğretmenler, vatandaşlar hayatını kaybetti. Hepimizin çocuğu var.
Biz bununla ilgili her yere dilekçe verdik. Milli Eğitim Müdürlüğü’ne gittik. Komisyonlara başvurduk. Kaymakamlığa kadar gittik. “İlgileniyoruz, bakıyoruz” denildi. Ayrıca “Bunlar sadece mesai saatlerinde oluyor” deniyor. “Mesai saati” dedikleri zaman, aslında çocukların okul saati oluyor.

“Çocuklarımızı dışarı çıkaramıyoruz”
Mahalle sakinlerinden Erdem Yıldırım ise çocuklarını güvenlik kaygısıyla sokağa çıkaramadıklarını söyledi.
“Benim 8 yaşında ve 14 yaşında iki oğlum var. Küçük bir mahallede yaşıyoruz. Ama sürücü kursları nedeniyle sürekli yabancı insanlar girip çıkıyor. Ben çocuğumun rahatça sokağında bisiklet sürmesini isterim. Ama bu tehlike nedeniyle çocuklarımızı dışarı çıkaramıyoruz. Bir anlamda evde tutuyoruz.
Ben başka bir okulda çocuğumun yanına bile bahçe kapısından giremiyorum. Ama burada okul saatinde bile isteyen herkes içeri girebiliyor. Kimseyle kişisel bir problemimiz yok. Ama burası bu iş için uygun değil. Ne fiziksel olarak uygun ne de güvenlik açısından uygun.

“Acemi şoförler pimi çekilmiş bomba gibi”
Mahallenin ilk sakinlerinden Asım Gümüşsuyu ise bölgenin artık yoğun yerleşim alanına dönüştüğünü belirterek sürücü kurslarının burada faaliyet göstermesinin büyük risk yarattığını söyledi.
“Öncelikle ana yola çıkışta hiçbir düzenleme yok. Ne işaret var, ne bağlantı yolu, ne döner kavşak. Başlı başına bir tehlike. Mesai saatlerinde çocuklar eğitim alanının içinde dolaşıyor. Bir tarafta sürücü kursları eğitim veriyor, diğer tarafta öğrenciler geziyor. Bir önlem alınması için illa bir çocuğun ölmesi mi gerekiyor? Örneğin ön tarafta üst geçit yapıldı. Neden yapıldı? Çünkü bir çocuğa araba çarptı. Buradaki sürücü kurslarının kaldırılması için de illa bir çocuğun zarar görmesi mi gerekiyor?
Bizim çocuklarımız, torunlarımız yazın buraya geliyor. Korkudan dışarı çıkaramıyoruz. Çünkü karşılaştığımız insanlar acemi şoförler. Gaza yanlış basıyorlar, fren yerine gaza basabiliyorlar. Benim çocuğuma bir şey olursa bunun hesabını kim verecek?
Sürücü kurslarının ruhsat alırken kendilerine ait eğitim alanı göstermesi gerekiyor. Bu alanların yerleşim yerlerinin dışında olması gerekiyor. İnsanların az bulunduğu bölgeler olması gerekiyor. Çünkü mevzuat bunu söylüyor. Ama burada hiçbirinin kendine ait eğitim alanı yok. Okulun içerisinde faaliyet gösteriyorlar. Bu hem öğrenciler için hem mahalle sakinleri için uygun değil. Ne yapacakları belli olmuyor. Adeta pimi çekilmiş bomba gibiler.

“Yetkililer söz verdi ama hiçbir şey değişmedi”
Ali Düzgün de yıllardır çözüm beklediklerini ancak hiçbir adım atılmadığını söyledi.
“Biz bu durumu okul müdürüne de söyledik. Yazılı başvurular da yaptık. Bize hem İlçe Milli Eğitim Müdürü hem belediye başkanı hem de diğer yetkililer “Kaldıracağız” dedi. Ama hâlâ bekliyoruz. Ne zaman kaldırılacak bilmiyoruz. Aslında sürücü kurslarının faaliyet gösterebileceği başka birçok alan var. Sonuçta sürücü kursu özel bir işletme. Bunun okul ve mahalleyle ne ilgisi var? Yetkililer bu kadar seviyorsa kendi kapılarının önüne götürsünler.





