İzmir, sabah saatlerinde Balçova ve Seferihisar belediyelerine yönelik gerçekleştirilen geniş kapsamlı operasyonla güne başladı. Güvenlik güçlerinin eş zamanlı baskınlarında, aralarında belediye başkanlarının da bulunduğu 24 kişi hakkında gözaltı kararı verildi.

Operasyonların ardından belediye binaları ve ilgili adreslerde yoğun hareketlilik yaşanırken, bölgede güvenlik önlemleri artırıldı. Gözaltı listesinde Balçova Belediye Başkanı Onur Yiğit ile Seferihisar Belediye Başkanı İsmail Yetişkin’in de yer aldığı öğrenildi.

Soruşturmanın içeriğine ilişkin resmi makamlar tarafından ayrıntılı bilgi paylaşılmazken, süreç kamuoyunda geniş yankı uyandırdı.

Siyasi gündem bir anda ısındı

Operasyon haberinin duyulmasının ardından siyasi atmosfer hızla gerildi. Gözler CHP cephesinden gelecek açıklamalara çevrilirken, parti temsilcileri kısa süre içinde tepkilerini dile getirmeye başladı.

CHP’li isimler, operasyonların zamanlamasına ve yöntemine dikkat çekerek sürecin şeffaf yürütülmesi gerektiğini vurguladı. Parti içinden yapılan ilk değerlendirmelerde, gözaltı kararlarının “şafak operasyonu” şeklinde uygulanmasının eleştirildiği görüldü.

Deniz Yücel’den ilk açıklama

Operasyonlara yönelik ilk resmi tepki CHP İzmir Milletvekili Deniz Yücel’den geldi. Sosyal medya üzerinden açıklama yapan Yücel, yaşananları sert sözlerle eleştirdi:

Belediye Başkanlarımıza bir şafak operasyonu daha!

Balçova Belediye Başkanımız Onur Yiğit ve Seferihisar Belediye Başkanımız İsmail Yetişkin gözaltına alındı…

Çağrılsa ifadeye gidecek insanları şafak baskınlarıyla gözaltına almak, hukuk devletinde kabul edilebilecek bir uygulama değildir.

Hukuk güvenliği yerlerde…

Altaylı Emre Eskişehirspor’da!
Altaylı Emre Eskişehirspor’da!
İçeriği Görüntüle

Ekonomi yerlerde…

Hepsi birileri koltuğunu korusun diye…

Yazık!

Mahmut Tanal: “Hukuk herkese eşit uygulanmalı”

CHP Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal operasyonlara tepki gösterdi. Tanal açıklamasında şunları söyledi:

İzmir Balçova Belediyesi ile Seferihisar Belediyesine yönelik gerçekleştirilen operasyonlar, kamuoyunda hukuki olmaktan çok siyasi saiklerle yürütüldüğü yönünde ciddi bir algı oluşturmaktadır.
Hukuk, muhalefeti baskı altına almanın değil, adaleti sağlamanın aracı olmalıdır.

CHP’li belediyelere uygulanan hukuk AK Partili belediyelere de, AK Partili belediyelere uygulanan hukuk CHP’li belediyelere de aynı şekilde uygulanmalıdır.

Anayasa’nın eşitlik ilkesi ve hukuk devleti anlayışı bunu emretmektedir. Adalet; kişiye, partiye veya siyasi görüşe göre değişemez. Hukukun seçici uygulandığı yönündeki algı, adalet duygusunu zedeler, demokrasiye ve yargıya duyulan güveni sarsar.

Ayrıca, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun temel ilkeleri gereği, ifade vermeye çağrıldığında gelebilecek durumda olan kişiler bakımından uygulanacak koruma tedbirlerinin ölçülü ve zorunlu olması beklenir. Buna rağmen soruşturmaların şafak vakti yapılan gözaltı operasyonlarıyla yürütülmesi, bu işlemlerin gerekliliği ve ölçülülüğü konusunda kamuoyunda ciddi tartışmalara neden olmaktadır. Ceza muhakemesinin amacı delil toplamak ve maddi gerçeğe ulaşmaktır; kamuoyu önünde peşinen mahkûmiyet algısı oluşturmak değildir.
Hukuk devleti; Anayasa’ya, Ceza Muhakemesi Kanunu’na ve masumiyet karinesine bağlı kalmayı gerektirir. Hukukun siyasal rekabetin aracı hâline geldiği yönündeki endişeler giderilmedikçe, adalete olan güven güçlenmeyecektir.

Talebimiz ayrıcalık değil; herkese eşit, tarafsız ve bağımsız hukuk uygulanmasıdır.

Adaletin ölçüsü siyasi kimlik değil, hukuktur.

Kaynak: HABER MERKEZİ