İtalyan edebiyatçı Umberto Eco şöyle der; “Kitapları ilaç gibi düşünürsek, evde az sayıda kitap bulundurmaktansa çok sayıda kitap bulundurmanın daha iyi olduğunu anlarız. Kendinizi iyi hissetmek istediğinizde ‘ilaç dolabına’ gider ve bir kitap seçersiniz. Rastgele bir kitap değil, o an için doğru olan kitabı. İşte bu yüzden her zaman bir seçenek zenginliğine sahip olmalısınız. Sadece bir kitap alan, onu okur ve sonra elden çıkarır. Kitaplara tüketim zihniyetini uygular; onları tüketilen bir ürün, sıradan bir mal olarak görür. Oysa kitapları sevenler bilir ki, bir kitap asla sıradan bir meta değildir.”
Çok haklıdır Eco. Her kitabın bir de serüveni vardır; onu da unutmayalım
Yeni kitaplar okuru heyecanlandırır, keyiflendirir onları eline aldıkça. Beni de!
-“ÇOK SEVDİM YAŞLARIMI”-
Bu yazıda, yedi şair yazar ve gazetecinin kitaplarından bahsedeceğiz.
İlk meslektaşım şair abim Oğuz Tümbaş’ın “Çok Sevdim Yaşlarımı”.
Tümbaş şöyle yazmış şiir kitabının arka kapağına; “Bana mı öyle geliyor; yoksa gerçekten mi öyle; yaş ellileri, altmışları aşınca şairin içinde gizlenen o haylaz, yaramaz, sevimli, us varsılı çocuk mu ortaya çıkıyor birden? Ben her yaşımı bir başka sevdim; hüzünleri, umutları, şirinlikleri, sevinçleri, coşkuları, utangaçlıkları, heyecanları, ayrılıklar, kavuşmaları, özlemleri, dinginlikleri, gürültüleri, haylazlıkları, çelişkileri, yanlışları, keşkeleri ile. Şimdi 80 yaşındayım; içimdeki çocukla kavga etmeden, yorulmadan, kırmadan, kırılmadan vardım bu sevimli yaşın avlusuna. Ben çok sevdim yaşlarımı dostlarım. Yaşlarımı sürerken kazandığım, biriktirdiğim dostlarımı da hep sevdim. Bu kitaba hazırlanırken 80. yaşıma bir anmalık, belgelik olsun istedim. 1946’dan 2026’ya uzanan 80 yıllık bu yaşam kesitimi yeni şiirlerimle de taçlandırmak geldi içimden. Merhaba 80. genç yaşım!” Yapraklara dallara, yeşillere allara,i Nice nice yNice nice 80 yıllara Oğuz Abi.
-“FOSFORLU DEVRİMCİ”-
Oğuz Tümbaş gibi yıllarını TRT’ye vermiş Meslek Büyüğüm Orhan Baykal, son yüzyılın en önemli kadın gazetecilerinden Suat Derviş’i romanlaştırmış.
Fırtınalı yaşamını, mücadelesini adeta bir belgesel tadında sunmuş okura.
Kitabı okuyanlar, Derviş için “Başını eğemedim, gölgesini çiğnedim” demiş “Dünya Şairimiz” Nazım’dan Zekeriya Sertel’e, Yunus Nadi’den Halikarnas Balıkçısı’na “yakın tarihe iz bırakmış” portrelerle karşılaşacak 144 sayfalık romanda.
-“BÜYÜK ÇARŞI”-
Şair Yazar Buket Işıkdoğan Köse de Şey Kitap’tan “Bornova’nın Hafızası” sayılan “Büyük Çarşı” yazıya döktü.
Yazar, uzun yıllardır faaliyet gösteren, çarşının ikinci ve üçüncü kuşak esnaflarıyla yapılan sözlü tarih çalışmalarına ve söyleşilere yer vermiş kitabında. “Bir vefa örneği kitap. İnsana en yakışan duygudur vefalı olmak.
Köse şöyle yazmış; “Esnafın anlattıklarıyla Bornova’nın değişimini dinlerken, kendi değişimimi ve yılların bende bıraktığı izleri de yeniden gördüm. Hatırlamak aynı zamanda sahip çıkmaktır.”
-“FRAGMANLAR”-
Şair Yazar Atila Er de “Sanat Tarihçisi, Antalog, Araştırmacı, Çevirmen, Şair ve Yazar Dr.Şaban M.Kalkan’ın şiirlerini mercek altına almış “Fragmanlar” kitabında. Yeni bir tür denemiş aslında yazınımızda Er.
Kalkan da kitabın önsözünü şu iki cümleyle bitirmiş;”Fragmanın artık duygu, düşünce ve çağrışımlardan oluşan ve yaratıcılık isteyen bir disiplin olarak edebiyat dünyasında layık olduğu yeri alacağına inanıyorum. Hoş geldin Fragman.”
-“YOLDAN GEÇEN HAYATLAR”-
İbrahim Aktaş dostumuz, “Aydınlığa ve Aşka”, “Göğe Haykırıyorum”, “Gayrı” dan sonra dördüncü kitabını da çıkardı; “Yoldan Geçen Hayatlar”
Aktaş bakın nasıl anlatıyor kitabını, “Yoldan Geçen Hayatlar, çoğu zaman fark etmeden yanından geçtiğimiz insanların dünyasına açılan öykülerden oluşuyor.
Yaşlıları, emeklileri, öğretmenleri, köylüleri, esnafı ve hayatın telaşına kapılmış kent insanlarını, yani küçük insanı sıcak, içten bir dille öykülerine taşıyor.”
Sıradan görünen olayların içindeki ironiyi yakalayan Aktaş, çoğu kez zekice bir buluş üzerine inşa etmiş öykülerini. “Hayatın birbirini kesen zıt yüzlerini aynı öyküde buluştururken yazarlık sevgisini ve etik bilincini de sezdirmekten geri durmuyor. Her karşılaşmada yeni bir hikâyenin kapısını aralayan yazar, sessizce yanımızdan geçen hayatların hikâyesinde okuyor insan denen karmaşık varlığın bilinmeyen yanlarını.”
-“NAİRA”-
Hekim Yazar Erkan Sevinç de çeşitli platformlarda yayımlanmış denemelerinden oluşan kitaba, “Naira” adını vermiş. Kitaptaki 141.sayfadaki yazısının başlığı aynı zamanda “Naira” ve 5.kitabı da.
Yazara göre birilerinin sağlık sorununu çözmek ya da yazmak, insanı geleceğe taşıyan en basit ve derin eylemler. Belki de kendini okumak” diyor Sevinç. 227 sayfalık kitap, Klaros Yayınları’ndan raflardaki yerini almış.
-“ALEVİLERİN HALAYI”-
“Alevilerin Halayı” da eğitimci kökenli şair yazar İlhan Soytürk’ün, “Tabut”, “Bir Delinin Defterinden”, “Boynumdaki Semer”, “Harran Ovası”, “Sandaldaki Deve”, “Güneş Altındaki Kimliksizler”, “Zekiye Delirtti”, “Bir Karında Beş Ölüm”, Şehrin Karanlığındaki Delik”, “Çimento”, “Merhamet Mezarlığı” ve “Mürekkebin Laneti” başlıklı öykülerinden oluşuyor.
Okurları çok ve güzel olsun.