Çeşme yavaş yavaş hareketlenmeye başladı.
Tadilatlar yapılıyor, evler yavaş yavaş açılıyor, özellikle hafta sonu trafiği yazı aratmıyor.
Geçen gün bir arkadaşımla yürüyüş yapıyoruz, etrafta bu aylar için alışık olmadığımız bir kalabalık var.
Arkadaşım dedi ki "Bu insanlar gelmeye başlayınca benim sinirim bozuluyor, tadım kaçıyor, gelmeyin gidin diye bağırasım geliyor."
Aynı duygular bende de var dedim çünkü gelenler genelde buranın kıymetini bilmeyen, düzeni bozan, kirleten, gürültücü, pis insanlar.
Evet evet bildiğin pisler.
Türk milleti olarak pasaklı bir toplumuz.
Ne kendimize ne doğaya saygımız var.
Diş fırçasıyla hayat boyu buluşmayan insan sayısı utanç verici sayıda fazla.
Ne oturduğumuz eve, ne kendimize, ne doğaya saygımız var.
Gerçekten coğrafi olarak cennet gibi bir vatan burası.
Ama gel gör ki içindekiler saygısız.
Yazın sahil kasabalarına tatile gelen tayfa, plajı, sokağı, meydanları birer çöplük olarak görüyor.
Arkalarını toplayacak özel uşakları olduğuna inanıyorlar.
Her gün yürüdüğüm Ilıca ve Yıldızburnu plajlarına bugünlerde doya doya bakıyorum.
Bu halleri öyle güzel ki!
Tertemiz, insansız, çöpsüz...
Karpuzunun kabuğunu, birasının şişesini, çocuğunun pis bezini ardında bırakanlar henüz gelmemiş.
Huzurlu, yalnız ve dingin.

***

Sadece burası mı?
Bostanlı'ya yapılan yeni gün batımı teraslarının şu haline bakın.
Soldaki olması hayal edilen, sağdaki fotoğraf ise gerçekte yaşanan!
İnsanlıktan nasibini almamış hırtoğlu hırtlar her akşam yedikleri midyenin kabuklarını, boş şişeleri, kemirdikleri çekirdeklerini kabuklarını arkalarında bırakıp gidiyorlar.
Pisler çünkü pis!
Vicdansız, cahil ve eğitimsiz!
Sizin neyinize gün batımı terası ya da neyinize o güzelim Çiftlikköy, Ilıca plajı.
Bir de sanki kendileri çok temizmiş gibi gelip sokak köpeklerini kovalamaya, toplatmaya kalkmazlar mı?
Ilıca plajında köpekler görüyorum, her gün.
Çocuk gibi neşeli, keyifli koşup oynuyorlar.
Yürüyüş yapanlara eşlik ediyorlar.
Bir tanesinin kakasını yaptığını görmedim o kumlara. Yediklerinin içtiklerinin çöpünü de dökmüyorlar sağa sola.
Ama yazın duvar kenarını, hatta denizin bizzat içini umumi helaya çeviren insanları her gün görüyoruz biz.
Neyse işte, yaz yaklaşırken yine içimizde aynı tedirginlik.
Görgüsüz, saygısız, vicdansız güruh gelecek yine.
O güzelim sahillerin içine pislemeye. (Mecazi değil, gerçek anlamda bunu yapıyorlar ve benim artık bu saygısızlara hiç tahammülüm yok!)

Başlıksız-1