Küresel ölçekte tırmanan gerilimlerin ardından yükselen akaryakıt fiyatları, Türkiye’de gıda sektörünü doğrudan etkilemeye başladı. Özellikle Hürmüz Boğazı çevresindeki gelişmelerin enerji maliyetlerini yukarı çekmesi, üretimden tüketime kadar tüm süreci zorlaştırdı.
Artan lojistik maliyetleri, tedarik zincirinin her halkasında hissedilirken, bu durumun en hızlı yansıdığı alanlardan biri de toplu yemek sektörü oldu.
Tabildot fiyatlarına zam sinyali
Yemek Sanayicileri Dernekleri Federasyonu Başkanı Hüseyin Bozdağ, sektörde maliyet baskısının ciddi boyutlara ulaştığını belirterek tabildot yemek fiyatlarına zam sinyali verdi.
Bozdağ, mevcut maliyet artışlarının devam etmesi halinde önümüzdeki dönemde yüzde 20’ye varan zam kaçınılmaz olacağını ifade etti.
Nakliye maliyeti zincirleme artış yarattı
Enerji fiyatlarındaki yükseliş, en çok nakliye giderleri üzerinden hissediliyor. Tarladan sofraya uzanan süreçte her aşamada maliyetler katlanırken, bu durum doğrudan ürün fiyatlarına yansıyor.
Sektör temsilcilerine göre, yalnızca son dönemde sebze ve meyve fiyatlarında yüzde 15-20 artış yaşandı. Bu artışın temel nedeni ise taşıma ve dağıtım maliyetlerindeki sert yükseliş.
Tarladan markete fiyat uçurumu
Artan maliyetlerin etkisi, ürün fiyatlarındaki farkla daha net ortaya çıkıyor.
Üretim aşamasında düşük fiyatlı olan bir ürünün, nakliye, komisyon ve işletme giderleri eklendikçe katlanarak arttığı belirtiliyor.
Sektör temsilcileri, tarlada 8 liraya çıkan bir ürünün, aracılar ve maliyet kalemleriyle birlikte önce 26 liraya, ardından market raflarında 50 liraya kadar ulaştığını ifade ediyor. Bu tablo, gıda enflasyonunun ne denli derinleştiğini gözler önüne seriyor.

“Kazan enflasyonu” kapıda
Toplu yemek sektöründe henüz zamların tam olarak yansımadığına dikkat çeken Bozdağ, bu durumu “kazan enflasyonu” olarak tanımladı.
Tabildot fiyatlarının genellikle üç aylık periyotlarla belirlendiğini hatırlatan Bozdağ, şu anda piyasada ciddi bir maliyet baskısı olduğunu ve bu baskının kısa süre içinde fiyatlara yansıyacağını belirtti.
Sektörün önümüzdeki 1-1,5 ayı yakından takip edeceği, ancak mevcut koşulların değişmemesi halinde zamların kaçınılmaz olduğu ifade ediliyor.
İhracatta da sorunlar büyüyor
Artan maliyetlerin yanı sıra, uluslararası taşımacılıkta yaşanan sıkıntılar da sektörü zorlayan bir diğer başlık olarak öne çıkıyor.
Özellikle Irak hattında yaşanan lojistik sorunlar, Türk taşımacılar için ciddi bir engel oluşturuyor. Yeni düzenlemeler kapsamında tırların ülkeyi kısa sürede terk etmesi zorunluluğu, operasyonel olarak uygulanabilir bulunmuyor.
Bu durumun hem ihracat hem de iç piyasaya dolaylı etkiler yaratabileceği belirtiliyor.




