Altın, Ocak ayında tüm piyasa beklentilerinin ötesine geçerek, son 16 yılın en iyi aylık performansını gösterdi. Son yıllarda geleneksel güvenli liman olarak bilinen değerli metal, özellikle jeopolitik riskler, küresel ticaretin gidişatı ve ABD Merkez Bankası’na (Fed) dair belirsizliklerin etkisiyle dikkat çeken bir artış kaydetti. Altının ons fiyatı, 4 bin 313 dolardan başladığı yılı 5 bin 598 dolara kadar yükselerek, hem yatırımcılar hem de uzmanlar için sürpriz bir gelişme sundu.

Küresel Etkiler ve Altındaki Artışın Nedenleri

Altının değer kazancındaki en önemli etkenlerden biri, küresel çapta yaşanan siyasi belirsizlikler ve ekonomik endişeler oldu. ABD’de yaşanan jeopolitik gerilimler, Çin’deki ekonomik gelişmeler, dünya ticaretindeki olumsuz sinyaller ve en önemlisi doların zayıflaması altının fiyatını yukarıya doğru itti. Altının ons fiyatı, yılın ilk ayında yüzde 12,42 oranında bir artış göstererek, yatırımcısına ciddi bir getiri sağladı. Bu, son 16 yılın en yüksek performanslarından biri olarak kayıtlara geçti.

Fed’in, faiz oranlarını yükseltmemesi ve doların zayıf seyri, altına olan talebi artırdı. Ayrıca, yatırımcıların devlet tahvillerinden ve para birimlerinden çıkarak altına yönelmesi de önemli bir faktördü. Bu süreç, yatırımcıların güvenli liman olarak gördüğü altına talebin artmasına sebep oldu. Analistler, bu yükselişi yalnızca bir faktörle açıklamanın imkansız olduğunu belirtiyorlar. Çünkü altının yükselişi, farklı ekonomik, finansal ve jeopolitik faktörlerin birleşiminden kaynaklanıyor.

Doların Zayıflaması ve Fed’in Etkisi

Doların zayıflaması, altının değer kazanmasının temel sebeplerinden biri olarak ön plana çıkıyor. ABD’nin dış politikasındaki belirsizlikler, ABD Merkez Bankası’nın politikaları ve doların değer kaybetmesi, altının cazibesini artırdı. Özellikle, Donald Trump’ın Grönland üzerindeki ısrarı, dünya çapında önemli ticaret kısıtlamalarına yol açarak, doların değer kaybetmesine yol açtı. Trump’ın ABD Merkez Bankası başkanlığına Kevin Warsh’ı aday göstermesi de piyasalar üzerindeki endişeleri artırarak, altının ons fiyatını etkiledi.

Jeopolitik gerilimler ve Amerika’nın küresel ekonomik stratejileri de yatırımcıların gözünü altına çevirmelerine neden oldu. Yatırımcılar, olası belirsizliklere karşı portföylerinde daha güvenli varlıklara yöneldiler ve bu da altının fiyatını artıran diğer önemli bir faktör oldu. Küresel ticaretin zayıflaması ve özellikle Çin’in artan talebi de altın fiyatlarındaki artışı pekiştirdi.

Trump’ın Adaylık Süreci ve Altın Fiyatları

Ocak 2026'da en çok satan otomobil markası: Fransız markası lider
Ocak 2026'da en çok satan otomobil markası: Fransız markası lider
İçeriği Görüntüle

Ocak ayında altın fiyatları, yatırımcıların dikkatini çekerken, ABD Başkanı Donald Trump’ın politikaları da piyasalar üzerinde etki yarattı. Trump, ABD Merkez Bankası Başkanlığı’na Kevin Warsh’ı aday göstermesiyle, doların daha da zayıflamasına yol açtı. Bu durum, altının ons fiyatının yükselmesine sebep oldu. Warsh’ın başkanlık adaylığı, piyasalarda yüksek faiz beklentilerini düşürerek, altına olan talebin artmasına yol açtı.

Öte yandan, altın yatırımcıları, Trump’ın ekonomik politikalarını takip etmeye devam etti. Küresel ekonomideki belirsizlikler, yatırımcıların altına olan talebini artırdı. Altının ons fiyatındaki bu artış, daha fazla yatırımcının altına yönelmesine sebep oldu. Altın, hem Amerikan ekonomisindeki belirsizliklere karşı hem de global ticaretin geleceğine dair endişelere karşı bir güvenli liman olarak görülüyor. Bu da altın fiyatlarının artmasında önemli bir etken.

Kar satışları ve Yatırımcı Tepkisi

Ocak ayının son işlem gününde, altın fiyatları sert bir düşüş yaşasa da, yılbaşından gelen artışla yatırımcılarına çift haneli getiriler sağladı. Altının ons fiyatı, ayın son günlerinde yüzde 10,13 değer kaybetse de, bu düşüş altın için yaşanan büyük artışı bir nebze olsun törpülemiş oldu. Kar satışlarının etkisiyle altının ons fiyatı 5 bin 598 dolardan 5 bin 10 dolara kadar geriledi.

Ancak altın, yine de yılın ilk ayında tarihsel bir zirveye ulaşarak, yatırımcılarına ciddi kazançlar sundu. Altının onsundaki bu hareketlilik, yatırımcıların ve ekonomistlerin dikkatini çekmeye devam ediyor. Piyasa uzmanları, altındaki bu artışın yalnızca geçici bir yükselme olmadığını, global ekonomideki belirsizliklerin ve gelişmelerin altının değer kazanmasına neden olduğunu belirtiyor.

Yükselişe Neden Olan Faktörler

Altındaki yükseliş, birden fazla faktörün birleşiminden kaynaklanıyor. Küresel çapta yaşanan jeopolitik riskler, özellikle ABD ve Çin arasında yaşanan gerilimler, altına olan talebi artırdı. Ayrıca, ABD Merkez Bankası’nın faiz indirimlerine gitmesi beklentisi, altının fiyatlarının yükselmesine yol açtı. Doların zayıflaması da altının daha cazip hale gelmesine sebep oldu. Altının ons fiyatı, küresel ekonomideki belirsizliklerle paralel olarak artmaya devam etti.

Piyasadaki bu durum, altının geleneksel güvenli liman olarak kullanılan bir değerli metal olma rolünü pekiştirdi. Yatırımcılar, dolar ve diğer para birimlerinden çıkıp altına yönelirken, altının ons fiyatı yükseldi. Uzmanlar, altının önümüzdeki aylarda da bu tür ekonomik ve jeopolitik gelişmelere bağlı olarak değer kazanmaya devam edeceğini öngörüyorlar.

Kaynak: haber merkezi