SEMİ TEKTAŞ/Son günlerde Siverek ve Kahramanmaraş’ta yaşanan ve okulları doğrudan hedef alan saldırılar, eğitim kurumlarındaki güvenlik sorunlarını yeniden gündeme taşıdı. Saldırılarda yaşamını yitiren öğrenciler ve eğitim emekçileri için başsağlığı mesajları yayımlanırken, yaşananların toplumsal boyutuna dikkat çeken açıklamalar da peş peşe geldi.

Gülistan doku dosyasında kritik gelişme: Kayıp gecesine ait yeni görüntüler ortaya çıktı
Gülistan doku dosyasında kritik gelişme: Kayıp gecesine ait yeni görüntüler ortaya çıktı
İçeriği Görüntüle

Narlıdere Demokrasi Platformu adına yapılan açıklamada, eğitim alanının giderek daha büyük bir krizle karşı karşıya olduğu vurgulandı. Açıklamada, okulların yalnızca eğitim verilen yerler olmadığına dikkat çekilerek, bu alanların toplumsal barışın temel yapı taşlarından biri olduğu ifade edildi.

“Okullar toplumun geleceğidir”

Platform adına açıklamayı okuyan DİSK Devrimciler Sendikası Şube Sekreteri Firdes Kutluk, okullara yönelik saldırıların yalnızca bireysel olaylar olarak değerlendirilemeyeceğini belirtti. Kutluk, şu ifadeleri kullandı: “Eğitim kurumları yalnızca bilgi aktarılan yerler değil; aynı zamanda demokratik toplumun, eşitliğin ve barışın inşa edildiği kamusal alanlardır. Bu alanlara yönelen her saldırı, doğrudan toplumsal barışa yönelik ciddi bir tehdittir.”

“Şiddet bu düzenin sonucu”

Açıklamada, yaşanan şiddetin arkasında derinleşen ekonomik ve toplumsal krizlerin bulunduğu ifade edildi. Artan yoksulluk, işsizlik ve gençler arasında yaygınlaşan umutsuzluğun toplumsal çözülmeyi hızlandırdığına dikkat çekildi. Kutluk, “Bugün okullarda yaşanan şiddet basit bir asayiş sorunu değildir. Bu durum; derinleşen ekonomik, siyasal ve toplumsal krizin doğrudan sonucudur” dedi.

Platform, çocukların ve gençlerin çeteleşme, bağımlılık ve şiddet sarmalına itildiğini vurgulayarak, bireysel silahlanmadaki artışa da dikkat çekti.

Eğitim politikalarına sert eleştiri

Açıklamada eğitim sistemine yönelik eleştiriler de yer aldı. Eğitimin bilimsel ve laik temelden uzaklaştığı belirtilirken, özellikle tarikat ve cemaat yapılanmalarının eğitim alanındaki etkisinin arttığı ifade edildi. Kutluk, “Eğitimin tarikat ve cemaat yapılarıyla kuşatılması, pedagojik temelden uzak uygulamaların yaygınlaştırılması ve öğretmen emeğinin değersizleştirilmesi eğitimin niteliğini zedelemektedir” diye konuştu.

Platform ayrıca Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin döneminde sorunların derinleştiğini savunarak istifa çağrısında bulundu.

“Çözüm daha fazla demokrasi”

Açıklamanın son bölümünde, yaşanan krizin yalnızca güvenlik önlemleriyle çözülemeyeceği vurgulandı. Demokratikleşme, eşitlik ve barış vurgusu öne çıkarıldı. Kutluk, “Demokrasi olmadan barış, barış olmadan güvenli eğitim mümkün değildir. Çocuklarımızın şiddetten uzak, özgür ve eşit koşullarda büyümesi için bu karanlık tablo değişmelidir” değerlendirmesinde bulundu.

Narlıdere Demokrasi Platformu, yaşanan saldırıların sorumlularının açığa çıkarılması ve eğitim alanındaki sorunların çözümü için acil adımlar atılması çağrısında bulundu.

Muhabir: SEMİ TEKTAŞ