SEMİ TEKTAŞ/Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği’nin seçimli genel kurul toplantısı bugün gerçekleştirildi. Genel Kurul’a EİB Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Erkan Zandar, Başkan adayı Halil Gündoğdu ve çok sayıda birlik üyesi katıldı.

Genel Kurul’da 2025 yılında Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği’nin toplam ihracatının yüzde 62'sine imza atan 31 firmaya İhracatın Yıldızları Ödül Töreni düzenlendi.

Sekiz yıl önce devraldığı başkanlık görevini geride bırakmaya hazırlanan Erkan Zandar, görev süresince fuarlar, yeni pazarlar ve eğitim projeleriyle sektöre katkı sunduklarını belirtirken, gelinen noktada tablonun ağırlaştığını dile getirdi. Küresel talep daralması, Rusya pazarındaki kayıp, Avrupa’daki ekonomik durgunluk ve artan maliyetlerin sektörü adeta çıkmaza sürüklediğini ifade eden Zandar, “Firmalar birer birer kapanıyor, ayakta kalabilenler ise küçülerek yoluna devam ediyor. İlk kez bu kadar karamsarım” sözleriyle içinde bulunulan kritik süreci özetledi.

“Adeta şok oldum”

8 yıllık başkan döneminde sektörün çıkarlarını ön planda tuttuklarını söyleyen Zandar, “8 yıl önce Jak Başkan’dan bu görevi devralmıştım. Ondan aldığımız kültürü, bilgiyi birbirimize aktara aktara 8 yılı tamamladık. 8 yıl önce iki listeli bir seçime girmiştik. Ben daha önce hayatımda sınıf başkanlığı seçimine bile girmedim. Hayatımda ilk kez böyle bir seçim deneyimi yaşadım, adeta şok oldum. Seçimin ne demek olduğunu burada öğrendim. Allah’tan bir kere başıma geldi. Bu 8 yıllık süre zarfında yönetim kurulumuzla beraber gece gündüz demeden çalıştık. Sektöre yeni fuarlar kazandırdık, yeni pazarlar açtık, sektöre nitelikli iş gücü kazandırmak için eğitim projeleri başlattık. Tabii ki insanız, hatalarımız olmuştur, eksiklerimiz kalmıştır ama her zaman sektörün çıkarlarını ön planda tuttuk ve iyi niyetle hareket ettik” dedi.

Zandar’ın konuşmasının satır başları şöyle;

İzmirli sanayicilerden Alaçatı'ya 40 milyon dolarlık dev turizm hamlesi
İzmirli sanayicilerden Alaçatı'ya 40 milyon dolarlık dev turizm hamlesi
İçeriği Görüntüle

“Piyasadaki yangın sönmüyor”

Ancak bugün geldiğimiz nokta maalesef hiç iç açıcı değil. Deri ve deri mamulleri sektörü şu an ciddi bir kan kaybı yaşıyor. Firmalarımız birer birer kapanıyor ya da kapasite küçültmek zorunda kalıyor. Bizim yaptığımız organizasyonlar olsun, Ankara’dan gelen teşvikler, Bakanlığın destekleri artık piyasadaki bu yangını söndürmeye yetmiyor. Çünkü piyasada hem kurum baskısı hem de küresel bir talep daralmasıyla karşı karşıyayız. Kur baskısı ve artan maliyetler belimizi bükmüş durumda.

“İş işten geçmeye başlıyor”

Farklı sektörlerden başkanlar ile bir araya geliyorduk. Özellikle tarım birliği başkanları 1–1,5 yıldır çok zorlandıklarını söylediler. Ben de onlara “Biz 3 yıldır zorlanıyoruz” dedim. 3 yıldır bitmeyen bir küçülme, bitmeyen maliyet hesabı, bitmeyen dertlerimiz var. “Siz yeni başladınız, hoş geldiniz” dedim. Sektör 2026’yı bitirir mi, bitiremez mi, hayatta kalabilir miyizin yarışını verirken maalesef bazı sektörler “Evet, biraz canımız sıkılmaya başladı” dedi. Demek ki sadece biz değiliz. İş işten geçmeye başlıyor.

“Sektör yok oluyor”

Biz sektör olarak yok olmaya başladık ve yok olmaya da devam edeceğiz. Çünkü maalesef ülkede hiçbir şey değişmiyor; politika değişmiyor, sistem değişmiyor. Sistem tamamen bizim dışımızda ilerliyor. Buna adapte olabilirsek belki bir nebze hayatta kalma şansımız olacak. Adapte olamayanlar ise maalesef doğal seleksiyon içinde kaybolup gidecek. Ya başka bir sektöre yönelecek ya da emekli olacak. Avrupa’da birçok ülkede bunu yaşadık ve gördük. Çok ciddi bir talep düşüşü var.

“İlk defa karamsarım”

Meslek hayatım boyunca hep umutlu oldum ama ilk defa bu kadar karamsarım. Sektör adeta yok olmaya doğru sürükleniyor. Açıkça söyleyeyim, daha önce hiç bu yıl olduğu kadar negatif olmadım. Daha 47 yaşındayım, biraz daha bu sektörde iş yaparım diyordum ama gerçekten bir sonun geldiğini görüyorum. İlk defa bu sektörün yok olmaya yaklaştığını hissediyorum. Bunun önüne geçebilir miyiz bilmiyorum. Biz, gücümüz yettiği kadar savaşmaya devam edeceğiz.

“2026 yılı eşik olacak”

Özellikle 2026 yılı, deri sektörü için bir kırılma noktası, kritik bir eşik olacak. Bu yıl ya küllerimizden doğacağız ya da sektör büyük bir silkelenmeyle çok daha küçük bir yapıya bürünecek. Hepimiz yaşayıp göreceğiz. Görevi alırken “Acaba son başkan ben mi olurum?” korkusu yaşamıştım. Şimdi görevi devrediyorum.

Muhabir: SEMİ TEKTAŞ