İzmir’de tatil sezonunda dengeler değişti: Son dakika indirimleri erken rezervasyonu geride bıraktı
İzmir’de tatil sezonunda dengeler değişti: Son dakika indirimleri erken rezervasyonu geride bıraktı
İçeriği Görüntüle

Gözlerin küresel piyasalara ve emtia borsalarına çevrildiği şu günlerde, değerli metallerde adeta tarihi bir ralli yaşanıyor. Yaz aylarının ilk döneminde üzerindeki satış baskısını atlatmakta zorlanan ve 3 bin 900 dolar seviyelerine kadar gerileyen altının ons fiyatı, son üç haftalık zaman diliminde kaydettiği güçlü performansla yatırımcısının yüzünü güldürmeyi başardı. Temmuz ayındaki yüzde 1'lik sınırlı toparlanmanın ardından ağustos ayında yükseliş ivmesini vites artırarak sürdüren ons altın, üç hafta üst üste kaydettiği yüzde 13,83'lük değer kazancıyla 4 bin 603 dolar seviyesine tırmandı. Nisandan bu yana ilk kez bu denli uzun soluklu bir çıkış trendi yakalayan sarı metal, böylece son 3 ayın zirvesini görmüş oldu. Küresel ölçekte dolara olan talebin gerilemesi ve merkez bankalarının adımları piyasadaki dengeleri kökten değiştirdi.

Küresel piyasalarda dolar talebini kıran kritik hamleler

Altın fiyatlarında yaşanan bu sert yukarı yönlü hareketin arkasında finansal piyasalardaki makroekonomik beklentilerin değişmesi yatıyor. ABD Merkez Bankası'nın (Fed) sıkı para politikasında faiz artırımı ihtimalinin zayıflaması, altın üzerindeki baskıyı hafifleten ilk kıvılcım oldu. Öte yandan jeopolitik risklerin etkisiyle devletlerin kamu harcamalarının artması tahvil piyasalarını dalgalandırırken, ABD Hazine Bakanlığı'ndan piyasa likiditesini desteklemek adına sürpriz bir hamle geldi. ABD Hazinesi, uzun vadeli tahviller için yürüttüğü geri alım operasyonlarının büyüklüğünü en az iki katına çıkaracağını bildirdi. Bu gelişme, uluslararası piyasalarda dolar endeksinin gerilemesine ve dolara olan talebin azalmasına yol açarak başta ons altın olmak üzere değerli metaller için güçlü bir ivme yarattı. Aynı dönemde ons gümüş de iki aydır süren düşüş trendini sonlandırıp bu ay yüzde 19,6 değer kazanarak 69 dolar seviyesine ulaştı.

Merkez bankalarının altın alımları ve 4 bin 800 dolar hedefi

Piyasalarda yaşanan bu ivmeyi değerlendiren vadeli işlem ve emtia piyasaları uzmanı Zafer Ergezen, fiyatların 4 bin 400 dolar direncini aşmasının ardından çok daha farklı bir boyuta evrildiğine dikkat çekti. Çin Merkez Bankası'nın altın alımlarının piyasa üzerinde yaklaşık yüzde 5'lik bir artış etkisi yarattığını hatırlatan Ergezen, ABD Hazinesi'nin geri alım adımlarının da benzer bir etki oluşturabileceğini belirtti. Bu tür güçlü kurumsal müdahalelerin altını 4 bin 800 dolar seviyesine taşıyabileceğini ifade eden Ergezen, yükselişin devamlılığı konusunda ise piyasanın gözden kaçırmaması gereken en temel parametrenin petrol fiyatları olduğunu vurguladı.

Kalıcı yükseliş için petrol fiyatlarındaki düşüş şartı

Altın piyasasında yakalanan bu iyimser havanın kalıcı bir trende dönüşebilmesi, enerji maliyetlerinin seyrine doğrudan bağlı görünüyor. Uzmanlar, Orta Doğu'daki gerilimler ve savaş koşulları nedeniyle yüksek seyreden petrol fiyatlarının enflasyonist baskıyı diri tuttuğunu, bu durumun da merkez bankalarının şahin duruş sergileme riskini koruduğunu hatırlatıyor. Piyasaların şu anda bir şekilde barış veya kalıcı anlaşma sağlanarak petrolün varil fiyatının 80 dolar seviyesine doğru gerileyeceğini fiyatladığını belirten Ergezen, bu beklentinin aksi bir senaryoda emtia piyasasına yeniden satış dalgasının gelebileceğinin altını çiziyor.

Kaynak: AA